evet bu acıyı yaşayan oldumu. Tanıyıp tanımamak önemli değil.
benim üvey peder gözümün önünde kalp krizi geçirdi...
benim üvey peder gözümün önünde kalp krizi geçirdi...
11 yaşındaydım.
Çamlıca'daki evimizden çok yabancısı olmadığım bi yere taşınmıştık. Ufaktı ama neşesi büyük bir yuvaydı. O zamanlar yaşımdan dolayı pek idrak edemediğim şeyler olurdu ama anlardım. Kendi içimde tutar, ileride ne için yapıldığını düşünüp, sorularıma cevap bulurdum.
Bir yaz gecesiydi, sıcağın gece ayazına bile galip geldiği bir yaz. Yatağım tam cam kenarındaydı. Sokak lambasıyla aynı hizadaydık ve bazı geceler ateş böceklerinin ışıkla dansına tanık olurdum. Çok güzeldi..
Aniden bir çığlık duydum, uykum hafifti ve hemen gözlerimi araladım. Gözüm tavana bakıyordu, derken çığlığın yakınlardan geldiğini anladım. Nasıl oldu bilmiyorum ama kendimi hemen cama attım. Aşağıya bakıyordum, bir adam vardı. Önce simasını tanımaya çalıştım fakat yabancıydı. Belki ses tonunu benzettim, belki de gecenin ve uykumun bölünmesinin verdiği şuursuzluk, bilinmez. Adam bağırıyordu, "çocuklarımı göster bana" diye. Yukarıdan bir kadın bakıyor fakat hiç tepki vermiyordu. Adamın elinde bir bidon vardı ve içi doluydu. Önce yaptıklarını anlamaya çalıştım, neden bağırıyordu ve neden içeride değil de dışarıda tartışıyorlardı diye. Sonra ben olanları tam anladım ki, adam o anda elindekini başından aşağıya döktü.
Henüz annemler uyanmamışlardı, odalarının arkada olmasından dolayı olsa gerek. Ben şaşkın ve korkulu bakışlarla olanları izlerken, karşımızda oturan Arzu abla, gir içeriye Azra diye bana çığlıklar savuruyordu. Fakat ben olanlardan dolayı onu duymuyordum bile.
Adam neredeyse 10 litrelik bidonun hepsini üzerine boşalttı ve bir kibrit çaktı. O an, gece olmasına rağmen adeta gündüz gibi oldu. Gözlerim dolmuştu, dudaklarıma hakim olmadan titriyordu. Gözlerimden istemsizce 2 damla aşağıya doğru bıraktı kendini. Yutkunmaya çalıştım ama olmadı. Öylece kaldım. Çığlıklar, feryatlar adeta kabus gibiydi. 15 dakika sonra ambulans geldi. Adamı sedyeye taşımaya çalıştılar ama başarılı olamadılar. Çünkü derisi yapışmıştı yere ve onu oradan almakta güçlük çektiler. O kadar kötüydü ki, adamın can çekişmelerine tanık dahi oldum. Çok korkunçtu, o an ilk kez ölümden korktum.
Kendime hayli zaman gelemedim, her o sokaktan geçtiğimde o görüntü canlanıyor güncemde. Bisiklete binerdim ama tam o olayın olduğu yere geldiğim an geri dönerdim. Markete gideceğim zamanlar bile oradan değil, yolu uzatan yönden giderdim. Üzüldüm, çok üzüldüm...
Biraz uzun oldu farkındayım ama anlatmak istedim. Okuyan arkadaşlardan şimdiden çok özür diliyorum.
Hayatınızın kıymetini bilin ve sevdiklerinizi yanınızdan ayırmayın. Hayat gerçekten çok kısa...
Çok üzüldüm gerçekten.
taksimde gözümün önünde bi kızı bıcakladılar gazetelerin 3ncü sayfasına çıktı.
15-16 yıl kadar önce, hastanedeyim, sevimli bir amca gülümseyerek selam verip üst kata çıktı, 3 dakika sonra sedyeyle aşağıya indirildi, ölmüştü. Bu bir karamizah mıdır dedim kendi kendime... Hayat nasıl da pamuk ipliğine bağlıymış, o gün görmüştüm.
Ve sayılır mı bilmem ama... Bir insanın birkaç dakika içindeki ölümüne tam tanık olmadım ama 13 yıldır "kardeş"iniz olmuş bir kedinin 14 günlük ölüm yolculuğuna dakika dakika tanık oldum. 14 gün boyunca gözümüzün önünde eriyip gidişine, kemiklerinin görülüşüne ve daha kötüsü hiçbir şey yapamamanın acısına... Düşününce hani bir kalp krizi, trafik kazası çok "şanslı" imiş. Fazla uzatmadan gidiliyor, pek çile çekmeden... Şimdiye kadar da çok hayvan gömmüşlüğüm var, arabaların ezdiği ya da açlıktan ölen kediler, köpekler, kuşlar, hatta bir porsuk... "Hayvan Mezarlığı"m var desem, yeridir. İnsan ölüsü de gördüm, gömülürken mezarın içindeydim. Ölülere alıştım bir şekilde ve bana o kadar da ürpertici gelmiyor. Ölümle barışık olunması lazım, ne yok saymalı ne de korkmalı. Zaten o kadar da soğuk değil, yaşam ölüme bağlı çünkü
bu çok kötü bir şey 12 yaşındayken en yakın arkadaşım trafik kazası geçirdi gözümün önünde orda konu kanlar içinde görünce çok büyük bir yıkım oldu benim için ozamandan beri mesela araba benim için uzak oldu kesinlikle şöför koltuğuna oturamıyorum
üzüldüm kardeşim
Cevap
5Cevap
kötü birşey tabi insan ne yapacağını bilmiyor ben 9-10 yaşlarındayken babamın yere yığılmıştı.Annem koş komşulara haber ver dedi ben ağladım kendi odama koştum.Şimdi olsa soğukkanlılığımı korurum heralde ama olmadan bilemezsin.
neden gizli sordun ölüm bu neticede kimin nasıl ne şekilde öleceğini kimse bilemez ben ölümleri gayet normal bir doğum muş gibi görüyorum. Gözümün önünde bir kaç sefer ölüm gördüm
Evet öldü. Daha doğrusu öldürüldü iki kere böyle denk geldim.
öldü hemde dağ gibi adamdı 5 saniyede gitti Allah rahmet eylesin tekrar. :(
Evet oldu bir kaç defa ...
Birçok ölü gördüm ama ölürken görmedim
Yok olmadi .
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
En İyi Cevaplar