3 ay

Yalnızlık ve değişken etkenler?


İlkokula başladım ve şans yüzüme mi güldü tükürdü bilmiyorum ama kurada okuduğum okulun en iyi öğretmeni bana çıkmıştı. Hatta baya iyiydi; para ile kayıt yaptıranlar bile vardı. Aslında bakınca sınıfım gayet iyiydi. Çoğu öğretmen çocuğuydu ya da benden daha iyi görünen insanlardı ama çok bir arkadaşlık ilişkim olmadı. Bildiğin, okula götürdüğüm fazla harçlıkla bir “dost” almıştım diyebilirim. O dönemde fazla götürdüğüm parayla sözde arkadaşıma yemek, abur cubur alıyordum. Dostluk denemezdi. İlkokul yıllarımda pek bir etken yoktu.

4. sınıfta genelde okuldan kaçmaya başlamıştım. Zaten o zamandan birçok sorun yaşadığım için ailem beni ortaokulda yarı özel bir okula gönderdi. Evet, bakınca daha elit insanlar bekliyorsun, parayı önde tutan tipler ama öyle olmadı. Dostluklarım oldu ama şimdi düşününce o da bir noktada paraya bağlıydı bence. Savurgan değildim, insanlara bir şeyler almayı, paylaşmayı seven biriydim. Mesela giderdim tüm sınıfa dondurma alırdım ya da arkadaş çevremle yemek, 3-4 paket cips alırdım. Futsal müsabakalarına katıldığımızda tüm 11 kişiye Red Bull aldığım bile oluyordu :D
Ortaokul bitince herkes düşman kesildi, hiçbiriyle konuşmuyorum. Liseye gelirsek; LGS’ye bile çalışmadım. Çocukluktan beri bilgisayar kullanırım ve aram fazlasıyla iyidir, o yüzden meslek lisesinde bilişim okumaya karar verdim. Evet, tilt edici bir bölümdü. 1 sene kalanlar bile klavyede parantez, ünlem, soru işareti gibi basit noktalama işaretlerini yapamıyordu. Dostlarım vardı; en azından arka sırada bir üçlüydük ama çok da bir olayımız yoktu. Aman aman bir muhabbetimiz yoktu aslında; üç canım birbirini bulmuştu.

Neyse, burada değinmek istediğim konu şu: Ela diye bir kız vardı. Normalde ben biraz barbar gibi takılıyordum, küfür ederdim. O küfür etmemi sevmezdi. Neredeyse küfürü bıraktım, onunla muhabbet etmeye çalıştım. Okul çıkışı yolumu uzatacağımı bile bile onunla çıkardım. Diyalog kurmaya çalışıyordum ama niyetimi doğru düzgün belli edemedim. Platoniktim diyebilirim. Onun için kendime çeki düzen veriyordum. Bir süre sonra sınıfa iki tane “dızo” tip geldi. Çok geçmeden, bir hafta sonra baktım sevgili olmuşlar. Büyük bir yıkılış oldu ama tek taraflı :/

Neyse, bölümdeki insanları sevmediğim için ve bir süre sonra yine okuldan kaçmaya başladım. Kaldığım haberi gelince ailem beni özele geçirdi. Notlar düzeldi, devamsızlık bir şekilde halledildi. Lisede ikinci bölüm başladı. Ortaokuldakilere göre daha elit bir ortam karşıladı beni ama tam bir gariban gibiydim yine. Dostluklar edindim ama Discord’daki 7-8 yıllık arkadaşlarım gibi olmadı. Beraberdik ama bir bağ yoktu benim için.

Okuldaki çevreme bakıyorum, sevgilileri vardı. Ben de yıkık bir insan olarak sevgilim olsun istiyordum. Bir süre sonra talih kuşu başıma kondu sandım ya da öyle sandırıldım. Hiç tanımadığım bir kız sınıfa gelip beni soruyordu, görmek istiyordu. Bir arkadaşına benzediğimi söylüyordu. Sürekli benim sınıfı yokluyordu. Hatta sınıftakiler “hayırlı olsun” bile demeye başlamıştı. Ama doğru düzgün konuşma cesaretim kalmamıştı. Ela’dan sonra kafam hâlâ karışıktı.

En son Discord’dan bir arkadaşımın yönlendirmesiyle denedim. Benden bir sınıf büyüktü ama yaşlarımız eşitti. Bir gün okul çıkışı Instagram’ını istedim. Sonra konuştuk ettik. Daha önce de Instagram’dan kızlarla konuştum; ya red yedim ya da dost/sevgili aralığında kaldım.

Şu an kendime bir duvar ördüm diyebilirim ama insan işte… Sanaldaki arkadaşlarım sürekli buluşuyor, yemeklere gidiyor, takılıyor. İster istemez özeniyorum. Kendimin iyi ve olgun bir kişilik olduğunu biliyorum ama bu konularda hep geri kaldım.

Yalnızlık ve değişken etkenler?
Cevapla