Bir Trans Kadının Mektubu

Bence; trans kadın kimliğimi ifade etmenin en güzel yolu samimi bir mektuptur.


Bu benim arkadaşlarıma kimliğimi açıklamak için yazdığım bir mektup. Kendiniz olmaktan korkmayın, daha güçlü arkadaşlıklar için.


Bence; trans kadın kimliğimi ifade etmenin en güzel yolu samimi bir mektuptur.


Size beş yaşında bir çocuğun, onbeş yaşında bir ergenin, yirmili yaşlarında bir genç kızın hikâyesini anlatmak istiyorum. Bu gerçek bir hikâye. Benim hikâyem.


Canlılar arasında yanlış bedende doğan ortalama yüzde onluk kesimden bir insan.


Yanlış bedende doğmak... Yazmak, okumak, söylemek kolay bir cümle. Ama yaşaması çok zordu.


O zorlu süreci arkamda bırakırken arkadaşlarımla hakkımdaki bazı şeyleri paylaşma zamanımın geldiğini düşünüyorum. Ben az ve öz arkadaşlar edindim hayatımın her döneminde. Bana has, küçük dünyama aldığım her insan, arkadaşın yeri bende çok özel. Bunun karşılığı olduğunu bildiğim için bu yazıyı okuyorsunuz.


Herkese göre farklı özellikte, ya da herkesin söyleyebileceği aynı özelliklerde biriyim. Kimilerine göre erkeksi Tekin, feminen Tekin, uzun saçlı Tekin, adam Tekin, ya da fazla kadınsı biri. Bazıları yanılgı bazıları benim bir parçam.


Ben bugüne kadar bildiğiniz mavi nüfus cüzdanına göre de Tekin iken artık çevre baskısıyla kendisine acı veren transseksüel kadın kimliğini herkese açıklayan bir trans kadınım.


Tıpkı doğduğum andan itibaren bir transseksüel dişi oluşum gibi.


Yanlış bedende doğmak dile ne kolay dedik ya; tıpta buna "transseksüel sendromu" deniyor.


Ama insanlar dışarıdan gözlemleyemediği veya bilmedikleri her şeyi yok saydığı için biz LGBTİ bireyler çocukluğumuzdan itibaren kendimiz dahil herkesle ve her şeyle bir savaşa giriyoruz.


İnsanlar yanlış cinsiyette de doğabiliyor.


Evet, insanlar çift cinsiyetli doğabilir bunu herkes bilir. Ama insanlar yanlış cinsiyette de doğabiliyor. İşte kimsenin anlamak istemediği bu noktada ben bir cinsiyet düzeltim sürecindeyim.


Bu benim seçimim değil ama sırf bedenim erkek diye erkek rolü yapmak benim seçimimdi. Benliğimiz, kişiliğimiz beyin dışında herhangi bir organa bağlı değil. Aslında tıpta da bunu en kolay açıklama yöntemi budur diye düşünüyorum.


Birini "o" yapan eli kolu dolayısıyla cinsel organı falan değil. Ben yine benim. Sadece artık benliğim daha özgür.


Daha net bir tıp bilgisiyle açıklarsam; cinsiyet anne karnında beyinde oluşur ve sonrasında kromozomlara bağlı cinsel organ ya da bazen cinsel organlar gelişir. Bazen de beyindeki cinsiyetle, bedensel cinsiyette uyuşmazlık oluşur.


Doktorların bana "bu kişinin cinsiyeti transseksüeldir" raporu verdiği bir dünyada, kendi dünyalarında cinsiyeti penis ve vajinadan ibaret gören insanlarla yeni bir savaşa Yasemin olarak başlıyorum.


Tam da olması gerektiği gibi. Ve ben "ben" olurken geçmişimden kimseyi kaybetmek istemiyorum. Bu yola çıkarken kimilerini kaybetmeyi göze aldığım halde..


Hepinizi seviyorum.

Bir Trans Kadının Mektubu
Cevapla