Kirpilerin Azmi Helal Olsun Dedirtecek

Kirpilerin Azmi!

Sabah nette dolaşırken bir yazı gözüme çarptı. Kirpilerin azmi diye. Nedir bu diye okuduğumda gerçekten çok etkilendim. Kirpiler başardı ise biz niye başaramayalım diye düşündüm.

"Gökler ve yerler; anlayan kişiye hep sözdür" diyor Mevlana.

Yeter ki FARKINDALIK'la ve SEVGİ ile bakmasını ve yararlanmasını bilelim.

Kirpilerin Azmi Helal Olsun Dedirtecek

Ve şuna kadar benim hiç duymadığım ama belki birçoğunuz duymuş olduğu bu güzel hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim. Çocuklarınıza, onlarda kendi çocuklarına anlatırlar belki ilerde. Günümüz koşullarında artık tahammülsüzlükler artık had safhada iken. Bizler zeki ve akıllı varlıklar olduğumuz için daha olumlu ve iyi düşüncelere sahip olmamız gerekiyor. Çünkü tek başına değil; BİR ve BÜTÜN olursak gerçek mutluluğu bulabiliriz.


Masalımızı anlatmaya klasik masal sözü ile başlamak isterim. Birazda çocukluğumuzu hatırlamaktan zarar gelmez...

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler top oynarken eski hamam içinde. Ben deyim şu ağaçtan, siz deyin şu yamaçtan, uçtu uçtu bir kuş uçtu, kuş uçmadı, gümüş uçtu. Gümüş uçmadı, memiş uçtu. Uçar mı, uçmaz mı demeye kalmadı, anam düştü eşikten, babam düştü beşikten. Biri kaptı maşayı, biri aldı meşeyi, dolandım durdum dör köşeyi. Az gittim uz gittim. Dere tepe düz gittim. Çayır çimen geçerek, lale sümbül biçerek, soğuk sular içerek, altı ayla bir güz gittim. Bir de dönüp baktım ki ardıma, ne göreyim, gide gide bir arpa boyu yol gitmemişim :) :)

Gelelim masalımızı anlatmaya...

"Eskiden buzul çağında çok sayıda hayvan soğuktan ölüyormuş. Kirpiler de bu zor şartlar altında bir şekilde hayatta kalma mücadalesi vermeye çalışıyorlarmış. Ve kirpiler bir gün bu soruna çözüm bulabilmek için sürüler halinde toplanmaya karar vermişler. Böylelikle hem ısınıyorlarmış, hem de tehlikelere karşı kendilerini koruyabiliyorlarmış. Ama sırtlarında bulunan dikenler yan yana ısınmak için durdukları dostlarına batıyormuş. Böyle olmayacağına karar vererek kirpi dostlarımız birbirlerinden uzaklaşmaya karar vermişler. Ama bu seferde aynı son soğuktan ölmeye başlamışlar. Zorlu hava şarlarından birçoğu ne yazık ki donarak ölmeye başlamış. Tekrardan acil bir karar vermez iseler kirpilerin soyu silinip gidecekmiş. Ya ölmeyi ya da dostlarının dikenlerine katlanmayı seçiceklermiş. Doğru karar verebilmek için bütün kirpiler yeniden bir araya gelmişler. Birbirlerinin ısılarından vazgeçemeyecekleri için; yakınlaşmanın açacağı küçük yaralara katlanıp, BİRLİKTE uyum için yaşamayı seçmişler. Böylelikle nesillerinin devamını sağlamış olacaklar ve birlik ve beraberlik içinde hepsi birden hayata tutunmuşlar."

Ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun "Aldatmak" isimli son romanında da bu satırlara rastlayacaksınız. Ve bende bu yazıyı okuyunca aklıma bir anda dikenleri olan kirpiler aklıma geldi. Onların yapmış olduğu bu davranışı alkışlarken, bizlerin ise ne kadar vurdum duymazlığı ve bencil olduğumuza hayıflandım.

Kirpiler doğadaki en ilginç hayvanlardan bir tanesi

Sadece korunma amaçlı sırtlarını kaplayan o oklarla yaşama tutunmaya çalışıyorlar. Baktığınız zaman kirpiler çok sevimli hayvanlar değiller aslında. Ama şöyle bir yavru kirpilere baktım da ne kadar sevimli olduklarına inanamazsınız. Ayrıca bilir misiniz ki kirpiler yavrularını "PAMUĞUM" diye severmiş. Kirpiler doğarken dikensiz doğarlar ve birkaç saat içinde de dikenleri çıkmaya başlar. Bu dikenler onları tehlikelere karşı koruyan tek silah.

Kirpilerin Azmi Helal Olsun Dedirtecek

Bu dikenler zamanla her biri değişikliğe uğramıştır. Dikenlerin azami uzunluğu 2-3 cm. kadardır. Dikenlerin sayısı kirpilerin yaşlarıyla orantılı olarak yaklaşık 6000 civarındadır. Kirpiler korktuklarında ya da kendilerine karşı herhangi bir tehlike sezdikleri an vücudunu yuvarlarlar. Ve aniden bir diken topuna dönüşürler. Bazı kirpilerin dikenlerini fırlatabilme özelliği de bulunmaktadır. Bir tek Malaya kirpilerinin dikenleri yoktur.

Kirpilerin Azmi Helal Olsun Dedirtecek

Bu hayvanlar 18 yıl yaşamaktadır. Boyları 13 cm. ile 30 cm. arasında değişmektedir. İşitme ve koku alma duyuları çok gelişmiştir. Memeli ve kemirgen hayvanlar grubuna girmektedirler. Özgür yaşamayı severler. Gündüzleri tehlike daha çok olduğu için yaygın olarak geceleri daha çok hareket halindedirler. Zehirlere karşı inanılmaz derecede dayanıklılıkları vardır. Koşarlar, tırmanırlar ve yüze bilirler. Her bölgede ve mevsimde yaşayabilirler. Ama en çok nemli bölgeleri sevdikleri bilinir. Çok soğuk bir yerde yaşıyorlar da onlarda ayılar gibi kış uykusuna, çöllerde yaşayanlarda yaz uykusuna yatıyorlar.

Kirpilerin Azmi Helal Olsun Dedirtecek

Beslenme şekilleri ise tamamen doğadan. Solucan, hamam böceği, çok zehirli böcekler, kurbağa, fare ve yılandır. Bu hayvanları çok rahatlıkla avlayabiliyorlar. Çok aç kalırlarsa bitkide yiyorlar. En büyük ve nerede ise tek düşmanları TİLKİ'lerdir.

Kirpilerin Azmi Helal Olsun Dedirtecek

Hangi şartlarda ve koşullarda olursak olalım, ne kadar birbirimize dikenlerimizi batırsakta, UYUMLA YAŞAMANIN bir yolunu bulmamız gerekiyor. Sevgimizi kullanarak, sevgimizle dikenlerimizi törpüleyeceğiz.

Budizmin kurusu olan Hintli Gotama Buda'nın da dediği gibi : ‘’Bütün canlılar şiddet karşısında titrer. Hepsi ölümden korkar. Hepsi hayatı sever. Kendinizi onlarda görün. O zaman kimi incitebilirsiniz ki?’’

Kirpilerin Azmi Helal Olsun Dedirtecek
Cevapla