Bence' ye başlamadan önce kulaklık takmanızı ve aşağıdaki müziği başlatmanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Her şeyi daha iyi göreceksiniz...

Gözlerimizin önündeki dünya
İzin verin size hayallerinizi göstereyim;

Afrika' da yaşayan bir çocuğa sormuşlar; "Eğer zengin olsaydın ne yapmak isterdin? " Çocuk, "Buradaki ailelere ve çocuklara ilaçlar, oyuncaklar, yemek ve su getirirdim" demiş. Sizce de elimizdeki uyku haplarını bırakmamız gerekmiyor mu? Evet, uyku hapları. Telefon, tablet, para, oyun, sosyal medya, gündemin trendleri vb.

Sürekli şükür ediyorum bütün bunları erken yaşta anladığıma. Çünkü yaşıtlarım ve hatta benden yaşça büyük olan kişiler halen saçma amaçlar ve hedefler peşindeler. Tek yapmanız gereken "gerçek olan nedir? " sorusunu sormak...
Gerçek olan nedir?
Gerçek olan budur:
NOT: Videonun sesini kapatmanızı tavsiye ederim tema müziğiyle kesişmemesi sebebiyle.
Bu da sizin dünyanız

Evde etiniz mi bitmiş? Babanız gelirken istediğiniz dondurma yerine farklı bir tane mi almış? Durun size daha kötüsünü söyleyeyim; I phone 7 çıkmış ve siz halen 6' yı mı kullanıyorsunuz? Ne kadar kötü bir durum. Size hak veriyorum. Sonuçta dünyada olma sebebimiz sınıf/ iş arkadaşlarımıza yeni telefonumuzu göstererek "Bakın ben de zenginim, her zaman en son modelini alırım tabii ki. " diyebilmek değil mi? Dikkat ettiyseniz yukarıdaki videoda çocuklara yöneltilen "Ne yiyorsunuz? " sorusuna çocuk, "Ot yiyoruz" cevabını verdi. İşte bütün mesele bu. Ne sizin telefon modeliniz, ne kariyer hayalleriniz, ne de para miktarınız. Bütün mesele bu...
Amaç öylece gitmek mi?

Sadece soruyorum; öylece gitmek mi istiyorsunuz? Dünyaya hiçbir katkı sağlamadan, gelecek nesillere, hakkı yenen insanlara, "yaşamayı" hak eden insanlara hiçbir katkı sağlamadan öylece gitmek mi istiyorsunuz? Size kötü bir haberim var, sosyal medyada paylaşım yapıp aldığınız onlarca beğeni puanı "hiçbir" işinize yaramayacak. Bence hepimizin egosu yeterince yüksek. Bunu fotoğraftan gelen beğeni puanıyla yeniden ölçmemize gerek olduğunu düşünmüyorum. Özellikle yaşamaya ihtiyacı olan birçok insanın hayatıyla karşılaştırdığımızda, egomuz yeterince, yeterince yüksek...
Dünyanın size ihtiyacı var

Ben kimim ki? Sen ne saçmalıyorsun sanki tek başıma dünyayı kurtaracağım. Evet yapacaksın. Hiç olmazsa birçok kişinin hayatını kurtarmış olacaksın ve bunu inandığın için başaracaksın. Fakat hepimizin bazı sorumlulukları var. Eğer karşımıza merdiven çıkarsa adım atmamız gerekir. Söyler misiniz, bizi evsiz insanlardan ayıran şey nedir? Doğarken seçim hakkımızı kendi ailemiz için mi kullandık. Hayır.
Peki asıl mesele nedir?

Asıl mesele, uykudan kalkmak istemememizdir. Yeni nesil pop kültürü, para, televizyon, telefon, bilgisayarlar, oyunlar, iş, kariyer, maaş, sinema, uyuşturucu, seks, sigara, alkol, kimyasal gıdalar, daha zengin olma isteği, kusursuz bir model olma isteği... Bütün bunlar yeni nesil uyuşturucu ve uyku haplarıdır. Belli başlı kişiler dünyayı bunlarla uyuturken aynı zamanda bunlardan gelir elde ediyor ve planlarını yürütmeye devam ediyorlar. Savaşlar, kaoslar, terör, iç işleri vb. bütün olayların bir amacı ve hedefi her zaman bulunuyordu, bulunmaya da devam edecek. Siz "aaa bugün ikiz kuleler yıkılmış! " dediğinizde aslında bunun da bir hedefi vardı. Bir amacı vardı. İşte o amaç günümüzdeki bazı olaylar ile bağlantılı.

Siz uyurken bazı kişiler çalışıyorlar, düşünüyorlar, biliyorlar. Fakat siz bilmiyorsunuz... İşte bütün mesele bu...
Ama geç değil, telefonunu bırak ve bugün sosyal medyaya girme, bugünü sadece öğrenmek için harca. Ne kaybedersin ki? Günün sonunda vücudun yorulduğunda, beynin bilgiyi işlemeye başlayınca işte o zaman dediklerimi anlayacaksın. Bazı şeyleri araştırdığında, bazı şeyleri görüp şahit olduktan sonra, işte o zaman dediklerimi anlayacaksın. Bazı şeylerin "farkına" varınca, işte o zaman dediklerimi anlayacaksın...

Sigara kullanan birisine "Neden? " diye sorarsanız, vereceği cevap "Sıkıntılarım, dertlerim var" olacaktır. Dertlerinizi, beyninizi uyuşturarak, kendinize acı vererek, unutmaya çalışarak mı çözmeyi düşünüyorsunuz? Bu kadar mı güçlüyüm diye sorun kendinize. Tam tersine sorunlarınızın gözlerinin içine bakarak, onlarla yüzleşmek... İşte gerçek acı budur. Yüzleşin, çözmeye çalışın. Bu zor olacak, kolay olacağını kimse söylemedi.
"Yaşadığınız zorluklar kadar güçlüsünüzdür"
Yalnızca sizin için buradayım

Size yürümeyi öğretene kadar, yanınızdayım. Aç kalan, evsiz kalan insanlar, hakkı yenen, yaşayamayan insanlar, çocuklar, yalnızca sizin yardımınızla yaşayabilir. Afrika' da açlıktan ölen kişiler kendilerine yardım edemezler. Savaşlarda hiçbir suçu olmamasına rağmen işkence gören halk, yalnızca sizin gücünüzle güçlenebilir, emin olun bu savaşın ve bu dünyanın bir parçası olmak istemezsiniz. Fakat öylesiniz. Her biriniz bu sistemin bir parçası ve enerji kaynağısınız. Ama uyuyorsunuz, her birinizi matrix filminde olduğu gibi uyutup, yerleştirmişler. Kafanızın içerisinde hayali bir dünya yaşatıyorlar.
Tarih tekerrürden ibarettir...

Tarih boyunca savaşlar, kaçınılmaz birer kaos ortamı olmuştur. Hiçbir toplum savaşmak istemez. Çünkü hiç kimse öldürülmek istemez. Günümüzde savaşlar tamamen siyasi boyuttadır. Kaynak, toprak ve stratejik güç için yapılmaktadır. Onlar için Suriye' de ölen çocukların, insanların "hiçbir" önemi yoktur. Kimi zaman kaybedilen birkaç askerin bile önemi yoktur. Çünkü onlar daima piyon olmuştur. Bu yüzden yazıyorum bu satırları, kütüphaneye gidin, evinizdeki eğitici kitapları açın, okuyun. İnterneti açın ve araştırın, yalnızca bir gün sosyal medyayla bağınızı kesin, eğlenceyle bağınızı kesin. Okuldayız diyeceksiniz. Hayır, okul size yeterli eğitimi hiçbir zaman verememiştir. Ben bile şu an size yeterli bilgiyi 20 bin karakterde veremem çocuklar.

Sizden tek istediğim; bu sistemin parçası olmamanız. Çünkü bu sistem bir süre sonra kendi içine doğru patlayacak. İşte o zaman anlayacaksınız. Kimsenin dediklerine inanmayın. Kendiniz araştırın. Bolca kitap okuyun, sigara içip dertlerinizi hafifleteceğinize inanacağınıza, bir uğraş edinin (örneğin; yazılım, fitness, aikido, amatör yazarlık vb. ) ve "sorunlarınızın gözünün içine bakın. Yüzleşin.
Hadi, bırak artık bu uyku haplarını

Her insanın hayatında bir değişme noktası vardır. Bugün senin değişme noktan. Uyku haplarını çöpe at ve tertemiz bir nefes alıp, keskin bir bakış at hayata. Kendine güvenen, amacı kendinden önce "doğruluk ve gerçeklik" olan ve öğrenmeye aç olan birisin artık. Uyan, bir beş dakika daha yok. Mesele ne senin ailen, ne kariyer hayallerin, ne kazandığın para, ne alacağın telefon, ne de toplumdaki saygınlığın. Bütün mesele dünya ve dünyada bıraktığın etki.
Tavsiye ettiğim 2 video
Son Not:
Bu hazırladığım ikinci benceydi. Nadiren yazıyorum çünkü sizin için en öğretici, en iyi yazı olması için düşünüyor, okuyor ve araştırıyorum. Birçok kişiye ulaşmak istiyorum fakat bu her zaman mümkün olmuyor. Size ulaşabilmem için beni takip edebilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Aç kalın, budala kalın. Uyanık günler dilerim...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar