Birçok kişinin hayalidir aslında. Şöyle şirin butik bir kafe açıp, oradan gelen kazançla bir sahil kasabasında hayatı idame ettirmek. Birçok kişi işi gücü bırakıp, benim çevrem geniş, her türlü iş yaparım diyerek bu sektöre adım atıyor.

İstisnalar kaideyi bozmaz ama birçoğu da kısa sürede batıyor. Yıllardır bu sektörde hizmet veren birisi olarak bir kafenin çalışması / işlemesi için kendimce, nacizane metotlar için bu benceyi yazıyorum.
Mekan seçimi

Kime hitap edeceğiniz önemli bir kıstas burada. Eğer mahalle arasında yapacağım diyorsanız illaki etrafınızda okullar olsun. İlkokul dahi olsa, öğrencilerin yemek yediği kafeterya şeklinde para kazanmanız mümkün gündüzleri. Eğer üniversite öğrencilerine hitap edeceğim diyorsanız, üniversite etrafından çok, o şehrin merkezini tercih edin. Hem yüksek kira maliyetinden kurtulursunuz hem de çoğu üniversite öğrencisi okul etrafından veya yaşadıkları meskenden uzak yerleri tercih ederler. Her ihtimalde ayak trafiğinin yoğun olması gerekiyor.
Dekor seçimi

Rahat, konforlu ve zevkli olmalısınız. Çoğu insan gereksiz ihtişamdan hoşlanmadığı için abartılı mekanları sevmezler. Sizin seçtiğiniz berjer koltuklar hem rahat olmalı hem de zevkli. Yapacağınız konsept, aslında tamamen sizi yansıtmalı. Her markalaşmış kafe, belirli bir konsepte hizmet vermekte. Tabi bu konsepti size satarken sizden isim hakkı ve anahtar teslim kafe yapmak için 100 bin ile 1 milyon arasında paralar talep etmekte.
Belki de sırf bu yüzden kendi markanızı yaratmak zorundasınız. Sizin seçeceğiniz masa sandalye hatta avizeler bile sizi yansıtabilmeli. Yakın zamanda Yalova da açılan hapishane konsepti gibi bir konsept ne kadar uçuk gelse de, insanlar sırf merakından bu tarz mekanlara gider. Son zamanlarda trendler arasında 90'lar ve salaş mekanlar ağırlıkta.
Menü seçimi

Bir kafede olmazsa olmazdır aslında fast food ürünler. Çay kahve sıcak çikolata gibi içeceklerin yanında tost, sosisli sandviç, kahvaltı tabağı, hamburger çeşitleri, kızartmalar ve tatlılarda çok önemli. Bizim sektörde tadı ne kadar kötü olursa olsun, sunum her şeydir.
Kötü demişken kullandığınız her ürünün iyi marka olması, tadının güzel olması, sizin daimi müşterilerinizi oluşturur. Tost ekmeğinizden hamburger etinizin tadına kadar mükemmel olmalı. Ayrıca kendinize ait bir tatlınız olmalı. Eğer bunu yapamayacak durumdaysanız bir tatlıya, farklı bir ad vermelisiniz, ufak dokunuşlarınızdan sonra.
Müşteri çekmek

Bu kadar seçenek varken insanların sizi seçmeleri için ekstralarınız olmalı. Günümüz gençliğinin en büyük problemi internet ve şarjdır :) O yüzden kafenizde muhakkak internet ağı olmalı ve her masada prizler bulunmalı. Müzik seçimleriniz konseptinize uygun olmalı ve listeniz sürekli yenilenmeli. Türkiye de çay tiryakisi diye bir tabir var. Çayınız her zaman taze ve sıcak servis edilmeli. Menünüzde merak uyandıracak yiyecekler olmalı.
Günün tatlısı, günün yemeği gibi sürekli kendinizi yenilemelisiniz.
Doğum günü gibi, 90'lar gecesi gibi organizasyonlar yapmalısınız. Özel günlerde hoşluklar yaratmalısınız. (Mesela Sevgililer Günü'nde yalnız oturan kadın müşterilere servisle beraber bir gül bırakmak gibi) Diğer kafelerden ayrı olduğunuzu hissettirmelisiniz. Bunun dışında eğer daha küçük yaşta öğrencileri çekmek istiyorsanız playstation, boks makinesi koyabilirsiniz kafenize. Bunlar hem onların ilgisini çeker hem de acıkmalarını sağlar.
Çalışanlar

Bizim sektörün girdap bölümü belki de bu. Müşteri portföyümüz maalesef ki her zaman anlayışlı, kültürlü, eğitimli insanlar değil. Bu insanları tolere edebilecek, her zaman güler yüzlü olacak, problemlerini işe yansıtmayacak, anlayışlı çalışanlar bulmak zor. Sabırla ve sakinlikle onları eğitmeli, tabi eğitime ilk önce kendinizden başlamalısınız. Unutmayın, çalışanlarınız sizin aileniz gibidir. Hatta ailenizden daha çok gördüğünüz dostlarınızdır.
İşleyiş ve muhasebe

İşte işin en zor kısmına geldik :) Güzel bir mekan açtınız, müşteriniz var. Ürünleriniz satılıyor, çalışanlarınız mutlu. Para kazanıyor musunuz sorusunu sormanın vakti. Daha fazla para kazanmak için hiçbir şey kısmayın ilk başta. Daha ucuza aldığınız bir ürün, müşteriyi mutsuz ederse siz kar değil, zarar etmiş olursunuz.
Sadece kaşarı değiştirdiğim için müşteri kaybettiğimi biliyorum.
Hiçbir ödemeyi geciktirmeyin. Zamanında yapmadığınız her ödeme bu sektörde, katlanarak artar ve batmanızı sağlar. Personellerinizin ne maaşını ne sigortasını geciktirmeyin. Unutmayın onlar sizi temsil eder ve maddi anlamda mutlu olmayan hiçbir insan tam randımanla çalışmaz. Ürünlerinizi hem kaliteli hem de ucuz almak istiyorsanız toptancılardan veya büyük marketlerden yapın.
Unutmayın ticaretin altın kuralı, satarken değil alırken kazanmaktır.
Alışverişlerinizi tek tek yapmaktansa toplu olarak yapın. Hem zamandan tasarruf hem de toplu alımlarda her zaman ödüller kazanırsınız. Cumartesi Pazar günleri tatilleri unutun. Unutmayın ki, insanların tatil ve dinlenme dönemlerinde para kazanırsınız.
Umarım az da olsa aklınızda fikir oluşturabilmişimdir.
İlerleyen dönemlerde bu sektörün iyi yanlarını ve kötü yanlarına ait Bencelerle sizlerle olacağım.
Okuduğunuz için teşekkür ederim :)

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar