En Büyük Hayalim Doktor Olmaktı

Bunu ders verici bir hikaye olarak görebilirsiniz.

Size başımdan geçen en büyük aptallığımı anlatacağım.Bu benceyi yazma amacım mağduriyetimi size aktarabilmek. Böylece hem rahatlamak, hem de sizi 19 yaşındaki bir genç kızın hatasına tanık yapmak.

1. Tıp benim için meslek değil, hayatımdı.

Küçüklüğümden beri en çok istediğim şey doktor olmaktı. Meslek olarak değil hayat,yaşam tarzıydı bu benim için. Büyüyünce insanları iyileştirmek ve onların sağlığına kavuşmalarını istiyorum.

Kendimi bildim bileli hep doktor olmak istedim. Oyun odam da bile bir sürü ilk yardım oyuncakları, beyaz önlüklü bebekler vardı. Liseye kadar tüm karnelerimi eve takdirlerle getirirdim. Lisedeki durumumda kötü sayılmazdı. İyi bir fen lisesinde okudum.

2. Kazanamadım

Yaşım geldiğinde ÖSYM sınavına girdim ve maalesef tıp fak. kazanamadım.MF3'den 413 yaptım. Kabul edin fena bir puan değil, ama tıp fakültesine girebilecek kadar iyi de değildi.Sonrasında 2 seçeneğim vardı. Ya tekrardan hazırlanıp deneyecektim ya da başka bir bölüme yerleşecektim.

Ama ben kendimi hiçbir bölüme yakıştıramadım. Çünkü hayatımdaki tek hedefim benim doktorluktu. Lisedeyken bile anatomi,biyokimya kitapları alan ben, başka bir bölümde okuyamazdım. Bir sene daha sınava kalıp hazırlanmak istedim. 2015 eylül ayında tüm yaşıtlarım üniversite okurken ben ygs sınavına çalışıyordum.

En Büyük Hayalim Doktor Olmaktı

Psikolojim ise yerle bir olmuştu. Özgüvenimi tamamen kaybetmiştim. En yakın arkadaşlarım bana gittikleri bölümlerle hava atıyor, her fırsatta ''keşke sende üni okuyabilseydin'' diyordular. Halbuki ösym puanım onlardan çok daha yüksekti ama tıpa yetmiyordu. En büyük hayalimin peşimden koştuğum için onların gözünde ezik gibiydim. Git gide çevremin azaldığını fark ediyordum. Arkadaşlarım sosyal medya hesaplarından üniversiteleriyle ilgili fotoğraf paylaşmaya başlamıştılar.

3 Eğtim danışmanı

Tüm sosyal medya hesaplarım kapatıp, eve kapandığım bir eylül sonu dayım odamın kapısını araladı. Dayım lisede öğretmenlik yapıyordu. Bana tanıdığı bir öğretmen arkadaşından bahsetti. Bahsettiği kişi ücret karşılığında beni yurt dışında bir tıp üniversitesine yazdırabilirmiş. Böylelikle sene kaybetmemiş olacaktım. Hemen bahsettiği adamla bire bir, küçük bir cafede görüşmeye gittim. Adam Romanya'ya 15 öğrenci götürmüş ve kayıt ettirmiş. 15'ten 2 tanesi de kendi oğulları. Bana ordaki tıp eğtiminden ve ülkenin güzelliğinden bahsetti. Yalan yoktu. Harika bir ülke ve iyi bir üniversite.

En Büyük Hayalim Doktor Olmaktı

Üniversite (Ovidius University) sınavsız öğrenci alıyormuş. Lise diploması yeterliymiş. Tabi yılda 5000 euro'ya. Üstelik gittiğimde hazırlık olmadan beni direkt tıp 1.sınıfa alacaklardı. Üstelik adam ekim ayı olmasına rağmen okula geç kalmayacağıma yemin etti.

4. Yemin eden insanlara güvenirim. Çünkü ben aptalım.

Mükemmel bir fırsat benim için. Hemen aileme bu fikirden bahsettim. Bana acımış olacaklar ki az ısrarım karşısında onay verdiler. Ben de adamı arayıp 2. buluşma rica ettim ve ne yapmam gerektiğini sordum. Bana diplomamı, sağlık raporlarımı v.s romenceye çevirmesi ve okula göndermesi için para lazımmış. Ayrıyetten pasaport işlemleri için bana yardımcı olacaktı.

Benden 2500 euro yani 9 bine yakın bir miktar istedi. Okul ücreti dışında. Bir an mecburiyetlik hissettim. Sanki başka bir yolu yokmuş gibi, yaşıtlarımdan geri kalacakmışım gibi hatta belki de 2. ösym de tıpı kazanamaycakmışım gibi geldi. Annemle konuşup, adama istediği parayı verdim. Dönüp makbuz istediğim de ''ayıp ediyorsun'' ''yabancı mıyım'' ''ben hırsız mıyım'' gibi cümlelerle karşılaşınca tabi ki makbuz da ısrar etmedim. Sonuçta dayımın tanıdığıydı. Kazık atamaz diye düşündüm. Hayatımın belki de en büyük hatasını yapıp adama 2500 euro verdim.

5. Bir Ay Sonra

beni aradı ve geç kaldığımı o yüzden beni hazırlık okuluna kaydedeceğini söyledi. Başta çok canım sıkılsa da sonuçta ona bir sürü para verdim ve elimde sözleşme falan yoktu. Bana söyledikleri sadece ikimiz arasındaydı. Dayım dahil aileme bunları anlattım ama adam tanıdık olduğu için, ne

olacak bir sene hazırlanırsın gibi cevaplar aldım. Ve ardından vize işlemlerine yardım etmesi için o adamı aradım. Bizim eve gelip, hem aileme hem de bana vize işlemleri hallettiğini, sorun çıkmayacağını söyledi. Ailece inandık :D

6. Yolculuk Romanya'ya

Beni havaalanından oğlu alacaktı. O akşam oğlunda kalacaktım, sonra ise bana ev tutacaktılar

.Romanya hava alanında çok zorluk yaşadım. Soruşturuldum. En sonunda ülkeye girmeme izin verdiler. Oğlu söylediği gibi kapıda beni bekliyordu. Birlikte otobuse bindik ve evlerine gittik. Oğlunun otobus parasını gelişini gidişini bile ben ödedim. Sonrası hayal kırıklığıydı. Burada üniversitelerde hazırlık yok. Beni ayda 500 euroya özel ders veren bir kadına gönderdiler. Ne yapacağımı ne söyleyeceğimi şaşırdım. Aileme bile bunu açıklayamadan hayatıma devam ettim. 1 sene boyunca hazırlık okuduğumu, üniversiteye gittiğimi sandılar.

6 ay sonra

Bana ders veren kadın artık hazır olduğumu ingilizcemi hatta romencemi geliştirdimi söyledi. Ben de artık 1.sınıf tıp fak. öğrencisi olabileceğim için sevinmeye başlamıştım. 1 senem o adamın yalanları yüzünden yanmıştı. Gene de moralimi yüksek tuttum ve adamı aradım. Bu sefer bana '' Küçük bir dil sınavı var ama sen onu mutlaka geçersin'' dedi. Anlaştığımız gün beni okula sınavsız alacaklarını söylemişti. Lise diploması yeterli olacak diyen adam şimdi kıvrarak ingilizce sınavını geçmek zorundasın diyordu. Canım sıkılsa da tatilin 2 ayı ingilizce çalıştım. Sınav günü 26 eylüldü. Bu sınavı geçemezsem 2 yılım yanacaktı. Eylül başında o adam tekrar beni aradı ve ''bu sene bir de anatomi sınavı koymuşlar '' dedi. Ve sınava 2 hafta vardı.Böylece adamın 4. yalanını yakalamış olmuştum.

Sesimi çıkarmadan binbir dualarla Romanyaya bilet aldım.

26 Eylülde sınavda şansımı deneyecektim. Adam sınavın kolay olduğunu söyleyerek gönlümü almaya çalışıyordu. Ama Bükreşteki havaalanına gittiğimde en büyük hayal kırıklığını yaşadım. Beni geçen sefer ki gibi gene sorguya aldılar. Ama bu sefer bağıra çağıra konuşuyordular. Artık ingilizcem onları anlayacak düzeydeydi. Geçen sefer ülkeye izinsiz vizesiz girmek suçundan sorgulanıyordum. Adam bana yalan söylemişti. Vize veya izin almadan beni Romanyaya sokmuştu. 2.gidişim de ise yakalanmıştım. Onlara elimden geldiği kadar gerçekleri anlattım. Bir uçak bileti kesip, beni Türkiyeye geri gönderdiler. 350 euro ceza ile.Pasaportuma ise bir damga attılar. O damga yüzünden T.c pasaportumla 15 seneye kadar Romanyaya giremeycektim.

Onun yanında şu an ekim ayının sonunda olduğumuz için hiçbir okula alınma şansım yok. 3 senem bu adam yüzünden gitti. Başta verdiğim 2500 euroyu saymasam bile.

Ben veya ailem bu şerefsizi mahkemeye bile veremiyorum. Çünkü elimde ne bir sözleşme ne bir makbuz var.

21 yaşındayım ve elimde koca bir hiç, pasaportum da damga var.

Evet aptalım, safım, salağım ama bunu başkalarının yaşamasını, istemiyorum.

*Son olarak ise, eğer tanıdığınız veya siz yurt dışında eğitim almayı düşünüyorsanız bunu bireysel olarak değil eğitim danışmanları şirketleriyle yapın ve mutlaka makbuz alın, sözleşme imzalayın. Sizi gönderme vaatini veren 2.dereceden akrabanız olsa bile güvenmeyin.

Allah kimseyi böyle yalancı, paragöz dolandırıcılarla karşılaştırmasın.

En Büyük Hayalim Doktor Olmaktı
Cevapla