Pamuk saçlarıyla oynayınca ne sıkıntı kalır, ne gam, ne tasa. Dünyanın tüm yükünü kucaklamışçasına büzülen çukurlaşan göz altları, sevilesi yanaklarıyla babaannem sevgi çemberimin ortasında yer aldı hep. Her ne kadar alzheimer olsa da, artık bir şeyleri hatırlayamasa da aramızdaki güçlü bağ kaldığı yerden devam etti her daim.
Ben onun yüzünü avuçlarım arasına alıp minik yürekli bir bebekle ilgileniyormuşcasına nazik severken türküler söylerdi eskiden; şimdi yerini anlamsız tekrarlar aldı. İçim cız ediyor onu bu halde görünce. Sırf beni güldürmek için kahkahalar atıyor. Hiç bir şey hatırlayamasa da eksiltmediğim sevgimle hala zihninde yer ettiğim aşikar.

Halam kahve yapmıştı ben babaannemle ilgilenirken. Balkona kahve içmek üzere çıkmak istedim. Elimi sımsıkı tutup ansızın öpmeye başladı "güzel kızım" diye. Yüreğime koskoca bir acı oturdu, tarifsiz. Elinden hiç bir şey gelmemesi öyle kötü ki... Kahve kaldı ben içmedim, babaannemle ilgilendim.
Biraz daha saçlarını okşadım, ben anlattım o dinledi ve kendini yineleyen ifadelere devam etti.
Eskiden olsa ben kahve içerken ona da ada çayı yapardık. Pek severdi. Her yudumunda yüzünün rengi değişir, mutlu olduğunu yüzünün kıvrımlarından hissettirirdi.

Ama ada çayını kesmek zorunda kaldık tansiyona iyi gelmiyormuş. Hayatta tek sevdiği içecekten onu mahrum bırakmak çok acı vericiydi ama mecburduk. Gelirken dondurma almıştık, kaseye koyup verdik eline. Öyle iştahla yedi ki dünyanın en lezzetli şeyini yiyordu kendince besbelli. Çocuklaşan yüreğinde hiç eksilmeyen bir bana olan tavrı; bir de dondurmaya zaafı olsa gerek. Geri kalan her şey mazide kaldı.

Çok değil bundan yaklaşık iki yıl önce dedem vefat ettiğinde teyzemler gelmişti. Babaannem taziye evinde değildi, üzülmesin diye götürmemiştik. Fakat dönüşte onu da ziyarete gittik. Babaannem türkü söylemeye başladı bizi görünce.
Kuzenim de babaannesinden şikayet etti. "Ne kadar eğlenceli babaanneleri var, benim babaannem hiç eğlenceli değil; hiç türkü söylemiyor. " Bizi gülümsetti kuzenimin bu çocukça masum ifadesi. Rahatsızlığı vuku bulmadan evvel babaannem daha anlamlı sözleri olan türküler söylerken şimdi aklına ne eserse doğaçlama söylüyor, uyduruyor yani.

Küçükken gider elini öperdim. Mis gibi kolonya kokusu dolardı ciğerlerime kadar ve içime işleyen ses tonuyla narin yüreğiyle hep yanımda durdu.
Allah başımızdan eksi etmesin. Her ne kadar bakımı zor olsa da derdini veren Allah sabrını da veriyor.
Dilerim pamuk yüreği hep iyiliklerle bezenen insanlarla karşılaşsın; mayasında kötülük barındıranlarla değil. Sırat köprüsünden rahatlıkla geçenlerden olsun. Ve inşallah yumuşacık, bembeyaz ve pamuk tarlasını andıran saçlarını acıtmadan, yanaklarını okşayarak, gözlerinin içine bakarak yolcu eder kabin memurları dünyevi hayattan uhrevi hayata.

Cennetin mis kokusu benim kolonya kokuluma çok yakışacaktır. Eminim ki küçükken olduğu gibi masallar anlatacak ve yüzümü güldürecektir yine rüyalarımda. Ben de sesleneceğim ona yine "Kolonya kokulum bir daha bir daha!" :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar