Ramazan bitiyor.. Yemekler yapıldı, sofralar hazırlandı. "Bu ramazan inş biraz kilo vereceğim valla yha" naraları atıldıktan sonra bir buçuk porsiyon iskenderler, dönerler gömüldü. İftar sonrası soda içmek farz oldu :D Ve uğruna nice diyetler bozduğumuz, fırın sıralarında süründüğümüz gönüllerin sultanı ramazan pidesi bu ramazanda da bizleri yalnız bırakmadı...
Tadıyla, kokusuyla diğer ekmeklerden, pidelerden farklıydı ramazan pidesi.. Kimselere benzemezdi. Ramazan pidesi, eski sevgiliden bile üstündü. Nasıl mı? Hadi bir bakalım.
1- Sevimlidir.
Yahu şunun bir tipine bakın! Yusyuvarlak, şirin mi şirin minnak bir ramazan pidesi! Sevimli mi sevimli ya. Susamlı susamlı böyle. Canım benim. Peki ya eski sevgili? Çirkin, çirkef. Pis bir şeydir yahu eski sevgili. Uzak durun. Oturun ramazan pidenizi yiyin, eski sevgiliyi unutun.
2- Samimidir.
Sıcacıktır, içinizi ısıtır. Aileden biridir ramazan pidesi. Kilo yapacağını baştan belli eder size. Yalan yoktur ramazan pidesinde. Peki ya eski sevgili? Yalan söyler, söyler de söyler. Bir türlü memnun olmaz, sürekli gözlerini devirir. Sizi değiştirmeye çalışır. Samimi değildir. Yılandır yılan. Ramazan pidesi öyle mi? Onunlayken kendiniz olabilirsiniz, sizi yargılamaz. Bir tanedir o.
3- Cebinizi zorlamaz.
Ucuzdur ramazan pidesi. Az paraya güzelce doyabilirsiniz. Dolayısıyla cebinizin de dostudur ramazan pidesi. Peki ya eski sevgili? Ne starbucksı biter ne lattesi ne kahvesi.. "Aşkm bara gidelim." "Aşkım ayakkabı beğendim onu alsak mı yiaaa?" "Aşkım midpointte cheesecake yiyelim." diye bir türlü durmaz çenesi. Bir bakmışsınız para bitmiş. Geriye kalan 3-4 tl.. O zaman bile yalnız bırakmaz sizi ramazan pidesi.
4- Beklemeye değerdir.
Son olarak, en önemlisi de beklemeye değerdir ramazan pidesi. Anne zoruyla pijama terlik gittiğiniz fırınlarda uzun kuyruklarda beklersiniz. Meşakkatli mahalle kaldırımlarını aşarsınız. Komşularınızın, yaşlı teyzelerin "Ee sen ne zaman evleneceksin?" "Hmm kim gelecek iftara?" "Okul bitti mi kaçıncı sınıfsın sen?" sorularına tek tek cevap verirsiniz.
Tam vazgeçeceğiniz sırada, tam "Neyse ya ekmek yeriz." diyeceğiniz sırada fırıncı abinin o güzel sesini duyarsınız. "Buyur." der size.. Pide dolu poşeti sıkıştırır elinize. Gözlerinizde birer damla yaş, büyük bir sevinçle alırsınız poşeti. Başarmışsınızdır. Beklemeye değmiştir. Peki ya eski sevgili? Bekle bekle nereye kadar.. Gelmez, yollarını gözlersiniz yine gelmez. Pidenizle baş başa kalırsınız yine. Belki buruk bir hüzün vardır içinizde, yine de yalnız değilsinizdir. Pideniz... Hep oradadır...
En İyi Cevaplar