Öncelikle herkese merhaba demekle başlıyorum. 14 Mart tıp bayramında böyle bir paylaşım yapmak istemezdim ancak sorunları gündeme getirmememiz sorunları yok etmiyor. Ülkemizde oldukça kötü bir eğitim sistemi olduğu bir gerçek ancak bunu herkesin kullandığı klasik tezlerin aksine daha akılcı tezlerle temellendirmek istiyorum. Konuyu madde madde açıklayacağım.
Eğitim nedir?
Eğitim ve öğretim farklı kavramlardır. Eğitim bireye bilgi vermeyi değil bilgiyi kullandırabilmeyi amaçlar. Eğitim okulda olmak zorunda da değildir. İnsanın okuduğu bir kitap bile eğitim kapsamında değerlendirilebilir. Okul ise eğitimin daha standardize şekilde yapılmasına ve nesillerin daha kolay ve hızlı eğitilmesine olanak sağlar. Mevcut bilgilere göre tarihte ilk modern eğitim veren kurum Academia'dır ve Platon tarafından kurulmuştur. (MÖ 387)

Üniversiteler ve yükseköğrenim nedir?
Her şeyde olduğu gibi eğitimde de düzeyler vardır. İnsanoğlu geliştikçe verilen temel eğitim karşılaşılan sorunlarla baş etmeye yetmemeye başlamıştır. Bilim dallarının gelişmesi, her bilimde uzun yıllar sürecek bir eğitim almış nitelikli akademik personel ihtiyacını doğurmuştur. Bu eğitime verecek kurumlar da üniversiteler olmuşlardır. Üniversiteler halka açık kurumlardan ziyade toplumun elit ve zeki bireylerine hitap etmek amacıyla kurulmuşlardır. Bu bireyler bilimsel anlamda toplumu diğer uluslara üstün kılmak yolunda anahtar rolü görmektedirler. Üniversite sistemi başarılı tasarlanmış olsa da Avrupa'da kilise baskısı sebebiyle sistem tam potansiyelini Rönesans'a kadar gösterememiştir.

Türkiye neden eğitimde başarısız?
Türkiye'nin eğitim konusunda başarısız olduğu doğrudur ancak bu sitem iki farklı kesim tarafından dile getiriliyor. Bu kesimlerden biri gerçekten eğitim sisteminin düzelmesini isteyen ve eğitimli bir neslin yetişmesini isteyen kesimken öteki kesim ise tembel ve başarısızlığının sebebini sadece sistemde arayan kesimdir. Ben ikince kesimin görüşlerini bir kenara bırakarak yorum yapacağım. İkinci başlıkta bahsettiğim üzere üniversiteler elit ve küçük bir halk kesimine eğitim vermek amacıyla kurulmuş bir kurumdur. Ancak Türkiye'de özellikle son yıllarda dükkan açar gibi açılan üniversiteler sebebiyle üniversite eğitimi fazla efor sarf etmeden elde edilebilen bir eğitim olmuş ve kalitesini kaybetmiştir. Bu tamamen bir doğa yasası olan arz talep yasasıyla ilişkilendirilebilir. Talep arzı geçerse nesnenin değeri düşer. Bununla beraber fazla efor gerektirmeyen ama prestiji düşük mesleklerde eleman eksikliği nedeniyle iş gücü hızlıca değerlenmiş ve bu meslek grupları yüksek gelir elde ederek büyük bir ego ve özgüvene sahip olmuşlardır. Halk arasında eğitimsizlerin yükselişi ve itibar görmesi toplum açısından oldukça kötüdür. Eğitimli kesim ülkeyi beyin göçü yoluyla terk ettiğinden ülkede fikir üretimi durma noktasına gelmiştir. Bir ülkeyi ayakta tutan esas şey paradan ziyade yenilikçi fikirlerdir. Devletin üniversiteleri eskisi gibi ulaşılmaz kılması ve eğitimli kesimi itibarlı hale getirmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yozlaşmış bir eğitimsiz bir topluma sahip olmak ülke için kötü sonuçlara neden olabilir.

Sonuç

Ülkemizde eğitim sisteminin iç açıcı olmadığı aşikar. Toplum olarak bunun farkında olup diğer insanlarda da bu farkındalığı sağlamak ulusumuz ve ülkemiz için güzel bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir. Modern milletlerin tek rehberi akıl ve bilimdir. Bu rehberleri doğru kullanabilmek de ancak ve ancak doğru bir eğitimle mümkün olabilir. Yazımı buraya kadar okuyan değerli okurlara teşekkürü borç bilirim.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 