Fareli Kalbin Kavalcısı

Kadın Fareli Kalbin Kavalcısı…

İnsanın ipi ne zaman incelirmiş, ne zaman koparmış geç öğrendi. Kalp en çok ne zaman nefessiz kalırmış keşfetti. Geçmiş kirli çamaşır sepetinin en dibinde kalmış yıkanmayı unutulmuş.

Farid Farjad çalıyor arka fonda. Ön fonda saçlarına makas atan bir kadın…

Aslında hiç olmamış bir adamlaydı kadın. Hiç aynı şarkıyı dinlememişler, aynı kitaba bakmamışlardı. Geç kalmıştı kadın her şeye, en çok da kendine. Kalbinin nefessiz kaldığını bile ölmek üzereyken anlamıştı. Bir balık olmak istedi o an. Balık olup susmak, sadece kendiyle konuşmak… Bir sonbahar gecesi fark etmişti çayını yudumlarken, adamın onu hiç çay bahçesine götürmediğini. İçi çay dolu bir bardakta anlamıştı ayrılığın aslında çoktan kapıya geldiğini. Balkonundaki fesleğenlerin kokusunu çekti içine usulca. Hiç çiçek almamıştı adam ona. O an anladı kadın içindeki kelebeklerin neden konacak çiçek bulamadığını. Bu yüzdendi yüzündeki gölgeler.

Bir tutam daha kesti sonra kadın saçından. Bir kadını saçını kestirecek kadar ne üzebilirdi diye düşündü. Onca zamandır cebinde sakladığı umutları vardı. Umut insanı öldürürdü, geç anladı. O değil, kedi ağladı.

Korkularını tek tek kolilere doldurdu. Mavilerini, yeşillerini… Düşlerini de yerleştirdi usulca, kestiği saçlarını da. Son kez yem bıraktı balkondaki güvercinlere. Sonra astı umutlarını ipe. İtti sandalyesini….

G.Gül 10.10.16

Fareli Kalbin Kavalcısı

Fareli Kalbin Kavalcısı
Cevapla