32 yaşında, kafası paramparça olmuş bir muhasebeciyim. 3 aylık işsizlik sürecinin ardından, 80 bin TL maaşla dışı kurumsal ama içi bomboş olan bir şirkette işe başladım. Henüz ikinci günüm olmasına rağmen odadaki ortam beni psikolojik olarak tamamen bitirdi.
Bilgisayarım ve kullanacağım muhasebe programı henüz hazırlanmadı. Bu boşlukta oturup, benden yaşça küçük olan ekibin farklı bir sektörde ve farklı bir programdaki hızını izlemek beni yetersiz hissettirdi. Belki de mesleki eksiklerimi fark edip bu gerçeklerle yüzleştikçe kendime üzüldüm. Üstelik eski iş yerimde herkes benden büyük olduğu için ağzıma yapışan 'abi' hitabını, burada benden küçük bir iş arkadaşıma karşı birkaç kez istemsizce kullandım. Ekipteki gençlerde lise son sınıf çocuklarının o şımarıklığı ve didişme hali var; yeni olduğum için bana çok mesafeliler. Odadaki 45 yaşındaki diğer çalışan da benimle hiç muhatap olmuyor. Müdürümüz dışındaki tüm ekip belgesiz çalışanlardan oluşuyor.
Özete gelirsek; benim büyük hayallerim var. Staja Giriş Sınavı'nı (SGS) kazanıp, bir Yeminli Mali Müşavirin (YMM) yanında bağımsız denetim raporlamasını öğrenmek istiyorum. Mali müşavirlik belgemi alınca da kendi ofisimi açmayı hedefliyorum. Aslında bu yıl işten çıkmışken tamamen bu hedefe odaklanmak istiyordum. Önümde 18 Temmuz ve 21 Kasım tarihlerinde iki sınav var ve yarın işteki 3. günüm olacak.
Şu an hayallerimin peşinden gitmek ile kurumsal hayatın o yıpratıcı düzeninde maddi olarak ayakta kalmak arasında büyük bir seçim yapmaya çalışıyorum. İki yıl sonra kendi ofisimi açtığımda ne kadar müşteri portföyü kazanırım emin değilim ama o dönem piyasada maaşımın yaklaşık 140 bin TL bandında olacağını öngörüyorum. Yarın istifa edip tamamen SGS sınavına hazırlanmak ve hayallerimin peşinden koşmak fikri aklımdan çıkmıyor. Eğer yarın işten ayrılırsam, 1,5 ay boyunca kuryelik veya garsonluk gibi part-time işler yapıp hem hayatımı döndürebilir hem de bu sırada tamamen ders çalışmaya odaklanarak Kasım sınavına kadar kendimi hazırlayabilirim.
Yaşım 32; artık hayatımın tam dönüm noktasındayım. Ya bu riskleri alıp hayallerimi gerçekleştireceğim ya da kurumsal hayatın yıpratıcı düzeninde kaybolup bir daha bunu hiç yapamayacağım. Artık benim için 'ya şimdi ya hiçbir zaman' evresi başladı.
Tüm bu karmaşanın içinde, mevcut işimin sunduğu iyi maddi imkanları hayallerime giden yolda bir finansal kalkan olarak kullanmak ve Kasım sınavına bu güvenceyle hazırlanmak kesinlikle daha stratejik bir karar. Ancak içimdeki ses beni sürekli zorluyor. Ben zorluktan kaçan bir korkak mıyım, yoksa sadece zamanın daraldığını hisseden bir hayalperest mi?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer