Küflenmiş Bir Mutluluk ve Düş kırıklığı

Yosun tutmuş kelimeler buldum çatı katında. En muhteşem manzaraya sahip ancak en büyük nefretime sebep çatı katı. Bavullara sıkıştırılmış bir geçmiş var burada. Ve içinde düş kırıklıkları dolu giysiler.



Bir insan giderken bu kadar sevinir miydi? Ya da Gitmediği zamana bu kadar öfkelenir mi? Öfkenin sebebi kendi cesaretsizliğimdi belki. Belki çaresizliğimdi. Çaresiz zannedişimdi. Düşlerini bilmediği bir şehirde ne kadar kalabilirdi ki insan? Hislerini hissetmediği, insanlarını göremediği…



Sahi bir insanın canı daha fazla yanabilir mi? Peki bir insanın canını en güvendiğinden başkası bu kadar yakabilir mi? Küflenmiş bir mutluluk insanı hayatta tutabilir mi?



Yanıma sadece kendimi alıyorum artık. Bir yanım eksik, bir yanım kırık dökük. Bir parçam kaybolmuş gökyüzünde. Bir elimde unuttuğum düşlerim, bir elimde gelmişim geçmişim…


Küflenmiş Bir Mutluluk ve Düş kırıklığı


Küflenmiş Bir Mutluluk ve Düş kırıklığı
Cevapla