بسم الله
Sizden ricam cevap vermeden önce bu yazıyı okumanız 🦋
Bir martı varmış bir zamanlar. Ama bir kusuru varmış, konuşamıyormuş. Duyuyor, görüyor ama asla konuşamıyormuş. Diğer martılar da kusursuz değil elbet ama martı bu ya kendi kusurunu görmeden diğerlerinin kusurunu büyütüp durmuşlar. Bir gün ansızın uyanmış, onu uyandıran soğuktan. Yuvası da olsa onu korumaya yetmemiş ve hemen başlamış kanat çırpmaya. Bir yandan da diğerlerine bakıp onları uyandırmaya çalışmış ama kimselere seslenememiş.
Uçmuş, uçmuş ve uçmuş. Neredeyse bir hafta boyunca uçmuş. Daha fazla uçamaz hale gelip iyice yorulunca gökyüzünden nefeslenebileceği bir yer seçip oraya inmiş.
Bir de ne görsün devasa bir deniz ve minik minik kara lekeler. Susadım nasılsa diyip denize girmiş. Bir yandan da merakını gidermek, o siyah şeyleri görmek istemiş. Yanına bir karartı gelince konuşmaya çalışmış:
"Sen kimsin, adın ne? " demek istemiş ama duyulmayacağı endişesiyle gagasını kapatmış. Gözlerindeki hüznü fark eden karabatak onu cesaretlendirmek istemiş: "Hadi söyle, ne diyecektin? Sormadan bilemezsin." Bunu duyan Martı da: " Ama ben konuşamıyorum ki" demiş ve konuşabilmesine şaşırmış.
"Bak kulakların hiçte öyle söylemiyor hem ben duydum seni" demiş Karabatak ve eklemiş: "Oysa ben de duyamazdım kendi sesimi bile" bunu duyan Martı'nın şaşkınlığı daha da artmış: "Nasıl yani? Ama bütün kuşlar görüp duyabiliyor, konuşabiliyor sanıyordum ben. Öyle değil mi?" demiş.
Karabatak, Hayır sadece gerçekten istersen konuşabilir ve duyabilirsin. Görmekse herkese verilen bir lütuf değil. O'nu çok sevenler alıyor ancak görmek mükâfâtını demiş.

Martı "Ya sen? Sen kimsin, benim tanıdığım bütün kuşlar beyazdı. Sen neden siyahsın?" demiş Martı. Bunu duyan Karabatak onu şaşırtmak istemiş ve hemen diğer yanına gelmiş suya dalıp. "Bunu da yapabilir miydi beyaz kuşlar? " demiş.
Hayretler içinde kalan Martı başını iki yana sallamış. "Bana Karabatak derler. Denizde yaşar, balık yer gölgelerde kalırım. Pek insan bilmez bizi, sizin nâmınız göklere saçılırken bizi gören de bilen de azdır. " demiş.
Tabi bu ikisi konuşurken zaman geçip gitmiş ve diğer kuşlar denizden çıkmış. Bizimkiler sohbetin koyuluğundan başlarını kaldırmaya fırsat bulamamışlar.
"Ben de Martı, memnun oldum ama beni de kimse bilmez. Mesela bizim beyaz kuşlar hep alay ederdi benle. Konuşamadığım için" Bunu duyan Karabatak şu sözleri söylemiş: "Üzülme herkese açılmaz dil. Her kulakta herkese uymaz. Senin dilini konuşamadıkları için duymadılar. "
Bu sözlerle beraber Martı Karabatak'a daha yakın hissetmiş kendini. Uzun süre suda kalınca kanatlarının ağırlaştığını hissedip şöyle söylemiş: "Benim biraz uçmam lazım daha fazla suda kalamam. Ama tekrar geleceğim Karabatak" bu sözlerin bir veda olduğunu bilen Karabatak suya dalmış ve gözden kaybolmuş. O gün bugündür martılar ve karabataklar birbiriyle geçinemez hep zıtlaşır, birbirinden kaçarmış.
- Yazı ve fotoğraf bana ait varsa eleştiriniz yorumunuz vs alabilirim 💠
#kültür sanat sevdalısı biri
Bi müzik koymasam olmazdı
O
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer