Biri bana "nasılsın" diyince şöyle uzuuuunca anlatmak gelse de içimden aslında daha çok içim acıyor benim 🥲 Neyi anlatayım ki diyorum ya da dayanır mı ruh ve beden 🥲
Bu ayın 23’ünde 22 yaşına girecek birisi olarak söylüyorum 18’den sonrası nasıl geçti anlamadım özellikle son birkaç yıldır hayat neredeyse tamamen stresten ibaret hayat niye böyle diye bazen çok sorguluyorum hani biz bu hayata gerçekten sadece stres yaşamak için mi geldik 9 ay boyunca anne karnında burun için mi Geliştik biz yani bu hayat için mi her hasta olduğumuzda hastaneye koşturduk Mutlu olmak niye bu kadar zor
Dünyanın dört bir yanında yükselen sessiz çığlıklar, özellikle Filistin, Arakan ve Afrika’da yaşanan insani dramlar içimi her geçen gün daha da çok acıtıyor. Filistin’de yıllardır bitmek bilmeyen zulmün ortasında, bombaların gölgesinde büyümeye çalışan masum çocukların gözlerindeki o derin korku ve çaresizlik yüreğimi paramparça ediyor. Arakan’da yurtlarından edilen, kimlikleri ve en temel insani hakları ellerinden alınarak acımasızca katledilen Müslüman kardeşlerimizin feryatları içimde hiç dinmeyen bir sızıya dönüşüyor. Diğer yanda ise zengin yeraltı kaynaklarına rağmen sömürülen Afrika’da, bir lokma ekmeğe ve bir yudum temiz suya hasret şekilde açlıktan ölen bebeklerin görüntüsü insanlığımdan utanmama neden oluyor. Dünyanın bu büyük adaletsizliğe gözlerini kapatması, mazlumların sesinin duyulmaması ve insan hayatının bu kadar ucuz sayılması içimdeki acıyı daha da derinleştiriyor, ruhumda iyileşmesi imkansız yaralar açıyor.