"Hayatımın bir anlamı yok" diyenler buraya!!!

Yazım stilimde bir sistematik olacak. Lütfen dikkatli takip ediniz.


A) ALLAH'A, BİR TANRIYA VE/VEYA BİR DİNE İNANMAYANLAR:


A-1) Bunlar içinde mantığı ağır basanlar:


Size motivasyon sağlayan hipotez şunun aynısı, benzeri ya da türevi: "Ölürsem kaybedecek pek bir şeyim yok. Cehennem ya da cennet diye bir şey olmadığına göre bunlar beni kendimi öldürmekten alıkoyamaz. Dünyada da göreceğimi gördüm, daha da bir şey görmek istemiyorum. İnsanların acı çektiği, küçücük çocukların savaşlarda öldüğü, ellerinin kollarının koptuğu, insanların açlıktan öldüğü, zenginlerin de servetine servet kattığı, bu acıları görmezlikten geldiği bir mekan. Ne yapayım ulan ben bu s**tiğim dünyasında daha?"


CEVAP: Sadece sizin yaşadığınızı düşündüğünüz bu duyguları inançlı bir insan olarak ben de yaşıyorum. Tamam, cennet ve cehennem yok demiyorum ama var olduğuna inanıyormuş gibi de yaşıyorum, yani pratikte aynı yaşantılarımız... Ayrıca sizin aklınızdan geçirdiğiniz cümleler benim de aklımdan geçiyor. Sizin favori şarkılarınızın bazıları benim de favori şarkım. Örneğin:


"I'm not a slave to a God that doesn't exist...


I'm not a slave to a world that doesn't give a sh*t..." (Marilyn Manson)


(Çeviri: Olmayan bir Tanrı'ya köle değilim, bana bir b*k vermeyen bir dünyaya da köle değilim)



Arkadaşlar, sizin ve benim yanılgımız şu: Zeka ve akıl kapasitemizin, dünya&kainat ve bunlarla birlikte gelen her detaya yeteceğini sanıyoruz. Oysa ki bu bir YANILSAMA.


Bir Tanrı'ya inanmak zorunda değiliz. Ama madem dünya ve kainatın tamamını keşfetmek ve idrak etmek teorikte ve pratikte mümkün değil, neden ömrümüzün yettiği kadarıyla bu keşfe devam etmiyoruz?


Belki bu k**rolası dünya ve kainat için, belki de kendimiz ya da değer verdiğimiz biri için yapabileceğimiz bir şeyler hala vardır? Ne dersiniz?


Belki benim burada yazacağım 3 satır, onlarca, yüzlerce ya da binlerce kişinin hayatını olumlu yönde değiştirecek, olur mu olur? Kaos teorisi ve kelebek etkisini bir daha gözden geçirelim.


Kişisel olarak belirtmeliyim: Bugüne kadar sarf ettiğim hiç bir çabanın boşa gittiğine şahit olmadım. Sadece bazıları için yıllarca beklemem gerekti...


AYRICA: Hipotezinize göre Tanrı yok, din yok, gözümüzle göremediğimiz şeyler yok. Ya da agnostiklere göre yokluğu tam olarak ispatlanamadığı gibi varlığı da ispatlanamaz.


Peki, ya varsa?


A-2) Duyguları Ağır Basan İnançsızlar:


Sadece kendiniz için yaşıyorsanız, kendinizden başka değer verdiğiniz kimse yoksa; ya Psikopatsınız, ya Narsist, ya da Borderline...


Üçü de empatisi SIFIR olan grubun SIFIR NEGATİF kısmına girer. Borderline olanlar, ömürlerinde en az bir kere intihara kalkışırlar, bazıları başarılı olurlar. Psikopatlar, genelde başkalarına zarar verirler ama amaçlarına ulaşabilmek adına kendilerine zarar vermekten de çekinmezler (Hannibal)...


Bu durumda duygularınızın ağır bastığı meselesi, kocaman bir yalan... Duygularınız yok ki?


Eğer kendinizden başka değer verdikleriniz varsa, hiç olmazsa onların hatrına bir uzmana başvurunuz. Eğer uzman seçiminizi iyi yaptıysanız, duygularınız da varsa, inanın bakış açınız kısa zamanda değişecek.


Başka seçeneklerinizin olduğunu da kısa zamanda göreceksiniz...


B) İNANÇLI OLANLAR:


B-1) İnançlı olanlar içinde mantığı ağır basanlar:


Kendi hayatına son vermek, semavi olsun olmasın, bütün dinlerde yanlış bir davranış olarak kabul edilmiştir. Hatta Ötanazi bile bu dinler açısından kabul edilebilir değildir.


4 sene evvel yaşadığım bir anı:


Londra'da bir dil kursunda "advanced" sınıftayız. Ötanazi meselesini tartışmaya başladık. Arkadaşlardan birisi dedi ki: "Adam bitkisel hayatta, onun durumuna düşüp de kurtulan bir vaka yok tıp tarihinde, neden ötanazi düşünmeyelim?"


Ona Steven Seagal'ın bir filminden örnek verdim: Adam bir saldırıda yaralanıyor ve komaya giriyor. Tam 15 yıl sonra (sayı tutmayabilir, fikir önemli) adam uyanıyor ve intikam planları yapmaya başlıyor.


Sadece bir film diyebilirsiniz ama tıp tarihi "öldü" diye gömülüp mezarda canlanan insan hikayeleriyle dolu. Bir insan hayatından ümit kesmek bu kadar kolay olmasa gerek... Kaldı ki GELECEĞİ KİM BİLİYOR?


Hele de müslüman iseniz, beni hayata bağlayan cümle şu arkadaşlar:


CEHENNEMİ GARANTİLEMEYE GEREK YOK.


KURTULMA OLASILIĞI HER ZAMAN MEVCUT...


B-2) İnançlı olup da duyguları ağır basanlar:


Yaşamaya değer bir amacınız hiç mi yok?


Etrafınıza dikkatlice tekrar bakınız...


Çöpten yemek toplayarak yaşıyorsanız, o yemeklerin bir kısmını da oradaki kurtçuklara bırakınız...


İpek ağacındaki kozaya dikkatlice bakınız. Sadece bir günlük ömür için önce koca gövdesini değiştirip bir kelebeğe dönüşüyor... Yine sadece bir günlük bir ömür için o kozadan dışarı çıkmaya uğraşıyor didiniyor (tabii öğreniyoruz ki bu uğraş onun yararına) ve sonra dışarı çıkıyor, daldan dala uçuyor. Çabucak da ölüp gidiyor... "Değer mi l*n sadece bir gün için?" demiyor.


"Kainatta akıl sahiplerine pek büyük ibretler vardır..."


Hele şu cümleyi aklınızda tutunuz. (Zinaya niyetlendiğim bir zamanda İngiliz bir psikoloğun ağzından duyduğum bu cümle hayatımı değiştirdi):


IT'S NOT SOMETHING YOU CAN TAKE BACK!!! (BU, GERİ ALABİLECEĞİN BİR ŞEY DEĞİL)


Umarım yardımcı olabilmişimdir. Sadece BİR KİŞİYE bile yardım edebildiysem, ne mutlu bana... Yaşamıma ANLAM olarak YETER...

"Hayatımın bir anlamı yok" diyenler buraya!!!
Cevapla