IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler

IMDB puanları bize bir filmin ne kadar iyi olduğunu tam olarak göstermiyor. Popüler filmler kadar konuşulmamış, ama izleyince etkisi uzun süre aklınızda kalan filmler vardır. İşte bence hak ettiği değeri görmemiş, underrated ama mutlaka izlenmesi gereken birkaç film…

IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler

1-With Honors - İnsanlık Yolu (1994 İmdb: 6.7)

IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler

Bu film nasıl dikkatimden kaçmış, anlamıyorum. Kendim için üzülsem de, böyle iyi filmlerin nadiren çıktığı bir dönemde denk geldiğim için mutluyum. İlk sahnesinden itibaren sizi yakalıyor; mekanlar, o harika kütüphane, kar altındaki şehir ve Portland yolu ayrı ayrı büyüleyici. Patrick Dempsey’in genç hallerini görmek, Joe Pesci’nin müthiş oyunculuğu ve mahkeme sahnesi unutulmaz. Obituary’nin okunduğu sahne ise gördüğüm en duygusal sahnelerden biri.

Film, tercihler, normlar ve insan ilişkileri üzerine derin bir yolculuk. Evsiz bir adamın bir hukuk öğrencisinin hayatına girmesi, aile, pişmanlık ve kabul görme temalarıyla doruk noktasına ulaşıyor. Harvard’da geçmesi de bilinçli bir seçim; en tepeye çıkarken insani değerlerinizi kaybetmemeniz gerektiğini hatırlatıyor.

Beş sene sonra bir cuma gecesi, eski günler kıvamında Netflix’ten tekrar izlediğimde yine gözlerim doldu. Hayatta yapılanlar, yapılmayanlar ve muhasebeleri fark edildiğinde film başka bir tat veriyor. Deneyim fırsatı bulursanız, kesinlikle kaçırmayın; özellikle izlemeniz gereken bir film.

2- What's Eating Gilbert Grape - Gilbert'in Hayalleri (1994- İmdb 7,7)

IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler

İzlediğim en sıcak ve içten filmlerden biri. Keşke daha önceden izleseymişim. Saf ve masum ama bazen insanı çileden çıkarabilecek bir zihinsel engelli kardeş ve hiç kendi hayatını yaşayamamış, hep ailesini düşünen mükemmel bir ağabey.

İntihar eden bir baba, eşini kaybetmenin getirdiği depresyonla obez olmuş bir anne, evde kalmak üzere olan bir kız kardeş, görünüşüyle kafayı bozmuş sorumsuz bir ergen kız kardeş ve 18 yaşında zihinsel engelli bir erkek kardeş… İşte bu aile.

Sosyal hayat küçük bir pub’da arkadaşlarla bir şeyler içmekten ya da evli bir kadınla vakit geçirmekten ibaret. Karavanla seyahat eden grupların yılda bir uğradığı küçük bir kasaba, iş yeri ise civardaki alışveriş merkezine rağmen ayakta kalmaya çalışan bir marketçik.

Tüm bu hayat şartlarını kabullenip, şikâyet etmeden ailesine kol kanat geren, bir yandan da içinde sıkıştığı yerden kurtulmayı ve yeniyi keşfetmeyi hayal eden genç, yakışıklı ve fedakâr bir adam.

Parçalanmış bir ailenin meyvesi olan güzel, doğal ve sevecen bir kız da var. Peki, esas oğlan yalnız mı kalacaktı?

Leonardo DiCaprio’ya hayran kalmamak elde değil; oyunculukta kendini aşmış. Johnny Depp ise her zamanki gibi harika ve karakterle bütünleşiyor adeta.

3-The Station Agent(2003 İmdb 7,6)

IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler

2003 Amerikan bağımsız sinemasının en iyi örneklerinden biri bence. Küçük bir insandan nasıl böyle güzel bir ses çıkar dedirten Peter Dinklage’in oyunculuğu belli ediyor kendini. Karakterlerin oldukça iyi çizildiği ve başarıyla canlandırıldığı filmde, üç farklı insan birbirlerinin varlığı ve dostluğuyla yalnızlıklarını yeniyor, sorunlarını paylaşıyorlar. Birbirlerinin çok farklı zevklerinde mutluluk ve huzur buluyorlar.

IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler

Çok içten ve iyi yazılmış bir öyküsü olan film, tren rayları, raydan çıkmış kompartmanlar ve birbirinden güzel tren görüntüleriyle de öne çıkıyor; bu eski ama asil taşıma aracına belki de uzun zamandır ilk defa sinema ekranlarında hak ettiği yeri veriyor. Farklı özelliklere sahip insanların bu özelliklerini özümsemenin ne kadar güç olduğunu ve bazen bu özelliklerin kendilerine fayda sağlayabileceğini gösteren ağır tempolu bir yapım. Fin’in bazı sahnelerdeki çaresizliği izleyiciyi derinden etkiliyor. Uzun yürüyüş sahneleri biraz “Dolls” filmini hatırlatsa da, Fin’in sigarayı içine çekiş sahneleriyle akılda kalacak, unutulmaz bir film.

4- Celda 211- Hücre 211(2009 İmdb 7,6)

IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler

Bu filmle ilgili o kadar çok yazacak şey var ki… Hani Kafka “okuduğunuz kitap beyninize çekiç gibi vurmalı” demiş ya, biz bunu sadece kitaplara değil filmlere de yayalım. İşte Celda 211, sizi kendi gerçekliğinizden çekip “dünya” denen gayya kuyusuna fırlatıyor. Tam bir hayaller versus gerçekler filmi.

Bu filmde mutlu son yok aradaşlar, sadece hayat var. Mesleğe yeni başlamış bir gardiyanın, mahkumların içerisinde rehin kalarak mahkummuş gibi davranıp onlarla birlikte hareket etmesiyle, yönetime karşı direniş ve isyanın çarpıcı ve sürükleyici olaylarının içerisinde kalacağınız cezaevi konulu bir film.

İster dramatik, ister sıcak ve içten olsun, izlediğim bu filmler her biriyle farklı bir dünyaya adım attım ve her biri zihnimde uzun süre kalacak unutulmaz bir iz bıraktı.

IMDB puanına fazla güvenme! Underrated ama mutlaka izlenmesi gereken filmler
Cevapla