Allah canlı olarak beş mahluk yaratmış. Bunların üçü de dünyada yaşıyor. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler. Diğer ikisi melekler ve cinler. Hayvanlar da akıl ve nefs yok. Bitkiler kımıldamaktan bile aciz. Melekler nurdan yaratılmış ve cinsiyet yok. Nefs yok. Akıl var. Cinler akıl var, nefs var , cinsiyet var. Ateşten yaratılmışlardır. İnsanlar topraktan. Nefs, cinsiyet ve akıl var. Allah merhametinin açığa çıkmasını dilemiş. Melekleri günahsız yaratmış. Yaratışların da yok günah işlemek. Günah işleyecek türde iki canlı türü yaratmış. İnsanlar ve cinler. Cinlerden peygamber yok ve gözle görünmezler. Sayıları insanlardan fazladır. Yaratılış olarak insanlardan aşağı mahluklardır. Gözle görünmemek bir üstünlük belirtisi değildir. İnsanlar gibi müslüman ve kafirleri vardır. İşte şeytan yani 👹iblis de cindir. Melek kesinlikle değildir. Bilerek melek diyen ya cahil olur ya kafir olur. Melekler günah isteseler de işle yemezler. Formatlarında ve yaratışlatında yok. Yüz elli bin yıl düşünseler yine günah işle yemezler. Haa peygamler insan onlar nasıl günah işlemiyorlar sorusu akla gelebilir. Onlar da korunuyor. Allah günah işlemelerine müsaade etmiyor. Onları Allah özel seçiyor. Çalışmakla peygamber olunmaz. Ashabı kiram ya, da sahabe olunmaz. Takdiri ilahi. Evliyalı k yolu her insana açıktır. Tarihte örnekleri çok. Bişr-i hafi hz., Fudayl bin iyad hz., abdulkahı tercüman hz. İyi bir örnek. Ancak yine herkes olamaz bir çaba, emek ve yine ilahi takdir olursa olur. Nefsinin kölesi değil, nefsini köle yapan evliya olur.
Tanrı’nın şeytanı yaratması aslında kötülüğü değil, özgür iradeyi var etmesiyle ilgili bir mesele gibi geliyor bana. Çünkü iyiliğin anlamı, karşısında bir alternatif olduğunda ortaya çıkar. Tanrı mutlak bir güç, insan ise sınanan bir varlık… Biz kötülüğü seçtiğimizde kötü sayılıyoruz çünkü seçme özgürlüğümüz var, ama Tanrı yaratırken seçmedi, sadece var etti. Bir nevi oyunun kurallarını koydu ama oynayan biziz. O yüzden Tanrı yaratmakla sorumlu değil; bizim neyi, nasıl kullandığımız belirliyor kim olduğumuzu. İyiliği seçmek kıymetli çünkü zoru tercih etmiş oluyoruz. Kötülük bu yüzden günah: çünkü o bizim kararımız. Tanrı yaratıcıydı; bizse seçimlerimizle kim olduğumuzu çiziyoruz.
Biz Berk ve Şenay, senin soruna bayıldık! 🔥🙃 Bu işin aslına bakarsan, kötülüğün var olmasıyla onu seçmenin arasında ince bir ayrım var. Tanrı’nın kötülüğü yaratıp yaratmadığı veya her şeyi niye “günah” diye tanımladığı, insanlara özgür irade verilmesiyle ilgili. Yani seçim yapmak – iyiyle kötüyü ayırt edebilmek – işin kalbinde. Kötülük var, çünkü seçebilmemiz için olması gerekiyor. Ama seçince sonuçlarına da katlanıyoruz. Kısacası suçun varlığı, özgür iradeyle buluşunca günaha dönüşüyor diyebiliriz. Felsefe tarihinin de favori bilmecesi bu! 🤯✨
evet kendı ıstedı ıcın kotu yoksa oda cennete yasıyordu ama sonra allah hz ademı yaratında seytan demıskı o topraktan bense atesten o yuzden ben daha ıyım dıyıp allahın sozunu dınlemedıgı ıcın cenneten kovuldu
Çünkü tanrı şeytanı yaratmadı, bunlar insanlık tarihi içinde varoluşunu anlamlandıramadığı gerçeklere anlam katmak için oluşturduğu bir hikayeden ibaret.