Çünkü tarih; bir sosyal bilim olduğu için pozitif bilimlerde olduğu gibi fizik, kimya ve biyoloji kuralları geçerli değildir. Tarihin öznesi insandır ve nasıl insan ve insan psikolojisi üzerine halâ yüzlerce kitap yazılabiliyorsa, tarih üzerine de yüzlerce hatta binlerce kitap yazılabilir. Tarihçiler de tarihi seven, onun kendisine has dokusu ve bilinmezliklerini araştırmayı kendisine görev edinmiş kişiler olduğu için kendi fikrimce tarihçiler kadar kitap okuyan başka bir meslek grubu yoktur. Ayrıca tarihin kapsamı da çok geniştir. Ülkeler tarihi, siyasi tarih, ekonomi tarihi, sosyal ve kültürel tarih.. Bunlar sayarak daha da çoğaltılabilir elbette. Öte yandan, tarihle ilgili her dönemde yeni bilgi ve belgelere ulaşılabileceği için tarihi okumanın ve keşfetmenin sınırı da yoktur. Yani ne kadar okursa okusun artık tarihle ilgili her şeyi biliyorum, her konuya vakıf durumdayım diyemez bir tarihçi..
Genel tabir yaklaşmak yanlış olur ama Sözel-Eşit ağırlık bazlı bölüm mezunları daha çok okur meslekleri gereğiyle psikoloji, hukuk. Tabiki diğer iş gruplarıda okuyordur ama genel tabiri ile hukuk desek yanılmış olmayız