İçimde Kalan Ukte: Boğaziçi Üniversitesi

İçimde Kalan Ukte : Boğaziçi Üniversitesi

Aşıktım buraya. Çok istedim burayı kazanmayı.

Tam 2 yılımı heba ettim hatta, İstanbul'da başka bir üniversite kazanıp, 1 yılımı o üniversitede harcamama rağmen, tekrar denedim Boğaziçi Üniversitesi - Bilgisayar Mühendisliğini kazanayım diye. Ama olmadı. İstanbul Teknik Üniversitesi - Bilgisayar Mühendisliğini bile 6 puan ile kaçırdım. Tüm bunlar olmayınca, 2013'te Sayısal 439. oldum ve bu sıralamayla İstanbul Üniversitesi - Bilgisayar Mühendisliği programına yerleştim.

Boğaziçi Üniversitesi ile 2012 yılında tanıştım.


Arkadaşım derece yapmıştı ve İstanbul'da çoğu üniversitenin bilgisayar mühendisliği bölümünü kazanıyordu. Ben de onu alıp, gel hadi üniversiteleri gezelim, bölümleri falan görelim dedim. Çok iyi hatırlıyorum, ilk gün Yıldız Teknik Üniversitesi (Davutpaşa kampüsü) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (Ayazağa kampüsü) ne gittik. YTÜ'yü hiç beğenmedim, bulunduğu yer, konum, sosyallik vs itibariyle gerçekten kötüydü. İTÜ ise daha iyiydi, ama İTÜ'de de dışardan bakıldığında bir sosyallik, bir etkinlik, bir grup ve topluluk olma birlikte olma çabası yoktu. Herkes kendi işinde gücündeydi. Ne bir manzara, ne de başka bir şey vardı zaten.

İçimde Kalan Ukte: Boğaziçi Üniversitesi

Ertesi gün Boğaziçi Üniversitesi'ne gittik. Hatta yukarıdaki ve alttaki resim de oradan, yani kendi çekimim. Oranın manzarası, bulunduğu konum, öğrencilerin yaşadığı özgür bir hayat, sosyal çevre, olanaklar, çoğu öğrencinin benimsediği özgür hayat felsefesi, bir arada olup bir şeyler yapma, şarkılar söyleme, hiç tanımasan bile tanımadığın birinin yanına gidip etkinliğe katılma vs. bu gibi şeyler beni cezbetti. Orada herkese ve her şeye izin vardı. Orada her şey yapılabilirdi. Zaten okul mühendislik alanında da iyiydi, okulun amacı gerçekten yönetici kişiler yetiştirmek. E ben de bunları görünce, "Adem, yarın bir daha buraya geliyoruz!" dedim ve bir sonraki gün yine Boğaziçi Üniversitesi'ne gittik :)

İçimde Kalan Ukte: Boğaziçi Üniversitesi


Bir okul insanı bu kadar mı özgür ve sosyal yapar. Etraftan, çevreden, her şeyden bu kadar mı haberdar eder. Okulun ortamı zaten sizi hem iş hayatına hazırlıyor, hem de öğrenciliğinizi özgür bir şekilde doya doya yaşayabiliyorsunuz. İşte tüm bu sebepler yüzünden bu okulu kazanmayı çok istedim. Ben de bunun üzerine gittim, ve tabiki olmayınca artık pes ettim.


Bu üniversite için 2 yıl değer miydi bilmiyorum ama ben bu üniversitede gördüğüm ve hissettiğim şeyi hiçbir üniversitede hissedemedim. Zaten bu yüzden çok istedim. En son, olamayacağını gördüğümde bıraktım ve daha fazla zaman kaybetmemek için önüme baktım.

İçimde Kalan Ukte: Boğaziçi Üniversitesi
Cevapla