Wolverine olarak Logan'ı 17 yılda 8 ayrı filmde seyrettik.
Kendisinin odak noktasında olduğu 2 özel film de bunlara dahildi. Asi ama doğru kahramanımız yıllarca acıyla ve kötülerle mücadele edip gönüllü olmadığı savaşlara katıldı. Bu sefer serinin son filminde onu bir süper kahraman filminde değil, geçmişiyle, günahlarıyla ve hatalarıyla yüzleşen adam olarak görüyoruz. Bu onun beklediğimiz kaçınılmaz sonu. Yaşlılığın getirdiklerinden ne Logan ne de diğer kahramanımız Profesör X (Charles Xavier) kaçamıyor. Bu hesaplaşma kanla, sokak kavgasıyla değil kendi içlerindeki fırtınalarla bize sunuluyor. Tam anlamıyla bir dram seyrediyoruz. Her ne kadar yine kötülerle savaşıyor olsalar da gerçek mağlubiyet zamana karşı veriliyor.
Profesör X ile Logan arasındaki kimya ve birbirlerine olan saygı seride hep bize sunulmuştu ama bu sefer hikaye bir çok X-Men karakteri yerine 2 eski dost ve hikayeye bu filmle katılan Laura, diğer adıyla X-23 arasında geçtiği için karakterlerin kendilerine dikkatimizi daha çok verebiliyoruz. Özel efektlerle süslenmiş bir yapım yerine 2 yaşlı adamın dramında bir genç kızın hikayesi.
Bu filmi farklı kılan yanlardan birisi de Amerika'da R sınıfı yani 17 yaş üzeri izleyicilere yönelik olması.
Çok daha gerçekçi ve özgür çekilmesi filmin tadını arttırmış. Özellikle dövüş sahnelerinde Logan'ın öfkesi ya da Laura'nın kendini koruma içgüdüsü hemen fark ediliyor. Bunları sırf vahşet olsun diye değil, karakterlerin içinde bulundukları ruh halini anlatmak adına yapılmış ki bu çok etkili olmuş.
Yönetmen James Mangold serinin önceki filmi The Wolverine de yaptığı hataları tekrar etmeyerek bu filmin fantastik bir dövüş filmi olmasının önüne geçmiş. X-Men serisinin belki de en iyi filminde bize bir hikaye anlatırken bazı gerçekleri de yüzümüze vurmayı başarmış.
2029 Yılında geçen hikayede Profesör X de Wolverine de artık yaşlı adamlardır.
Profesör X 90 yaşına gelmiş bir bunak, Wolverine ise iltihapları ve pek iyileşmeyen bedeni yüzünden fiziken, kendisiyle barışık olmadığı için de ruhen ölmeye çalışan bir adamdır. Hayatlarına giren Laura'yı kurtarma çabası onlara son bir kez daha iyi bir şeyler yapmaya teşvik eder.
Oyunculuklar için ayrıca bir övgü gerekir.
Her ne kadar hem Patrick Stewart hem de Hugh Jackman bize daha önce bir çok kereler bunu sergilemiş olsalar da 11 yaşındaki Laura rolüyle Dafne Keen çok az repliğine rağmen beden dili ve bakışlarıyla bize çok şey anlatıyor.
Wolverine'i bir çok kereler kahraman olarak izlemiş olsak da bu kez Logan olarak en insani haliyle görüyoruz. Onun bu finali tam uygun olmuş.
Trailer (tanıtımında) duyduğumuz şarkıyı 2017 kış döneminde sık duyduk. Kaleo - Way down we go. Şarkı son dönemde bir çok yapımda kullanılmış olsa da sözleriyle filme çok güzel uyum sağlamış.
Cause they will run you down, down 'til you're caught (Çünkü sen yakalanana kadar seni takip edecekler)
Filmde dinlediğimiz diğer bir parça Johnny Cash'e ait Hurt zaten çok güzel olmasının yanında filme uygun bir seçim olmuş. Marco Beltrami'nin bestelerinden de bahsetmek gerekir. Bu sene Oscar ödüllerinde ismi geçerse şaşırmayacağım.
Logan: So, this is what it feels like. (Demek ki böyle hissediliyormuş)
bravo vallahi bravo bende bunun ayrıntılı halinin taslağını hazırlıyorum ekşisözlük entry'im için. Benceni okumadım bu yorumu yazdıktan sonra okuyacağım ama çok güzele benziyor. Kaleo'nun şarkısını paylaşmanda çok güzel olmuş. Johnny cash-hurt paylaşsaydın bide :D benim puanım 8.7
Tek bir düzeltme yapıyım 17 sene içinde Hugh Jackman 9 filmde yer alıyor 8 değil.2 filmde çok ufak roller olsa da kendisi 9 diyo buna :D Yazıda logan'ın insani yönü demişsin çok doğru bu zamana kadar hep vahşi ve yırtıcı yönünü gördük. Logan filminde de ara ara bunları hissettirdi ama bu filmi özel kılan logan'ın kişiliğinin ön planda olmasıydı, pençelerinin değil. Bide bir sorum olacak sana. -----SPOİLER---- X-men origin filminin sonunda logan'ın kafasına adamantium mermisiyle ateş edilmişti. Logan kalkıp devam etmiş sadece hafızası silindi o kadar. Şimdi bu filmde X-24 adamantium mermisi ile kafası parçalandı. Buna ne diyorsun?
Hugh Jackman ve Patrick Stewart zaten tecrübeli oyuncular. Son bir kez oyunculuklarını konuşturdular yani pek şaşırmadım , böyle bir performans bekliyordum zaten onlardan da. Ama Dafne Keen beni çok şaşırttı. Hem dublör kullanmadan bütün aksiyon sahnelerini kendi çeken , hemde konuşmamasına rağmen beden diliyle, bakışlarıyla on numara oyunculuk sergileyen 11 yaşında fazla oyuncu yok. Filmden bahsetmeye gerek bile yok her şeyi on numara direk.
Filmi sevdim diyemiyorum ne yazık ki. Çünkü hemen her sahnede gerildim, çok fazla şiddet unsuru vardı. Diğer filmler bana daha duygusal, daha bilim kurgu havasında ve daha eğlenceli gelmişti. Bu filmde ise macera, aksiyon, gerilim ve şiddet ağırlıklıydı. O yüzden bu filmi çok sevemedim. Ama yine de ben x men serisini seviyorum.
Film aksiyon sahneleriyle ön plana çıktığı gibi duygusal sahneleri de epey işlemiş. Önceki filmlerinin tamamını izlemesem de beğendiğimi söyleyebilirim.
En İyi Cevaplar