OECD ülkeleri arasında temel yeteneklere (Okuma-yazma, okuduğunu anlama, basit matematik/sayı bilgisi, basit problem çözme) sahip olmayanların nüfusa oranında Şili'yi geçerek sonunculuğu kaçırmış durumdayız https://www.sozcu.com.tr/2016/egitim/pisa-2015-sonuclari-turkiye-okudugunu-anlamiyor-1551310/ Bu konuda benim de sorduğum sorularda net bir farkındalığım var.. Şöyle ki , aldığım cevaplar çoğunlukla sorduğum sorunun karşılığı olmayan şeyler oluyor. Halbuki bir konuyu gerek sözlü gerekse yazılı olarak ifade etmekte başarılı olduğumu düşünüyorum.
Peki siz bu araştırma sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz? Basit problem çözmede, okuduğumuzu anlamada ne kadar başarılıyız?
Fikrini söylemeye korkan, fikrini karşı tarafa düşmanlık olarak öğrenen kişiler okuyamaz. Çünkü en zirveye koydukları ne ise onun ve onu destekleyenlerin söyledikleri doğrudur. Düşünmeyen, okumayan, anlamak için çabalamayan ve hatasını kabul etmeyen kişilerin anlamaya ihtiyacı yoktur.
Sokak roportajlari vardi.. Eminönü semtinde insanlara sure, ayet, hadis, sünnet, vacip. vs nedir diye sorular soruyorlardi. Bir ara soran kadın adama " Konya yöresinden bir ayet okurmusunuz" dediğinde çok güldüğümü hatirliyorum. Soruyu soran bilinen muhafazakar medyadan bir kadın. Cevap verenler de genelde hep muhafazakar insanlar. Yani millet dininden bile bihaber. Hiç bir konuda iyi bir durumda degiliz.
Bilgisayarlar 1 ve 0 lar ile çalışır. İnsan beyni ise kelimelerle çalışır. Dolayısıyla kişinin zekası ve düşünce ufku bildiği kelime sayısı ile sınırlıdır.
Ben de kolay guvenmem. Ama sonuçlarla benim deneyimlerin örtüşüyor.. Tabi oransal olarak net aynisi olur mu bilmem ama çok degisen bisey olacagini sanmam.
İnsanlar çocuklarına sürekli aptal derse, bu sayede zeki insanlar olmalarını beklemek asıl aptallık olur. Biz toplumca birbirimize o kadar çok aptal diyoruz ki...
Burada öyle çokça özelikle sabahtan beri okuduklarını anlamadan fikir üreten insanlarla uğraşıyorum. Cidden eğitim seviyesinin yerlerde olması baş ağrısı