Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!

Sessiz bir rüzgardı gelişi. Tüylerimi hafiften kaldırtan, fakat kesinlikle bunu bana hissettirmeyen bir nefesi vardı.
Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!

O geldiğinde ben, ne eski bendim; ne de yeni olan bana bir karakter biçilmişti. Araf'ta kalmış bir dalga gibiydim,-hırçınca, umutsuzca çarpıyordum taşlara. Bağırırcasına, öfkemi dindirmek istercesine, fakat bir türlü gelmedi. Ne o yaklaştı bana, nede ben, hiç tanımadığım insana ''Merhaba diyebildim.'' Sadece yıprandım, sessiz ve kanayarak, bir sessiz uğultu gibi; yıprandım.

Havanın değiştiğini, tenimde dalga dalga, ruhuma gelen birtakım isteri isteriler, bunu bana sıklıkla yaşatıyordu.

Acı çekiyordum, fakat bu acının sebebini bir türlü aklıma sokamadım.
Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!

Daima, bir çığlık besledim ruhumda. İleri ki zamanlarda beni hapsedecek bir çığlıktı bu, besledim; besledikçe öz güveni ve egosu artan bir çığlık, besledikçe bana sarılan, ve beni asla bırakmayan bir çığlıktı bu.

Nihayet, bana yarar vermeye başladı. Bir karanlıktan diğer karanlıklara ışıklar saçıyordum.
Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!

Karanlığımda bir ışık yanıyordu, fakat beni değil, diğer gölgeleri aydınlatmak istiyordu, yorulmak bilmeyen bir enerjiydi. Aradım, tüm sokakları ışıklandırmak istedim. Tüm gölgeleri, anlamlandırmak istedim,-evet buna yetecek gücüm olduğu kanısındaydım, gücü ellerimde ve ruhuma giden her noktaya bir dikiş gibi işledim, hiçbir zaman bitsin istemedim bu rüya.

Ah, rüyalar demişken! Çıldırmak üzereydim.
Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!

Evet, rüyalarım beni derinden sarsıyordu. İyice paranoyaklaşan ruhum, artık çok yorgundu. Deliriyordum, her geçen gün delirecek kadar fazla sarhoş ediyordu bu karanlık beni. Öylesine bir an geliyordu ki, ruhumda basmadık yer bırakmıyordu. Tek tek her zerresini gezip, beni ışığa karşı bir savaşa itiyordu,-kurtulamadığım bir lanet idi. Bunun üstüne gelen rüyalarım, ah... Şu günlerde pek göremiyorum oysa. Rüyamda gördüğüm her dolunay için sabahları kelebekler açtırdım. Dolunay önemliydi, evet.

Nihayet artık, insanlardan uzaklaşmıştım.
Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!

Onlar benim, yanlış yolda olduğumu söylediler,-ama hiçbir zaman kendi gittikleri yolunun doğru olduğunu da söylemediler. O halde benim gittiğim yoldan bu kadar nasıl emin olabildiler? Çünkü insanoğlu, anormal olan her şeyi reddeder! doğasına aykırıdır, evet benim ruhumu ben kaldıramıyordum, onlara da normal gelmemesi elbet normaldi. Artık onlardan uzaklaşıyor, ve bir başka gölgeye sığınıyordum, bedenimi bir gölgeye armağan etmiştim. Beni tüketecek olan, ve beni bitirmekten asla yorulmayan bir karanlığa, beni bir disipline edilmiş, bedende vücut bulan zekaya, bir fikre dönüştürecekti.

Bu gece her gece olduğu gibi aynanın karşısındaydım.
Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!

Yüzüme baktığımda tüm bedenimin suskun olduğunu gördüm. Hepsi intiharlar edip kaçmıştı! evet benden kaçtılar, benden; sahip olan benden! Tek bir şey hariç,- gözler... Gözler daima gerçeği söylerler. Gözlerime odaklandım her geceki gibi. Görebilenler için, ölümden daha acıydı. Derin bir çaresizlik, suskun bir ifadeydi. Hiçbir zaman yanaklarımdan, yağmurların inmesine izin vermedim, fakat bu beni merhametsiz kılmaz, kılmamalı!

Ve nihayet; beni içten içe tüketen bu karanlığa karşı savaşı kabul ediyorum.

31 aralık gecesi bitecek olan bu iğrenç, ama artık onu süpürmem gereken bu yolda, onu en büyük kozum ile bitireceğim. Işık vardır, çünkü ışığa sebebiyet veren bir güneş bir lamba vardır,- karanlık vardır, çünkü güneş artık yoktur, lambalar kapanmıştır. Duyuyor musun beni tüketen şahsi ruhum,- sen aslında ışığın olmama durumusun! Ve ben o ışığı, canlandıracağım. O gün geldiğinde tüm gölgeleri ve karanlıkları ışıklandıracağım,. Bu yolda bana eşlik etmek ister misin?

Her Şey Bir Siyahın Kulağıma Fısıldayışı ile Başladı!
Cevapla