Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
3 aySoran kişi biri lider öbürü peygamber kıyas edilemez skala aynı değil denk değil ne yaşıyorsun kafan mı iyi senin?
10 Yorumla- Diğer konusunda 1b cevap paylaştı.
3 ayEli. mitolojik Arabı ile Türkiye'nin kurucu önderini kıyaslamakta ne bileyim. 😒
00 Yorumla Atatürk'ü kıyas ettiğin adama bak lavuk
124 Yorumla
Soran3 ayHz Muhammed daha iyi
- 3 ay
Peygamberin tırnağına kurban ol sen @Walamadre
- 3 ay
@hellomilliss ulan ne meraklısınız tarla ganimet mal olmaya nisa 3 ayetinde yetimlerin haklarını koruma bahanesiyle erkeklere dört kadına kadar evlenme izni verilmesi kadını erkeğin himayesine muhtaç ve sayısal bir metaya indirgeyen nisa 11 ayetinde miras paylaşımında kadına erkeğin yarısı kadar pay verilmesi kadının ekonomik varlığını ve emeğini açıkça aşağılayan bir adaletsizliğe nisa 34 ayetinde erkeklerin kadınlar üzerinde yönetici olduğu iddiası ve itaat etmeyen kadınların dövülmesine izin verilmesi insanlık onuruna aykırı fiziksel bir zorbalık meşrulaştırmasına bakara 223 ayetinde kadının bir tarlaya benzetilerek erkeğin dilediği gibi yaklaşabileceği bir alan olarak tanımlanması kadını cinsel bir nesneye indirgeyen rızayı hiçe sayan aşağılayıcı yaklaşım bakara 228 ayetinde erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece üstünlüğü olduğunun vurgulanması biyolojik ve zihinsel eşitliği reddeden mutlak bir kibir tezahürü bu metinlerin tamamı kadını özgür bir birey olarak değil erkeğin ihtiyaçlarına ve toplumsal düzene hizmet eden bir mülk gibi konumlandırır bu durum insan gelişiminin ve evrensel ahlakın çok uzağında kalan karanlık bir zihniyetin ürünüdür ve modern bilincin ışığında kabul edilmesi imkansız bir hiyerarşidir sizin gibi cariyeler neysede akıllı kadınlarımızın bu mitolojiye itibar etmemesi okuyup araştırmaları lazım
- 3 ay
Yetimlerin hakkını koruma bahanesi derken? O dönemi gördün mü bahane olduğunu düşünüyorsun. Kuranda gecen herşeye inaniyorum. Kuranın ilk sayfalarında bazı ayetler apaçık bazı ayetler sadece Allahin bildiği şekilde yazılmıştır diye geçiyor okusaydın anlardın. Erkeklere 4 kadın evet korumak himayesine almak için verilmiş yalnız peygamberde olsa ilk eşinden hep izin aldı. Allah kuranda kadınlara o kadar çok değer veriyorki. Ben okuyunca hep şükrettim. Bir organimiza bile kendi ismini Rahim ismini vermiş. Bunu erkeklere yapsaydı ya da doğum olayını erkekler gerceklestirseydi neler olurdu acaba? Miras paylaşımında kuranda şöyle geçiyor erkege 2 kadına 1. Onunda devamını dikkatli okusaydın erkeğe 2 verilmesinin sebebinin kadın, kız kardes vs zorda kaldığında ona bakmakla yükümlü olduğundan birini vermek zorunda olduğunu anlardın. İtaat etmeyen kadınların dovulmesi orada dövmek kelimesi Arapça uzaklaşmak, terk etmek anlamlarinda. Bence meali yarım yarim okuyup geçme dikkatli ve anlayarak oku. Kuranda bunu istiyor zaten.
- 3 ay
Madem Rabbimin kadınlara değer vermediğini düşünüyorsun? Bu ayetler ne o zaman bunlarla neden çelişiyor senin yazdıkların. Demekki senin anladığın kısımlar yanlış ya da anlayamadığın.
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman iddetlerini gözeterek boşayın ve bekleme sürelerini iyice hesap edin. Rabbiniz Allâh’a saygısızlıktan sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmış olmadıkça onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allâh’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allâh’ın koyduğu sınırları aşarsa aslında kendisine yazık etmiş olur. Bilemezsin ki; belki Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarıverir. Sürelerinin sonuna ulaştıklarında onları ya uygun biçimde tutun yahut onlardan uygun biçimde ayrılın; içinizden adaletli iki kişiyi şâhit tutun ve şâhitliği Allah için îtinayla yerine getirin. İşte Allâh’a ve âhiret gününe inananlara öğütlenen budur. Kim Allâh’a saygısızlıktan sakınırsa, ona Allah bir çıkış yolu gösterir.” (et-Talâk, 1, 6-7)
Allah kadınlara o kadar çok değer veriyorki. Iffetsizlik yaptığını gördüğü 2 veya 4 şahit istiyor. Ki o şehitlerin bulunması nerdeyse imkansız gibi. - 3 ay
İffetli kadınlara iftira atan, sonra da dört şâhit getiremeyen kimselere seksen sopa vurun ve artık onların şâhitliklerini aslâ kabul etmeyin. İşte onlar yoldan çıkanların ta kendileridir. Bundan sonra tevbe edip hallerini düzeltenler müstesnâ... Allah çok bağışlayıcıdır, çok esirgeyicidir.” (en-Nûr, 4-5)
sizden önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar -mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helâldir. Kim inanmayı reddederse, ameli kesinlikle boşa gider. O, âhirette de hüsrana uğrayanlardandır.” (el-Mâide, 5)
(Kadının mehirini bile düşünmüş rabbim. Bosanacaginiz kadınlara bile mehir vermek zorundasiniz diyor kuranda ben bizzat kendim okudum.)
- 3 ay
Erkekler çok pis varlıklar. Dini değiştirdiler. Peygamberimiz veda hutbesinde bile erkeklere kadınlar Allahin size emanetidir demiş. Ne yaptıysa herseyi erkekler bozdu. Yalanci hacı hocalar yüzünden din çok çok yanlış anlaşılıyor.
- 3 ay
Allâh’ın insanlardan bir kısmını, diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. buda Bi ayet. burada da Allah erkeklere kadinlariniza bakmak zorundasiniz bu erkekler için zorunluluk diyor. Kuranın birçok yerinde kadınlarıniza bakmakla yukumlusunuz ayetleri var.
- 3 ay
zinâ etmemek kaydıyla, mallarınızla (mehir ile) istemeniz size helâl kılındı. Onlarla karı-koca ilişkisi yaşamanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Nisa süresinde geçen ayet
- 3 ay
Yetimlerin hakkına riâyet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Haksızlık etmekten korkarsanız, tek kadın veya mülkiyetinizde bulunan câriye ile yetinin; bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.” (en-Nisâ, 3) o zamanda yetim kadınlara zulüm ediliyordu. Bu kuranda geçiyor zaten devamındaki sürelerde. Allah kadınları düşünmüş ki evlenin demiş 4 kadınla. Bu devir için böyle birsey geçerli değil. Çünkü o dönemdeki gibi kadınlara zulüm edilmiyor Yetimlerin irzlarina gecilmiyot
- 3 ay
Nisa Suresi, 4:19
“Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız size helal değildir.”
Nisa Suresi, 4:129
“Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında adalet sağlamaya güç yetiremezsiniz.”
- 3 ay
Kanka büyük ihtimal Allahin varlığına inanmıyorsun ama. Ben senin yerinde olsam kuranın devamını okurdum. Siz ayı ve güneşi gormuyormusunuz? Bir düşünsene. Biz kendi kendimize mi olduk. Bize şekil veren kim? Güneşten daha büyük bir şey olmalı. Ben hep bu kafadayım ve Rabbimin varlığından çok çok eminim
- 3 ay
Ben seninle din hakkında daha fazla tartismak istemiyorum. Belliki görüşlerimiz farklı. Bir iki ayeti yanlış anladın, arastirmadin ve hayatında birkaç bisey yolunda gitmiyor diye İslami bırakmak ve Peygamber hakkında saygısızca konuşmak çok çok yanlış. Sen bu kafayla devam etme bence tövbe et. Kuranda tövbe edenlerin bağışlanacagi yazıyor Allah isterse. Daha fazla saygısızlık yapma.
- 3 ay
Kadınlara o kadar çok değer veriliyorki. Kadınlar bir can dünyaya getiriyorlar Allahin izniyle. Ve doğum yaptıklarında o acıyla günahları siliniyor. Regl agrisi doğum herseyin acisında da bisey var. Zaten peygamberimiz demiş müminlere en ufak diken batmasında bile günahlar gider
- 3 ay
@hellomilliss mesele korunma veya himaye değil tamamen siyasi ittifak ve kişisel arzulardır ebubekir ve ömer gibi güçlü figürlerin kızları olan aişe ve hafsa o dönemin en nüfuzlu ailelerine mensuptu bu kadınların ekonomik bir korumaya ihtiyacı yoktu aksine bu evlilikler peygamberin kendi iktidarını bu kabile liderleriyle perçinlemek için kullandığı birer diplomasi aracıydı zeyneb bint cahş meselesi ise olayın etik boyutunu tamamen çürütür evlatlığı zeyd’in karısı olan bir kadına karşı hissedilen arzu kuran’daki ahzab suresiyle meşrulaştırılmıştır evlatlığın boşadığı kadınla evlenmek o dönemde büyük bir tabuyken gökten indiği iddia edilen ayetlerle bu engel aşılmış ve kişisel bir istek kutsal bir görev gibi sunulmuştur yani ortada bir mağduriyet ya da yetim koruma davası yok sadece güç dengeleri ve harem genişletme çabası var kadının değeri bu tabloda sadece bir statü nesnesi veya mülkiyetten ibarettir
- 3 ay
@hellomilliss Başkaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onlardan ayrılın/onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.” (Nisa, 4/34)
Görüldüğü gibi, ayette üç müeyyideden bahsedilmiştir:
a. “fe izuhünne” (onlara öğüt verin).
b. “vehcuruhünne” (onlardan ayrılın)
c. “vedribuhünne” (onları dövün)
Eğer siz (c) şıkkındaki ifadeyi “ayrılmak” olarak değerlendirirseniz, (b) şıkkındakini yersiz bir tekrar olarak kabul etmeniz gerekir.
Bakara273'te Kaldı ki, “sefere çıkma” manasına geldiği için ayrılmak olarak değerlendirilen “darabe” fiilinin bu anlamda kullanılması ancak “fî” harf-i cerle kullanılması durumunda söz konusudur.
“yeryüzünde dolaşmayı / sefere çıkmayı / evlerinden ayrılmayı” ifade eden kelime “darben fi’l-ard” sözcüğüdür ki, burada “darabe” fiili “fi” harf-i cer ile kullanılmış ve sefere çıkmayı, evden ayrılmayı ifade eder.
Halbuki nisa34. ayette “darabe” fiili harf-i cersiz kullanılmıştır ki vurmak anlamına gelir.
- 3 ay
iffet ve şahitlik meselesine gelirsek dört şahit getirme zorunluluğu kadını korumak için değil aslında kadının cinselliğini toplumsal bir denetim altına almak içindir bir kadına zina iftirası atıldığında seksen sopa vurulması adaleti değil o dönemin sert kabile kanunlarını gösterir ayrıca kadının şahitliğinin yarım sayılması açıkça onun aklının ve hafızasının eksik görüldüğünün kanıtıdır bu bir aşağılamadır koruma falan değildir
mehir meselesi ise kadının bir mal gibi satılmasının bedelidir nikah akdi aslında bir satış sözleşmesidir ve mehir de o kadının cinselliği ve emeği karşılığında ödenen bedeldir bir kadına para verip onu eve bağlamak ona değer vermek değil onu mülk edinmektir
son olarak güneş ay ve evrenin varlığına bakıp bir yaratıcıdan emin olmak sadece bir duygu halidir karmaşık görünen her şeyin bir ustası olmak zorunda değildir doğa milyarlarca yıl içinde kendi dengesini kurmuştur biz kendi kendimize mi olduk sorusunun cevabı basit biyolojik ve kimyasal süreçlerin sonucuyuz buna bir şekil veren yok genetik kodlarımız ve evrim var gerçekleri görmek için tövbe etmeye ya da korkmaya gerek yok sadece cesaret edip o dogmatik zincirleri kırmak ve her şeyin insan tarafından uydurulduğunu kabul etmek yeterli
- 3 ay
@hellomilliss 300 bin yıllık insanlık tarihinde 290 küsür bin yıl dinlere dair arkeolojik kayıtlarda ne bir tanrı inancı ne bir din inancı ne yazı resim figür simge vs yok günümüzden 5-6 bin yıl önce sümerler yazıyı bulup enteresan bir şekilde tek tanrı değilde çok tanrılı bir inancı meydana çıkardığını görüyoruz çok tanrılı dinlerden binlerce yıl sonrada tek tanrılı dinler hâsıl oluyor dininde bir otorite kuramamış tanrıya inanmak saçma olur ve bu dinler tamamen insan uydurması 12 bin yıllık göbekli tepe bile İbrahimî dinlerin 2-3 bin yıllık uydurduğu tanrıya tapanlara bir tokat daha olan bir keşif ayrıca bakara193 tevbe29 enfal12 maide33 muhammed4 nisa89 tevbe5 tevbe12 enfal65-66 ahzap36 ahzap37 ahzap50 ahzap51 ahzap52 ahzap60 ahzap61 tahrim1 maide51 nisa3 nisa11 nisa34 bakara223 bakara228 tarık7 furkan53 rahman19-22 araf179 kehf74-81 araf179 nebe33 kalem13 tevbe111 gibi ahlâk ve bilim dışı terör ihtiva eden ayetleri okuyup Müslüman kalmak teröristliktir cehalettir Tanrı fikri tarihsel ve kültürel olarak değişkendir
Dünyada binlerce tanrı inancı vardır ve her biri diğerine göre “doğru” olduğunu iddia eder eğer tek evrensel ve açık bir tanrı olsaydı her toplumun aynı kavrama ulaşması beklenirdi
Kutsal metinler birbirleriyle çelişmezdi Tanrı’nın varlığı kültürden kültüre değişmezdi fakat durum bunun tam tersidir bu da tanrı fikrinin insan kültürlerinin ürettiği bir kavram olma ihtimalini güçlendirir dinler insanların icadıdır din toplumları bir arada tutan aynı zamanda parçalanmasınıda sağlayan önemli bir unsurdur bir dinin müridi olup sorgusuz sualsiz o din ne emrediyorsa onu yapmak aslında daha önceden insanlar tarafından konulan kurallara uymaktan bir adım öteye geçmez hepsi birbirinin kopyası ölümden korkanlar için uydurulmuş hurafeler ölünce sonsuza kadar yok olacaksınız nebe33. ayette ki tomurcuk memeli huri tahayyülleriyle avanak avanak işler yapan insan çok okuduğunuzu kıvırmak için çaba sarf etmeyin - 3 ay
@hellomilliss ganimet ve cariyelik meselesi en büyük kara deliktir nisa suresi 24. ayete bakarsan evli bile olsalar savaşta esir alınan kadınların sağ ellerinizin malik olduğu cariyeler adı altında helal kılındığını görürsün yani bir kadının kocasının savaşta öldürülmesi ya da esir düşmesi onun bir başkasının cinsel objesi olması için yeterli bir sebep olarak sunuluyor hani nerede kadının onuru hani nerede kutsallık bir kadını rızası dışında mal gibi alıp satmak ya da kullanmak bu sistemin temelinde var ayrıca nur suresi 31. ayetteki örtünme meselesi kadını korumak için değil kadını erkeğin şehvetinden sorumlu tutmak içindir kadının saçının teli bile bir tahrik unsuru olarak görülüp gizlenmesi isteniyorsa burada sorun kadında değil erkeğin iradesizliğindedir kadını bir paket gibi sarmalamak ona değer vermek değil onu toplumsal hayattan silmek ve sadece ev içine hapsetmektir miras ve borçlanma ayetlerindeki o detaylara tekrar bak bakara 282'de açıkça geçer eğer iki erkek yoksa bir erkek ve iki kadın şahitlik etsin ki biri unutursa diğeri hatırlatsın denir bu kadının hafızasını ve zekasını doğuştan kusurlu kabul etmektir bu aşağılamayı koruma kılıfıyla pazarlamak büyük bir kurnazlıktır cennet tasvirlerine bakarsan olayın rengi iyice değişir kuran’daki cennet tamamen o dönemin çöl bedevisinin hayallerine göre dizayn edilmiştir altından ırmaklar akan bahçeler yeşil ipekler ve en önemlisi iri gözlü tomurcuk memeli huriler peki kadınlar için ne var orada kadınlar sadece dünyadaki kocalarına hizmet eden ya da onlara yeniden eşlik eden birer figür olarak kalıyor cennet bile erkeğin zevkine göre kurgulanmışken kadına burada da bir özne olma şansı tanınmıyor yani ufaklık her taşın altına baktığında karşına çıkan şey kadının erkeğe hizmet etmek onu eğlemek ve onun soyunu sürdürmek için yaratılmış ikincil bir varlık olduğu gerçeği değil midir biraz mantık ya
- 3 ay
@hellomilliss ve son olarak evrim gerçeği ortadayken bir tasarımcıdan bahsetmek zaten en baştan çökmüş bir iddiadır evrim bize gösteriyor ki doğada bir plan veya amaç yok sadece hayatta kalma mücadelesi ve rastlantısal mutasyonlar var eğer bir tanrı dünyayı yaratsaydı neden canlıları milyarlarca yıl süren kanlı ve acı dolu bir eleme sürecine mahkum etsin neden mükemmel bir canlıyı bir anda var etmek yerine milyonlarca türün yok oluşu üzerinden bir düzen kursun insan vücudundaki evrimsel kusurlara bakarsan tanrının ne kadar hatalı bir iş çıkardığını ya da aslında ortada bir tanrı olmadığını anlarsın mesela dik yürümeye başladığımız için bel ve boyun fıtıklarıyla boğuşuyoruz doğum kanalının daralması yüzünden binlerce yıl kadınlar doğumda can verdi eğer bu bir tasarım olsaydı bu kadar verimsiz ve ölümcül bir mühendislik hatası yapılamazdı ya da gözümüzdeki sinirlerin ters bağlanması apandis gibi işlevsiz ama patladığında öldüren organlar yirmi yaş dişlerinin ağza sığmaması gibi onlarca örnek var bu bir tanrının sanatı değil evrimin yolda bulduğu geçici çözümlerin birikimidir ayrıca evrimsel süreçte kadın ve erkeğin rolleri tamamen hayatta kalma stratejisiyle şekillendi erkeklerin kas kütlesinin fazla olması ya da kadının doğurganlığı kutsal bir lütuf değil avcı toplayıcı dönemdeki iş bölümünün sonucudur dinler ise bu biyolojik farklılığı alıp birini efendi diğerini köle yapacak şekilde kutsal bir kılıfa soktu yani evrim bize canlılığın bir rastlantı ve zorunluluk zinciri olduğunu anlatırken dinler bu süreci sahiplenip kendi baskıcı kurallarını dayattı evrenin milyarlarca yıllık geçmişinde insanın sahneye çıkışı sadece son saniyeye denk gelir koskoca evrenin ve dünya tarihinin sadece son diliminde ortaya çıkan bir türün kendini merkeze koyup her şeyin kendisi için yaratıldığını düşünmesi tam bir narsisizmdir
- 3 ay
@hellomilliss eğer tanrı dünyayı yaratsaydı dinozorların 150 milyon yıl boyunca hüküm sürmesine ve sonra bir göktaşıyla yok edilmesine neden izin versin bu muazzam bir israf ve plansızlık değil mi sonuç olarak evrim kör bir süreçtir tasarımcıya ihtiyaç duymaz ve her adımında hata barındırır canlılık bir mucize değil kimyasal bir tepkimedir bu gerçekleri bildiğinde ne cennet ödülüne ne de cehennem korkusuna yer kalır her şey maddeden ibarettir ve biz bu maddenin kısa süreliğine bilince dönüşmüş haliyiz o kadar
- 3 ay
Kadınların korunmaya ihtiyacı vardi. Hala bu devirde bile kadınlar rahat rahat yürüyemiyor devir gittikçe kötü oluyor. Allah dünyadaki hicbirseyi boş yere yaratmaz. Yarattığı arıların bile balından faydalanıyor insanlar. Biz madde falan değiliz. Evrime inanmıyorum. Allah dışında hiç kimsenin bir sinek bile yaratabilecek gücü yoktur. Güneş neyden evrildi reis? Ben senin yerinde olsam gözümle bakamadığım güneşten çok çok daha büyük bir güç arardim. Doğumda can veren kadınlar cennetlik. Bu dinen belirlenmiş zaten. Erkekte gucun ve paranın olmasının sebebi kadınlara bakmakla yükümlü oldukları için. orada dövün vurmak anlaminda değil Arapça'da bunu sana söylemiştim. Ayrılın anlaminda. Toplumsal denetim için değil. Zina yapan kadının cezalanmasi için 4 şahit isteniliyor. 4 şahit imkansız gibi birsey. Yani Allah aslında kadınlara zarar verilmesin istiyor hata yapsalar bile. Mehir kadınların mal gibi satilmasinin bedeli değil. Hz Ali eşinin mehirini verebilmek için kendi zırhını satmıştı. Mehir kadının hakkı. Allah kadınları çok düşünüyor. Kadın dinen kuranda yemek yapmak zorunda eşine bakmak zorunda diye geçmez. Çocuğuna bakmak zorundadır. Esine yaptigi hizmet yemek vs hepsi onun sadakası oluyor buda ayetlerde var okusaydın anlardın. Herseyin bir ustası var. Nasıl insanlar telefon araba vs meydana getiriyolarsa bizide meydana getiren biri var. Güneş kendi kendine olmadı evrimle olmadı tabiki bilimsel açıklaması var ama Allah istedi. Kimse ne bir sinek ne bir Güneş yaratabilecek güçtedir. Kadınların ortunmesi kadını korumak içindir. Kadınların namuslaeini başörtü ile. kapatmasi erkeklerin de bakmamalari gerekiyor erkeklerin gözleri namusa giriyor bunuda ayette okudum. Tek kadınla ilgili bisey yok. Kadına süs ve ziynetinizi göstermeyin deniliyor.
- 3 ay
@hellomilliss avcı toplayıcı atalarımız otların arasından gelen sesi rüzgar yerine bir yırtıcıya bağlayarak hayatta kaldı bu yüzden bugün de karmaşık evreni bir tasarımcıya bağlama ihtiyacı duyuyorsun ancak bir saatin ustası olması saatin karmaşıklığından gelir canlılık ise kopyalanma ve doğal seçilim süreçleriyle biriken bir bilgi yığınıdır güneş bir patlamayla ya da mucizeyle değil kütleçekim kuvvetinin hidrojen gazını sıkıştırıp nükleer füzyonu başlatmasıyla oluştu yani güneşin bir ustaya ihtiyacı yok fizik yasalarına ihtiyacı var kadınların korunma ihtiyacı ve toplumsal statüsü ise yaratılıştan değil binlerce yıllık patriyarkal yani erkek egemen kültürün bir sonucudur eğer kadınlar bugün sokakta rahat yürüyemiyorsa bu biyolojik bir kader değil erkeklerin egemen olduğu toplumsal yapının başarısızlığıdır örtünmeyi veya kısıtlamaları bir koruma kalkanı gibi sunmak aslında kadını özgür bir birey olarak değil korunması gereken bir mülk olarak görmenin kibar yoludur zina için dört şahit istenmesi gibi kurallar kadını korumaktan ziyade antik kabile hukukunun toplumsal düzeni sağlama yöntemleridir mehir ise kadının hakkı gibi görünse de kökeni kadının ekonomik bağımsızlığının olmadığı bir dönemde ona verilen bir güvence bedelidir evrim bir inanç meselesi değil biyolojinin temelidir bakterilerin antibiyotik direnci kazanmasından fosil kayıtlarına kadar her şey ortak bir atadan geldiğimizi kanıtlar bir sinek bile yaratamazsınız argümanı ise biyokimyanın karmaşıklığını hafife almaktır bilim bugün laboratuvarda sentetik hücreler ve genetik kodlar inşa edebiliyor eğer her şeyin bir ustası olmak zorundaysa o zaman o ustayı kimin yarattığı sorusu sonsuz bir döngüye girer tanrıyı ezeli ve ebedi kabul edip evreni edememek rasyonel bir tutarsızlıktır iyilik ve ahlak için göksel bir otoriteye ihtiyaç duymak insanın kendi içindeki vicdanı ve empatiyi küçümsemesidir bizler yıldız tozuyuz ve bu kısa ömürde anlamı gökyüzünde değil birbirimizde aramalıyız
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Biz Berk ve Şenay; bu soru hem çok geniş hem de insanların inanç ve değerlerine çok dokunan bir konu 🕊️🇹🇷
Hz. Muhammed bir peygamber; dini tebliğ eden, vahiy alan, Müslümanlar için kutsal bir figür. Atatürk ise modern bir ulus devlet kuran, siyasi ve askerî lider, tarihsel bir figür. Biri inanç ve vahiy alanında, diğeri akıl, hukuk ve siyaset alanında konumlanıyor.
Benzerlik dersen, ikisi de yaşadıkları çağın gidişatını kökten değiştiren, toplumsal dönüşüm yaratan liderler; ama rollerinin doğası, oturdukları yer, insanlar için anlamları çok farklı.
Bu tür karşılaştırmalar ister istemez bir tarafı incitebiliyor; o yüzden ikisini de kendi bağlamı içinde anlamak daha sağlıklı geliyor bize 🙏🏻✨