20 gü

Elhamdülillah, Nahl 16/31’deki cennet müjdesi ne kadar da neşe verici değil mi?

Dünyada neyi elde edemediysek her şeyin fazlasıyla elde edeceğimiz Adn cennetleri

جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرٖي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ فٖيهَا مَا يَشَٓاؤُنَؕ كَذٰلِكَ يَجْزِي اللّٰهُ الْمُتَّقٖينَۙ ﴿31﴾

31. (O yurt,) girecekleri Adn Cennetleridir; (ki) altlarından ırmaklar akar, orada kendileri için ne isterlerse vardır. İşte Allah, takvâ sâhiblerini böyle mükâfâtlandırır!

(Nahl 16/31)

“Elbette nûrânî (nûrlu), kayıdsız, geniş ve ebedî olan Cennette, cisimleri ruh kuvvetinde ve hıffetinde (hafifliğinde) ve hayâl sür‘atinde olan ehl-i Cennet, bir vakitte yüz bin yerlerde bulunup, yüz bin hûrilerle sohbet ederek, yüz bin tarzda zevk almak; o ebedî Cennete, o nihâyetsiz rahmete lâyıktır ve Muhbir-i Sâdık (doğru haber verici olan Hz. Peygamber) (ASM)’ın haber verdiği gibi hak ve hakîkattir. Bununla berâber, bu küçücük aklımızın terâzisiyle o muazzam hakîkatler tartılmaz. ‘İdrâk-i meâlî (yüksek sırların anlaşılması) bu küçük akla gerekmez. Zîrâ bu terâzi o kadar sıkleti (ağırlılığı) çekmez!’” (Sözler, 28. Söz, 174)
Elhamdülillah, Nahl 16/31’deki cennet müjdesi ne kadar da neşe verici değil mi?
Cevapla