Dünyanın en korkutucu 5 seri katili...


1. Ted Bundy





1974 - 1978 yılları arasında, Abd nin çeşitli yerlerinde çok sayıda genç kadını öldürmüştür. Kurbanlarının kesin sayısı bilinmeyen Bundy, on yılı aşkın inkâr süreci sonunda, otuzdan fazla cinayet işlediğini itiraf etmiştir. Bundy, sıklıkla Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir. Gerçekten de seri katil terimi ilk defa onu tanımlamak için ortaya atılmıştır.


Bundy'nin bir sosyopat olduğu düşünülmektedir. İşlediği vahşi cinayetlere rağmen eğitimli, yakışıklı ve kibar bir genç adam olarak tanımlanır. Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür. Kurbanlarının çoğuna tecavüz ettiğine ve ayrıca, öldürdükten sonra da tecavüz edip, bedenlerini kestiğine inanılmaktadır.



2. Behram




Öldürme rekoru ise bir Hintli'nin elinde. Adı Behram. Soyadı bilinmiyor. 1790-1840 arasında Uttar Pradeş bölgesinde Hindistan'da bir mezhep olan Thuggee inanışına göre yapılan törenlerde tam 931 kişiyi beyaz ve sarı renkli bir kumaş parçasıyla boğarak öldürmüştür.
Behram 931 rakamıyla dünyada erişilmesi güç bir seri cinayet rekorunu elinde tutmaktadır.


THUGGEE TARİKATI
Hindistan’da 600 yıl boyunca varlığını sürdüren bir caniler tarikatıdır. Gizli bir soyguncular ve katiller topluluğu olan Thuglar, adına sayısız suçlar işledikleri yamyam tanrıça Kali’ye taparlardı.


Tarikat üyelerinin çocukları da bu topluluğa katılırlar ve kilden yapılmış mankenler üzerinde cinayet yöntemini öğrenirlerdi. Nesiller boyunca Thuglar Hindistan’da sayısız kurban boğdular. 1830 yılın



3. Meet Dion Milam




kendisi bana göre dünyanın en korkunç seri katilidir. Rüyama bile girmiştir. suçları;


44 tecavuz
67 cinayet(12sini yemis)
78 araba calma sucu
112 hirsizlik
1054 yaralama


sol kaşının üstünde honor,sağ kaşının üstünde aryan ve boynundada swastika dövmesi bulunan,dünyanın en korkunç görünümlü suçlularından biridir. Kendisini tutuklamak isteyen şerifide öldürmüştür ve mahkemede dışarı çıkması halinde adam öldürmeye devam edeceğini söylemiştir. Görüntüsü sebebiyle diğer mahkumlar şikayetçi olmuştur ve tek başına bir hücrede kalmıştır. Ordada boş durmamış ve ,eroin satışı yapmıştır.


yaptıkları insan işi değildir. adam hiç boş durmamıştır ve faşistdir. hakkında çok fazla bilgi bulamadım.



4. Ed Gein





Ed Gein, annesinin (hayatta olan tek akrabasının) ölümünden sonra anatomi bilimiyle ilgilenmeye başlar. Bu ilgisinin tek nedeni ölen annesini diriltmektir. Bir süre sonra mezarlıktan cesetler çalmaya ve öğrendiklerini üzerlerinde denemeye koyulur. Kendisini özellikle büyüleyen, kadın vücududur. En sonunda sonra annesini diriltemeyeceğini anlar ve annesi yaşında bir kadının cesetinin derisini yüzer. Bu deriyi annesinin eski kıyafetleriyle birlikte giyer.


Kadın vücutlarına duyduğu ilgi daha da büyüyen Ed, bir süre sonra ceset çalmakla kalmaz ve cinayet işlemeye de başlar.


Deri işlemesinde gün geçtikçe daha da hamaratlaşan Gein, bir süre sonra meme uçlarından kemer, kafatasından bardak ve diğer süs eşyaları yapmaya koyulur.


Yaşadığı bölgenin şerifi tarafından yakalanmıştır.


Şerif ; evinde birçok kadavra, dudaklardan yapılmış kolyeler, el derilerinden yapılmış eldivenler ve daha bir çok garip nesne bulur.



5. Albert Fish





Kuzuların Sessizliği filmine ilham olan Albert Fish'in toplam 100'den fazla cinayet işlediği düşünülüyor. Aynı zamanda yamyam (insan eti yiyen) Fish, en yaşlı seri katilolma özelliğindedir.


Annesinin yanında cinsel istismara uğradıktan ve çocuk yurduna yerleştikten sonra ruhsal yapısı ciddi derecede bozulan katilimiz, dine arı bir eğilim göstermeye başladı. İlk cinayetini 1910 yılında işledi. Küçük ve savunmasız çocukları kurban olarak seçip işkence etmeden,tecavüz etmeden ve etlerini yemeden öldürmüyordu. Acı çektirmekten zevk alıp bunları "din" uğruna yaptığını düşünüyordu.


Aynı zamanda kendisine de işkenceler yapıyordu. kendi idrarını içip kendini çivili sopayla döverek günahlarından arındığına inanıyordu.


1928'de Budd ailesiyle yakınlaşan Fish, onların güvenini kazandıktan sonra küçük kızları Grace Budd'ı, yeğeninin doğum günü eğlencesine götürmek bahanesiyle kaçırarak boş bir eve götürdü. Grace'in cesedini parçalayan Fish, bazı parçaları kaldığı pansiyona getirdive dokuz gün boyunca hiç dışarı çıkmadan bu parçaları pişirip yiyerek mastürbasyon yaptı. Daha sonra kaçmaya başlayan Fish, 1934 yılında kendi hatası yüzünden, kendisini yakalamayı kişisel bir konu haline getiren polis William King'in eline düştü. Budd ailesine, kızlarını nasıl öldürüp yediğini anlatan mektuplar göndermesi nedeniyle yakalandı.


1935 yılında yargılanmasının sonunda deliliğine kanaat getirildiyse de elektrikli sandalyede idam cezasına çarptırıldı. Kararı duyunca "Hiç tatmadığım bu büyük zevki tatmaktan mutlu olacağım" açıkladı. Albert Fish'in idam cezası, 16 Ocak 1936 tarihinde Sing Sing hapishanesinde elektrikli sandalyede infaz edildi.




Dünyanın en korkutucu 5 seri katili...
Cevapla