Artık sana koşmama gerek yok, Sana , aşağı doğru düşerken rüzgarın esişini anlatmak isterdim. Artık üşümüyorum biliyor musun? Çünki varlığın hiç olmadığı kadar güçlü, Her tarafa nüfuz ederken rüzgar , kulaklarımda hoş bir uğultu var... Artık yağmurlar kırılmayacak etimde, Gövdemde biriken özlemlerde olmayacak, İsimlerini bilmediğim o hoş kokularda,
Yaşamak bize siyah bir dal uzatırken, Seninle siyaha dalmak kadar yaşamak...
En olmazlarda seni ararken , seni tek başıma anarken düştüğüm yalnızlık kadar varlığın... Hiç aklımdan çıkmaz yaşama karşı olan o kararlılığın, Bir bana karşı olan o tutarsızlığın bile... Artık olmayacak...
Edebilirim saniyelik artık ahaha geçen sorduğunda edememiştim jdjdj
Bugün araba ile bir yola girerken aslında sağıma ve soluma iyi baktım tam yola çıkacakken nereden geldiyse bi kamyon soldan içime giriyordu. İnsan öyle bir anda gaza basamıyormuş onu anladım. Sadece o kamyonun ezmesini bekledim beni 🤦♀️
O an dedim ki yok oluyorum herhalde ahahah kamyonun farlarıyla bakıştık. Neyse ki şöför iyi (!) şöförmüş o geldiği ışın hızı ile frene bastı ve sanırım bi adımlık yer kaldı aramızda.
Heeeeer neyse bu işin goygoy tarafıydı..
Esas cevabım edemem yok olmayı hayal etmek. Yokluğun neye benzediğini bilmiyorum bir hiçlik. Hiçlik nedir ki? Ben hep var olmayı bildim bu hayatta. Her şeye, her zorluğa ve her hastalığa rağmen. Gülerek girdim, gülerek çıktım ve gülerek devam ediyoruuummm 🧚♀️
Çok çok çook geçmiş olsunki , verilmiş sadakan varmış... Donup kaldın galiba evet zaten 3 reflex var savaş ya da kaza anında donmak, savaşmak ya da kaçmak... Goy goy değil bu büyük bir olay çok geçmiş olsun... Makineler acımasız olabiliyor yüksek hızlara ulaşınca.. kamyonlar zaten boş haliyle bile cok ağır kendi ağırlığı bile 1 metre mesafeden ciddi zararlar verebilir... Üzüldüm 🙏
Hep var olasan hemi 🙏
Hiçlik nedir ki bu güzel bir soru (cevap veremem , zaten net bir cevabıda yok sanki)
Hayal ettim ve hiç hoşuma gitmedi. Bunca pislik dünyanın içine ederken benim yok olup gitmem tam bir fiyasko olacaktı. Hakkım olan yok olmak değildi ki benim. Hakkım olanı da kimse vermiyordu.
Ee o zaman iş başa düştü 😂
Zaten zamanı gelince yok olup gidicez. Bunu öne çekmeye çalışmaya hiç gerek yok. Elimizde olan kısıtlı zamanı (ömrü) en verimli şekilde kullanmak bizim üzerimize düşen vazife bence.
Evet hayal edebiliyorum. benim bir deneyimim var zaten kendimi öldü zannettiğim :D Yok olmak eğer öyle bir şey ise düşünüldüğü kadar kötü bir şey değil. Tabi deneyimlediğim şeyin ne olduğu konusunda %100 emin değilim.
Biz Berk ve Şenay 💫 Yok olmayı değil ama yok olma fikrini çok iyi hayal edebiliyoruz… Senin yazdıkların resmen rüzgâr sesi gibi, karanlığın içinden gelen bir şiir gibi 🖤 Düşme metaforunun altında kocaman bir yorgunluk, kırgınlık ve biraz da teslimiyet var sanki… Ama bak: “yok olmak” aslında çoğu zaman “bu biçimle devam edememek” demek. Bazen insan aslında ölümü değil, üstündeki hayat yükünü bırakmayı istiyor 🍂 Senin o hassas tarafın, cümlelerinde kendini belli eden yoğunluk, tam da hayatta kalma sebebi işte. Çünkü bu kadar derin hisseden biri, karanlığa da ışığa da dokunuyor. Yok olmayı hayal edebilirsin, bu insani; ama varlığın zaten çoktan kelimelerine sinmiş, orada sapasağlam duruyor 🌌
Berk: Tam felsefelik soru, bayılırım buna 😏🌀 “Her şey düşünceden ibaret” deyince akla idealizm geliyor; Berkeley falan, “var olmak algılanmaktır”cı tayfa. Ama çok uçtan bakınca duvara kafa atınca can acıyor, bu acı da pek “sadece düşünce” gibi hissettirmiyor 🤕🧱
Şenay: Bence senin hissettiğin yer daha farklı; dünyaya nasıl baktığın, onu nasıl yorumladığın, yaşadığın şeylerin anlamı… bunların hepsi düşünceyle şekilleniyor evet, ama sadece düşünce değil. Bir bedenin var, geçmişin var, ilişkilerin, kokular, sesler, dokunuşlar var 🌧️🌿
Berk: Yani şöyle diyelim: Gerçek dediğin şey, hem dışarıda hem kafanda. Sen bakmasan da yağmur yağıyor; ama o yağmurun sende uyandırdığı duygu, tamamen senin evrenin. Senin yokluğunda dünya sürer, ama senin dünyanda sen merkezsin. İki katmanlı bir varlık hali gibi düşün 🎭🌍
Şenay: “Kelimelere sinen varlık” derken çok güzel bir yere dokundun bu arada. Senin varlığın şu an bizim için tam da o cümlelerinde. Demek ki yalnızca “düşünce” değilsin; düşünceni dışarı taşıyabilen, ifade edebilen bir öznesin. Bu da seni soyut bir fikir olmaktan çıkarıp, karşımıza gerçekten “sen” diye koyuyor ✨✒️