Sıfırdan Yabancı Dil Öğrenmenin Aşamaları

KAFA-GÖZ YARMAKTAN KORKMAYIN
KAFA-GÖZ YARMAKTAN KORKMAYIN

Başta şunu içtenlikle açmak isterim ki, yabancı dil konusunda zorlanmanız sizin değil, modası geçmiş eğitim sisteminin suçudur. Hala okullarda 40-50 yıl önceki yöntemlerle dil öğretmeye çalışılıyor. Pırıl pırıl gençler yabancı dil öğretmeni oluyor ama bakanlık bu gençleri o dillerin konuşulduğu ülkelere 2 haftalığına bile göndermiyor.

Yurtdışına giden öğretmen varsa da kendi çabasıyla gidiyordur. Kendini yenileyememiş öğretim programı size yabancı dil öğretemediği için, şimdi siz de (milyonlarca kişi gibi) kendi çabanızla geliştirmeye çalışıyorsunuz.

Bir yakınım 80'li yıllarda Sivas'ta liseye giderken İngilizce dersine bir avukat gelirmiş. Sırf çocukların bu dersi boş geçmesin ve sırf avukat hanım üniversite mezunu diye İngilizce dersine girmesi istenmiş. Sağ olsun eminim o elinden geleni yapmıştır ancak dil öğretmenliği özel eğitimler gerektiriyor.

Ve tahmin edeceğiniz gibi o çocuklar İngilizce öğrenememiş. Yakınım diyor ki, "güya 6 yıl İngilizce gördüm, aklımda 6 kelime kalmış değil". Yakınım son derece başarılı bir iş insanı yani kesinlikle odun kafalı değil, çok zeki biridir. Asıl odun kafalılar bu geri sistemde ısrar edip, dil öğrenimi için çocukları alternatif okul, kurs, ders aramak zorunda bırakanlardır.

2021'deyiz ama müfredat manzarası farklı değil. Gençlerin dünyaya entegre olma isteği olduğu, yabancı dilin bunun için temel anahtar olduğu hala görmezden geliniyor.

Şimdi yabancı dil öğrenme aşamalarıyla ilgili görüşlerimi paylaşıyorum:

Birinci ve en güçlü aşama: Motivasyon. Sizi bir yabancı dil öğrenmek için harekete geçiren amacın ve dürtünün ne olduğu hakkında bir farkındalık geliştirmekte yarar var. Bir dil öğrenmek için güçlü bir nedeniniz yoksa , motive olma olasılığınız hemen azalır. Gittiğiniz kursun ne kadar havalı bir marka olduğunun zerre kadar değeri yok. Önemli olan sizin ne kadar motive olduğunuzdur.

İkinci aşama: Plan yapmak. Sorunuzdan anladığım kadarıyla oldukça kararlısınız. O zaman önce sanki bir iş planı yazıyormuşsunuz gibi bir plan oluşturmanız yararlı olacaktır. Her insanın yaşamındaki en değerli sermayesi ömrüdür. Dolayısıyla zamanı en verimli biçimde değerlendirmek için gerçekçi bir çalışma plan yapmak ve uymak doğru olur. Planlamanız içinde aman nooolur "kelime ezberlemek" ya da "tercüme yapmak" gibi yöntemler olmasın, dilden soğursunuz.

Üçüncü aşama: Kendini adamak. Amacınız ve motivasyonun ne olursa olsun, ne kadar plan yaparsanız yapın, bir dil öğrenmeye karar verdikten sonra, kendinizi tüm varlığınızla adamazsanız öğrenemezsiniz. "Şimdi ana uğraşım konfor bölgemden çıkmak ve bir dalgıç gibi bu dilin içine dalmaktır" diye düşünmek motive edici olur.

Dördüncü aşama: Pratik yapmak. Öğrenmekte oldunuz dilin hayatınızın ciddi bir parçası olmasına izin vermeniz beklenir. Bana "yeni bir dil öğrenmenin tek sırrı olsa bu ne olurdu" diye sorulsa, o dili kafa-göz yarmaktan korkmadan, yılmadan, sabırla konuşmaktır derdim.

Konuşmak için doğal olarak birine ihtiyacınız var. Elbette siz özel öğretmen tutabilirsiniz ancak şimdi şahane çevrimiçi "canlı konuşma partneri" bulma uygulamaları var. Bu tür bir program sayesinde 5-6 ayda orta düzeyde Yunanca öğrenen bir öğrenci tanıyorum. Konuşacak kimse bulamadığında, kulaklık takıp kendi kendine konuşuyordu.

Beşinci aşama: O dili yaşamak. Diyelim ki İngilizce öğrenmek istiyorsunuz, İngilizcede filmler, diziler izlemek gerçekten etkili bir araçtır. Bu konuda bu platformda yazdığım diğer yazılara göz atabilirsiniz. Önerim şu: Daha önce beğenerek izlediğiniz bir filmi seçerek, bu filmi önce defalarca İngilizce ve altyazı olmadan izlemektir.

Sonra sözlük elinizde defalarca İngilizce altyazılı olarak izleyin ve arkasından gerek duyarsanız bir kaç kez de Türkçe altyazılı izleyebilirsiniz. Altyazılar her zaman söylenenle tam olarak uyuşmayabilir ama semantik bağ kurmanıza katkı sağlar. Bu yolla, filmdeki olay, kişi ve olgularla bağ kurmanızı sağlayan kulak ve göz dolgunluğunu kazanıyorsunuz. Toplamda 20-25 kez izledikten sonra geldiğiniz aşamaya herkes hayret edecektir.

Altıncı aşama: Süreci eğlenceli hale getirmek: Yeni dilinizi (okuldaki gibi) sıkılarak öğrenmek istemezsiniz değil mi, o halde eğlenmeye bakmalı. O dilde şarkılar dinlemek, dinlerken dans etmek, sesli kitap dinlemek, basit de olsa şiir yazmayı denemek, anekdot anlatmayı denemek, çocukluğunuzun çizgi romanlarını izlemek ya da sizin eğlenceli bulduğunuz başka eylemlerde bulunmak çok hoş olurdu değil mi?

Çocukların nasıl dil öğrendiğini düşünün, onların yaptığı gibi öğrenmeye çalışmaktan bahsediyorum. Sonuçta yeni dilinizle eğlenmenin bir yolunu kendiniz bulabilirsiniz, gerisi zaten çorap söküğü gibi kendiliğinden geliyor.

İyi Eğlenceler

Sıfırdan Yabancı Dil Öğrenmenin Aşamaları
Cevapla