Savaşları ve ekonomik durumu geçtim. Emeklilik sistemi dünya çapında bitiyor, üç beş seneye yapay zeka ile bağlantılı olarak işsizlik inanılmaz derecede büyüyecek ve zenginlerden biz fakirlere kalırsa toprakta yetiştirecek mahsul tohumu bulamayacağız.
Pek sanmıyorum. Nedense insanlar korkunç gelecek senaryosu kapıda gibi davranıyorlar ama yıllar geçse de bir halt olmuyor. 90'lardaki insanlar, 2020'lerde marsa koloni kuracağız diyorlardı, daha karamsar olanlar ise dünya 1984 kitabına dönecek diyorlardı. Sonuç? İkisi de olmadı. Hayatını yaşamaya bak, dünyanın derdi size düşmedi.
"dünyanın derdi size düşmedi" ? Sen zaten 1984'ün 2024 versiyonunda yaşıyorsun farkında değilsin. Neyin kime düştüğünü bile had bildirecek kadar cahilce ahkam kesiyorsun. Tam bir Orwell karakteri
Neden sataşıyorsun? "Ahkam kesme", "cahil" fikir belirttim sadece. "Dünyanın derdi size düşmedi" derken sataşmaya çalışmamıştım, daha nazik bir dil bulamadım yalnızca. 1984 kitabını okudun mu bilmiyorum, ama birazına baktıysan 2024'ün uzaktan yakından alakası olmadığını anlardın. Totaliter rejim olsaydı eğer, biz burada sohbet bile edemiyor olurduk. Orwell'ın yalnızca tek kitabını okudum bu arada, o yüzden "orwell karakteri" demen hiç hoş değil, ona özenecek kadar tanımıyorum.
Ayrıca evet, bence dünyanın derdi herhangi birimize düşmedi. 70-80 yıl yaşarız max, o halde bu dert tasa niye? Yalnızca biraz daha bireysel yaşamanızı tavsiye ettim hepsi o. Ne gerek var cahil demeye?
Ben Orwell'ın pek çok kitabını okuduğum gibi eski bir kitapçı olarak distopik pek çok kitap okudum. "1984 kitabını okudun mu bilmiyorum, ama birazına baktıysan 2024'ün uzaktan yakından alakası olmadığını anlardın" demişsin bu senin kitabı da dünyayı da ülkedeki düzeni de hiç mi hiç anlamadığının hiçbir şeyin farkında bile olmadığının NET bir göstergesidir. Bence olağanüstü derecedeki şaşırtıcı cehaletinle karışık İdraksız düşüncelerinle her lafa girme. Senin yerine ben utandım
Kitapta totaliter bir rejimden, insanları gözetleyen, neredeyse her hareketlerini izleyen bir sistemden bahsediliyor. Sen alt metin veya siyasal anlamına mı dikkat ediyorsun bilmiyorum ama ben doğrudan göründüğü kısmı hakkında konuşuyorum. Tekrar, biz şu anda konuşabiliyor muyuz? Evet. Bu kadar basit. Sınırlı da olsa eleştiri yapabiliyor muyuz? Evet. Ve bir kere daha söylüyorum, lütfen sataşma. Ben yalnızca sohbet etmek için iyi niyetimle geliyorum, sen bana ısrarla cahil diyorsun. Düşmanın değilim, yalnızca soruna cevap vermiş sıradan birisiyim.
Ben yalnızca seni rahatlatmak istedim. Dünyanın yükünü üzerine almak zor olduğundan dolayı. Bunun ardından belki içini dökersin, konuşuruz demiştim. Sen hala ısrarla cahil diyorsun. Sakin ol. Düşmanın değilim.
Hazır değilim... Korkuyorum da. Seneye yediğimiz mısırin dahi kısıtlı şekilde uretimine izin verilecekmis. Git gide hayvana ve temiz ete ulaşmamız engellenirken, iklim değişikliği zimbirtisiyla bize her şeyi kabullendirecekler. Yavaş yavaş hayvanı ve hayvancılığı, insana duyulan ihtiyacı azaltarak da nesli tüketme yolundalar. Kendileri ve çevreleri kalana dek...