Geriye dönüb baktığınızda hayatda hiç bir önemli adım atamadığınızı tüm hayallerinizin hayal olarak kaldığını görüyorsunuz ve bu durum sizde yorgunluk hayal kırıklığı depresyona sebep oluyor ve zaten neye el atsanız olmuyor hele bide üstüne çirkinsinizde
Ne yapardınız?
var mı böyle durumda olan veya buna benzer durumda olan?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
3Cevap
Doğada hiçbir şey geriye dönüp bakmıyorken insanoğlunun geçmişe takılı kalması, tıpkı bahsettiğiniz gibi yorgunluğa, mutsuzluğa, durağanlığa sebebiyet verir. Böyle bir durum da hem anı kaçırmamıza hem de bu vesileyle geleceğe ümitle bakmamıza engel olur. Çünkü geleceğe ümitle bakabilmek ancak bu anda yapılan olumlu uğraşlar sonucunda hasıl oluyor.
Dolayısıyla çözüm, kendi hayatımızdaki değişmezlere değil, değiştirebileceğimiz şeylere odaklanarak eyleme geçmek olacak. Yani dün oldu ve bitti, onu değiştiremeyiz, bu alana odaklanmamız artık gereksiz. Onu olduğu gibi kabul etmeli ve bize kazandırdığı tecrübeye odaklanmalıyız. Bu alanda doğru bakış açısını yakaladığımız zaman yaşadığımız her olayın ruhsal ve zihinsel gelişimimiz için oldukça faydalı olduğunun farkına varırız.
Örneğin, alışkanlıklarımızı, çalışma ve düşünce biçimimizi, yaşam şeklimizi vesaire değiştirebiliriz. Bu alana odaklanarak düşünce şeklimizi değiştirdiğimiz anda başımıza gelen bütün olumsuzluklara karşı daha olumlu bir bakış açısı elde edebiliriz ve böylece bu olayların bizi yavaşlatmasının önüne geçmiş oluruz.
Büyük işler başarmış insanların hayatlarını okursanız onların ortak bir özelliklerinin olduğunu göreceksiniz. Bu insanların hepsi yaptıkları işlerde kendilerini değil, başka insanların faydasını merkeze almışlardı. Televizyonu icat eden adamın niyeti eğer şöhret olmak veya çok para kazanmak olsaydı, "Yahu sen ahmak mısın? Bir kutu yapacaksın ve insanlar onun karşısına geçip o kutuyu seyredecekler öyle mi?" gibi hakarete varan söylemler karşısında yolundan dönmesi beklenirdi. Ancak bu insanlar ortak faydanın peşinde koştukları için yollarından dönmediler.
Korkularınızın ümidinizi tüketmesine izin vermeyin. Adım atıp başarısız olmaktan korkmayın. Başarısızlıklar aslında içerisinde binlerce tecrübe barındıran oldukça zevkli olgular. Karşımıza çıkan problemler bu noktada bir sorun değil, bir sonraki adım için karşımıza gelen basamak vazifesindeler. Hayat boyu kurduğumuz hayaller, bizler adım atmadıkça gerçekleşmezler. Gerçekleşmiş olsalar dahi hep farklı varyasyonlarda gerçekleşirler. Bu yüzden çok da hayal kurmayın; niyetinizi belirleyin ve harekete geçin. Bu hareket esnasında neler yaşayacağınızı önceden bilmeye çalışarak hayal kurmayın. Çünkü doğada her şey doğaldır. Bu hayaller bizlerin doğal akışını engellediği için sonuçların olumsuz manada farklılaşmasına sebebiyet verir.
Bütün bu satırları umarım okumuşsunuzdur. Sizi rahatlatacağını umduğum kısa bir bilgi daha vereyim. Dış görünüşünüze çok da takılmayın çünkü sevgi, dış görünüşle ilgili bir hissiyat değil. Ve hayatta kimse kırmızı rengini aynı tonda görmüyor. Dolayısıyla siz kendinize güzel gelmiyor olabilirsiniz ama bir başkası için o yüz bambaşka bir güzellik ifade ediyor olabilir, yeter ki frekansınız uyuşsun. Sevgiyle kalın
Yeniden başlarım, mücadele ederim. Beni üzen ne varsa kurtulmaya çalışırım. Veli başka bir şehir belki başka bir ülke. Benzer durumlardan geçtim. Aklımda bunlar vardı.
kabullen herseyi yapacak bisey yok