Ve Bağırdı Annem, Tam Kapıdan Çıkarken: "Yüreğini ört. İnsanlar Soğuk, Üşürsün."

...Dönüp baktım ona. Haklıydı aslında annem.


İnsanlar soğuktu. İnsanlar bir hapishanenin duvarı kadar soğuktu. Bir damla yeşil yoktu yüzlerinde. Ne bir parça deniz, ne biraz mavi. Hepsinden yoksundu insanlar. İnsanlar ölüyordu, insanlar gülüyordu. Kimileri gidiyordu, ardında bıraktıkları çürüyordu. Vuruyordu birbirlerini kalplerinin onikisinden.
Kimileri parayı seviyordu, sevgileri maddiyata endeksliydi. Kimileri ise sevgiye aç yaşıyordu. Aslında yaşamıyorlardı. Yaşıyor görüntüsü altında, zulüm çekmek ise ayrı bir sanat olmalıydı.


Ve Bağırdı Annem, Tam Kapıdan Çıkarken:


Biri ağlarken gülebilen bir insan nasıl bir kişiliğe sahip diye soruyorum kendime. Ya da bir kişiliği var mı ki acaba? Yoktur sanırım, öyle umuyorum. Varsa da ben de bir gariplik olsa gerek. Yani benim kişiliğimde. Bu yüzden gülemem ben kahkahalar içinde. Gülmelerim yarım yamalaktır. Tıpkı sevdalar gibi...


Konudan sapmak istemiyorum. Ah şu soğuk insanlar. Sadece sevgide değil, hayatın her alanında soğuk insanlar. Üşümüyor musunuz hiç? Nasıl ısıtıyorsunuz içinizi? Yoksa ısınmaya ihtiyaç duymuyor musunuz?


Ve Bağırdı Annem, Tam Kapıdan Çıkarken: "Yüreğini ört. İnsanlar Soğuk, Üşürsün."



Biraz üşüsem sarılacak battaniye misali, gülen insanlar, güler yüzlü ve her zaman dağıtmaya hazır tebessümü olan insanlar arıyor gözlerim. Siz ise yalnızsınız. O yalnızlık içinizi hiç mi acıtmıyor? Bir kuzgun gibi yalnız olmak. Karanlığının içinde... Garip şey.


Hoşçakalın... :)

Ve Bağırdı Annem, Tam Kapıdan Çıkarken: "Yüreğini ört. İnsanlar Soğuk, Üşürsün."
Cevapla