Türkiye’de öğrencinin başarısız olmasında asıl suçlu kim, öğretmen mi aile mi öğrenci mi?

Eğitim hayatım boyunca kendimi hep başarısız ve zekâca yetersiz sanırdım. Bu algım, annemin ben henüz 3 yaşındayken yaptırdığı zekâ testinde yüksek bir puan aldığımı öğrenene kadar devam etti. O başarısız gördüğüm dönemde bile lise mezuniyet puanım 78'di. Yine de bir matematik veya fizik sorusu üzerine 3-4 saat harcar, buna rağmen sonuca ulaşamazdım.
Lise bittikten sonra kendi çabamla, ilkokuldan liseye kadar tüm matematik konularını sıfırdan öğreten bir kursa başladım.
Orada asıl gerçeği kavradım: Soruları çözememe sebebim yetersizliğim değil, okulda bana hiç öğretilmeyen eksik temel bilgilerimdi. Güçlü ezber yeteneğim sayesinde diğer derslerde zorlanmadım ve sayısal alanda 450 puan aldım. Bu yıl mezuna kalarak hak ettiğim yere ulaşmak için çalışacağım.
Hayatım boyunca hiçbir öğretmenden destek görmedim. Birçok öğretmen yalnızca zaten başarılı olan, ilgiye gereksinim duymayan öğrencilerle ilgilendi. Çoğunun tek derdi ay sonu maaşını almaktı; öğrencinin anlayıp anlamaması umurlarında değildi. Bu yüzden öğrencilerin de öğretmenleri değerlendirip puanlayabildiği bir sistem olmalı. Bir öğrenci başarısızsa bu tek başına onun değil; öğretmenin ve ailenin de sorumluluğudur. Sürekli bağıran, baskıcı öğretmenler ve ebeveynler asla başarılı bireyler yetiştiremez.
Türkiye’de öğrencinin başarısız olmasında asıl suçlu kim, öğretmen mi aile mi öğrenci mi?
Cevapla