İş hayatı zordur belli başlı insanlarla çalışmak onlarla anlaşmak zorundasındır, yanlış yaptığında düzeltilemeyecek veya zor düzeltilecek bir hata yapabilirsin. Okul hayatında bu böyle değildir. Karakterinin uyuşmadığı ile iletişime geçmezsin. Okuldan sonra kendine zaman ayırırsın. Arkadaşlarla eğlenirsin. Okul hayatında aşmayacak şekilde devamsızlık yapabilirsin. Kimi zaman bir imza atıp çıkarsın. İş hayatında bugün gitmek istemiyorum demek gibi bir lüksünüz olamaz. Ama okul hayatının bir zorluğu da var; sınav dönemleri. Sonuç olarak iş hayatı zor, okul hayatı streslidir.
Her dönem kendi içinde değerlendirilmeli. Okuldayken başka sorumluluğumuz olmamasına rağmen en büyük sıkıntımız okuldu. İş hayatına başladık sorumluluk alanımızın en büyüğü para kazanmak, bu yüzden de şimdi de bu zor geliyor.
İkisininde zor olduğunu belirteyim. Okuyorsun, dersler ve sınavlar ile başını kaşıyacak vaktin olmuyor. Hadi lise dönemine kadar bir şekilde, atlatıyorsun o yoğunluğu. Ama üniversite hazırlığı, meslek seçimi derken asıl okul kısmı burada tamamen daha zor hale geliyor. Bu sefer sınıfı geçme derdine düşüyorsun ve dersten kalmamaya çalışıyorsun. Mezun olup iş hayatına atılma zamanı geldiğinde de, yine zorluk başlıyor bu sefer iyi bir yer bulmaya çalışıyorsun. Başlıyorsun işe ama, bulunduğun ortama ayak uydurmaya çalışıyorsun, işini iyi yapmak için bazı zorlukları atlatarak, tecrübe kazanmaya çalışıyorsun. Kısaca her iki tarafında zorluluk payı büyük.
Okuyana çalışmak çalışana okumak daha kolay ama işin içerisine girince okuyana okumak çalışana çalışmak zor oluyor. Aslında her şeyin kendine göre bir zorluğu var demek en mantıklısı...
okula giderken okul zor işe giderken iş hayatı lakin ögretmenlere ikisi de zor ögrenci iken okula gidiyorlardı zordu iş hayatına başladılar gene okula gidiyorlar