Hayat Yormuyordur Belki de Seni, Sadece Haddinden Fazla Şey Biliyorsundur

Ve yaşamak; nefes almak kadar basit, nefes almak kadar zor
Hayat Yormuyordur Belki de Seni, Sadece Haddinden Fazla Şey Biliyorsundur

Neresinden tutarsan tut elinde kalıyor hayat,neresinden bakarsan bak eksiksin. Tatsız,tuzsuz bir şey şu hayat. Sıkıcı. Adil de değil üstelik. Peki neden var?

7,44 milyar insan içerisinde neden sende varsın? Kim bilir...

Belki isyan etmek için varsındır ha. Belki dünyanın umurunda bile değildir varlığın. Belki de sadece öylesine bir uğramışsındır dünyaya. Dedim ya kim bilir. Asıl anlamadığım, anlamak istemediğim, kendine bu soruları niye sormuyorsun? Cevabı bilmeyebilirsin ama biraz düşünürsün, sonra belki sadece bir ihtimal yaşarken yaşarsın. Hadi başla bir ucundan;

Neden buradasın mesela? Kendine ne kadar acıyorsun? Hayatına ne kadar yoğunlukta küfürler savuruyorsun?

Ne cevap verdiğin önemli değil aslında, önemli olan düşünmeye başlaman

Şu anda yanlış yapıyorum galiba, hayattan tat alamayan yeni bireyler türeyecek bu sorularla. Bir şeyler eksik gelecek, bir şeyler yanlış, sıradanlık sıkıcı olacak mesela. Her gün uyanmak gibi, her gün tekrar uyumak gibi. En kötüsü de bu biliyor musun, uyumak bile sıkıcı gelecek artık. Sanki, sanki bir görevmiş gibi. Yaşamak bir görev midir? Eğer öyleyse bu görevi zevkli kılan ne ki?

Hayat Yormuyordur Belki de Seni, Sadece Haddinden Fazla Şey Biliyorsundur

Nedenini kaybeden insanlar yaşarken en çok zorlananlardır. Yazık. Ne çok yazık. Bir defa kaybedince ne kadar kazandığın ya da ne kazandığın önemli değil, çünkü sen, seni kaybetmişsindir. Gülmek de ağlamak da anlamsızlaşır. Sonra aramaya başlarsın,öyle bir ararsın ki,bulamayacağını bile bile bazen inatla, bazen bıkkınlıkla ararsın.

Bazen insanları kullanırsın, bazense nesneleri

Ya da belki bir evcil hayvan evlat edinirsin. Hani şu kalbini ısıtan insanlar var ya, ya da şu çok sevdiğin mavi bluz, sen eve gelince üzerine atlayan Zeus (var sayalım ki köpeğin) da olabilir bu, hayatına anlam katıyordur belki ha? Belki de sadece kendini kandırmana yarıyordur bunlar. Ne önemi var ki. Bak buraya, bazen çok da fazla sormamak gerekir. Bazen yorulduğun yerden nefes almak için durman gerekir. Bazen çok saf olup kendine kandırabilmen gerekir.

Ne sanıyordun; yaşamak gümüş tepsideki bir oyuncak sadece. Onunla ne yapacağın sana kalmış. Onu kırabilirsin, onu kaybedebilirsin, ona zarar vermemek için hiç dokunmayabilirsin de. Ya da sadece zarar vermeden oynayabilirsin. Her şey sana kalmış.

Hayat Yormuyordur Belki de Seni, Sadece Haddinden Fazla Şey Biliyorsundur

Bir yolculuk gibi düşün bunu; Albert Einstein; "Yolculuk etmeyi seviyorum ama varmaktan nefret ederim." demiştir. Sadece yolculuk etmeyi sevmek bile yeterli olabilir.

Gözlerini ne kadar kapattığına ve ne kadar araladığına dikkat et. Gördüklerinden pişman olmayacak kadar aç, görmek istemediklerini göremeyeceğin kadar kapat.

Düşünüyorum, düşünüyorum ve yine düşünüyorum, düşlerinden bu kadar çok düşen insan varken dünya hâlâ dönmeyi nasıl başarıyor.

Ve; Yakaladım seni...

Hayat Yormuyordur Belki de Seni, Sadece Haddinden Fazla Şey Biliyorsundur
Cevapla