Ülkece Sahip Olduğumuz Meslekler Nelerdir?

Ülkemizde konu hakkında hiçbir bilgisi olmasa da o konu hakkında ileri derecede doktrin yazabileceğini iddia eden milyonlarca birey vardır. Biraz kendi hayatımdan biraz ise çevremden gördüklerim kadar bunları size aktarmaya çalışacağım pek muhterem KS'li kardeşler.

Herkes bilirkişidir!

Mizahlı bir bakış açısı.
Mizahlı bir bakış açısı.

Toplumda meydana gelen her türlü olayda birileri çıkar ve yorumlar yapmaya başlarlar. Mesela bir trafik kazasında çevrede onlarca kişi kazanın sorumlusunu bulmak için birbiri ile yarışır. Hatta konu üzerine varsayımlar yaparak kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar. İtfaiyeye akıl verirler, polise delil toplarlar. Kaza yapan aracın göz hesabıyla bilmem kaç km/s hızla gittiğini varsayım yaparak habercilere anlatırlar. Olay hakkında polis görgü tanığı isteyip, karakola imzaya götürmek istediğinde ise ortada kimse kalmaz..

Yaşı 40 üzeri çoğu kişi siyaset profesörüdür.

Türkiye de ki Bakış Açısı.
Türkiye de ki Bakış Açısı.

Herkes haklı olduğunu iddia eder, onların zamanında her şeyin kötü olduğunu iddia ederler ve anlamadığım şekilde hepsi 4 yıl askerlik yapmış olurlar. Birçoğu dünya haritası üzerinde Türkiye'yi bulamazlar ya da Ay mı daha yakın yoksa Mars mı sorusuna "Ay" diyebilirler. Tamam tamam bu biraz ileri seviye oldu. Sağ görüşün İslami sol görüşün ise dinsizlik simgesi olduğunu düşünürler. Ve yaşı genç olan bireylere konuşma hakkı bile vermezler. Çünkü bu işin üniversite eğitimini almış bireyler onlar için cahil ve daha toydur. Tarihe baktığımız ise akışı değiştiren birçok kişinin yaşı bizlere denktir :) Yani tarihi değiştiren çok az kişinin yaşı 50 yaş üzeridir. Bireylerimiz dünyada kaldıkları gün sayısına göre zeka seviyesini ölçerek aslında "Ben merkeziyetçilik" tanımını uygularlar ne olduğunu bilmeden.

Herkes bilgisayardan anlar!

Boş vermişlik :)
Boş vermişlik :)

Geçen sene liseden kalma iş yeri açma belgemi almak için 8 yıl aradan sonra mezun olduğum liseye gittim. Değişen hiçbir şey olmadığını görmemle mutlu olmam bir olmuştu. Yine tuvaletlerde liseli kandaşlarım bir sigarayı 6 kişi dönüyordu. Cebimdeki paketi vererek gençlere benim için ufak gençler için büyük bir yardımda bulundum. Her neyse konuyu dağıtmayalım. Müdür yardımcısının odasına odayı tıklatarak girdim. Karşımda bildiğimiz memur tipinde emekliliği 5 yıl geçmiş bir amca oturuyordu. Gözlüklerinden hafif gözlerini kaldırarak. Neden sivilsin dedi bana. Biraz sevinç ile; resmi üniformam yok dedim. Sınıf kaç dedi.. En son 12-Bilgisayar-A idi dedim. Adam biraz sinirlenerek alırım seni ayağımın altına dedi.

Biraz gülümseme ile liseyi bitireli 10 yıl olduğunu söyledim ve ayağına alma düşüncesinin ters tepeceğini kibar bir dil ile kendisine ilettim. Biraz afallayıp ne için geldiniz dedi. İş yeri açma belgesi için diyerek cevap verdim. Okul numaramı ve TC numaramı isteyerek bilgisayarda bir şeyler aramaya başladı. 5 dakika oldu sonuç yok 10 dakika oldu sonuç yok. Hocam isterseniz yardımcı olayım dedim. Sen anlamazsın dedi. (Yazılım Mühendisiyim). Belki anlarım bir müsaade eder misin dedim. Oğlum ben anlamıyorsam sen nasıl anlayacaksın dedi, akabinde cevabını vurdum yüzüne 5 yıl mühendisliğini okudum önünüzdeki binary sisteminin dedim. Gülümseyerek bak hadi o zaman dedi. Gidip çıkan klavyeyi USB bağlantısına sokup şimdi deneyebilirsiniz dedim. Ve iş yeri alma belgemi alıp odadan çıktım. Bu latif anımda da olduğu gibi Facebook kullanan herkes işin ehli olduğunu düşünürler. Herkesin oğlu bilgisayardan anlar. HTML kursuna giden herkes kendisini Hacker olarak tanıtır. Aslında bilgisayarın donanımdan oluştuğunu, önemli olan noktanın yazılım olduğunu çok az birey bilir. Hatta bir çoğu bilmez...

Herkesin eniştesi ya da akrabası polis, savcı ya da muhabbette geçen kişidir.

Bişi bulamadım bunu attım :).
Bişi bulamadım bunu attım :).

Bir araba alışverişinde, aracı satan adam mesleğimi sormuştu, bilişimci olduğumu söylediğimde direkt aa bizim amca oğlunun da internet cafesi var demişti. Zaten şu zamana kadar amca oğlunun internet cafesi olmayan hiçbir yetişkin birey tanımadım. Askeriye de erlerin kullandığı bilgisayarlara virüs girmişti, virüsün yasaklı sitelerden dolayı girdiğini düşündüğümden bunu kafe çavuşuna (bu nasıl bir mevkidir aklıma geldikçe gülüyorum) anlatmam gerekiyordu. Çocuğa burada erlerin sanal kumar oynadığını açıklamaya başladım, birkaç dakika sonra "Abi benim eniştem savcı bir şey olmaz" dedi. Enişten savcıysa Suriye sınırında ne işin var söyle o zaman Antalya eşek plajına yollasın seni dedim. Ben torpil sevmem dedi.

Polis bir arkadaşım ile bir bahçede çay içerken bir kadın yere düşüyor ve bileğini kırıyor. Kalkıp kadının yanına gidiyoruz. Bir tanesi koşarak gelerek "Benim ablam doktordu ondan öğrendiğim bazı konular var bu kızın bacağını sabitlememiz gerekiyor dedi" dediği olay ise lise sağlık dersinde anlatılan sağına soluna düz bir obje koy olayıdır. Lakin bir konuda kendini övme gereksinimi duyduğundan yedi göbek ötedeki akrabasını da olayın içine katacak bir tipti. Kulak misafiri olduğum bir olayda ise dizleri ağrıyan bir amca doktora "Benim yeğen de doktor da işte ben buraya geldim" diyor. Sanırsak amca yeğenine küs ya da amcanın diz ağrısına eşlik eden bir şizofrenisi var. Doktor ise o zaman ona git neden buraya geldin diyor ve ikisi sözlü kavgaya başlıyor. Akabinde her zaman olduğu gibi halk kazanıyor(!).

Okduğunuz için teşekkürler..

Ülkece Sahip Olduğumuz Meslekler Nelerdir?
Cevapla