Dünyadayken iyi bir evlat olmayı beceremediğim gibi, sen ruhlar alemindeyken de iyi bir evlat olmayı beceremedim anne.
Senden sonra elbette her şey eskisi gibi olmadı, evin düzeni kaydı, sensizlik bana ve babama ağır geldi, vicdan azabım arttı. Sana yaptıklarım dediklerim iğrenç hareketlerim gözümün önünden gitmedi. Lanet olası vicdanımı rahatlatmak için sadece sana seslenmeyi tercih ettim, sana yaptıklarımı özür dileyerek söylemeyi tercih ettim.
''Anne sana içimden küfür ettiğim için beni affet, sana bağırdığım için beni affet nolursun, söylediklerini dişimi sıkarak yaptığım için özür dilerim lütfen affet. Oradan beni gördüğünü biliyorum, lütfen bu gece gel ve saçımı okşa, lütfen beni affettiği söyle ve lütfen benden razı ol''
demek gibi...
Çünkü sen artık hayatta değilsin ve benim elimden gelen tek şey bu anne. Sadece seslenmek, duyduğunu ve gördüğünü hissederek seslenmek. Öleceğin gün ayağını öpmediğim için kendime kızdığım günlerden birindeyim. ''Gösteriş gibi olur'' diye öpmediğim için özür dilerim anne!
Yaşarken de öldüğünde de sana layık bir evlat olamadığım için özür dilerim. İşim gücüm zevklerim olduğu için özür dilerim. Eskisi kadar aklımda olmadığın için özür dilerim. Sana yaşarken iyi davranmadığım için özür dilerim.
''Allah senin eline düşürmesin!'' dedirtecek kadar sabrını zorladığım ve seni üzdüğüm için özür dilerim.
Öleceğin gün "yemek yemiyorsun, hiçbir şey yapmıyorsun" dediğim için senden binlerce kez özür dilerim. Öleceğin gün hastanede ağzın açık gözlerin kayık bir şekilde bana baktığında elimden bir şey gelmediği için özür dilerim. O günden sonra yaradan'a inanmayı bırakabilirdim ama bırakmadım.
Yaradan'a inanın veya inanmayın, ölüler bizi görürler duyarlar. Görmeseler de yaptıklarımızdan haberlar olurlar. Yaşayanları sevin, ölülere dua edin. Aile büyükleriniz yaşıyorsa bir kere daha şükür edin. Ölüm ne büyük bir acı, dermanı olmayan, çare bulunmayan, acını dindirecek zerre şey olmayan büyük bir acı
Bu arada Anne sen öldükten 10 dakika sonra ablalarımı arayıp ''annem çok iyi çabuk gelin'' dediğim için özür dilerim. Öldüğüne hala inanamadığım için özür dilerim. Her neyse, ben annemi obezite ameliyatından dolayı kaybettim. Ameliyattan sonra hiçbir şey yiyip içemedi, halsizlikten felç gibi bir şey olmuştu, ayağa bile kalkamıyordu ve annem bir sabah bilincini kaybetti, hastanede de hayatını.
O gün dünyam başıma yıkıldı, elimden hiçbir şey gelmedi, gelemedi. Annem öldükten sonra yapabildiğim tek şey sadece 1 kaç sayfa bölük pörçük şey yazabilmek oldu. Onlardan bir tanesi ;

14.06.2015
Diyeceğim şu ki bilir misin tam ağlayacağın geldiğinde elmacık kemiğine çöken sızıyı ? Şu an tam da öyle ağlamak istiyorum ama ağlayamıyorum. Ya da böyle burnunun direği sızlar ya bilirsin o acıyı hani! Canından can gider de kimseler bir şey yapamaz.
Bunun yanında benim iki göğüs kafesimden aşağıya indiğimde bir yer var lanet olası yer şuandaki gibi ne kadar da acıyor anlatması mümkün değil bu lanet olası şeyden enfret etsem de oluyor kahretsin! Her aklıma geldiğinde oluyor anne. Seni her özlediğimde, kaybettiğim her an aklıma her geldiğinde, yutkunmak istediğimde yutkunamadığımda, boğazımdan gelek gık sesine lanet olsun! Ardı ardına sırf gözümden yaş inmeyecek diye 4-5 defa yutkunmama lanet olsun. Burada olmamana lanet olsun.
Yarın doğum günüm hayata bağışladığın gün. Beni doğurduğun ölümlerden döndüğün gün anne ama sen yoksun. Böyle olması gerektiği için yoksun ama canımın acısını kimseye anlatamam anne, anlatsam da anlamazlar. Bu boğazımın iki yanında olan tıkılmayı anlamazlar, elmacık kemiklerindeki sızıyı anlamazlar, göğüs kafesimin arasındaki o yumruğu hissedemezler anne, O acıyı bilmezler!
Kimse bilmez seni nası özlediğimi onların aklımdan çıkmadığını. Gözümün önünde nasıl eridiğini kimse bilmez anne. En mutlu günümde yanımda olmanı her şeyimden çok ama çok dilerdim. Her şarkıda aklıma geliyorsun unutmam mümkün olmaz bunu benden bekleyenlere lanet olsun. Bilmezler nefes alırken boğazındaki nefeslerin nasıl tıkıldığını. Ağlayarak şarkı söylemeyi bilmezler anne. Yattığın kırlentleri nası kokladığımı kimse bilmez. Yattığın koltuğa oturduğumda o son gün gözünü diktiğin yere ağlayarak baktığımı kimse bilmez anne.
Hiçkimse ama hiçkimse bilmez. Ben bir senin bilmeni isterdim inan bana. Herkesten çok sen inan bana inanman gerektiğinden değil gerçekten inanmanı istediğimden inan nolursun. İzle beni olduğun yerden gül ben ağlıyor olsam bile gül.
N'olur beni bağışla!
Bağışlamanı sitediğim için değil gerçekten bağışla. Aklıma geldiğin kadar bana da gel anne. Çünkü artık dayanamıyorum sensizliğe. İstediğim tek şey her mutluluğumda yanımda olmandı okulumu bitirdiğimde yanımda olman. İlk işimde yanımda olman akşam geldiğimde kapıyı açman. Lanet olası yarın ki günde yanımda olmanı diledim anne. Sadece bunu istedim ben. Belki sana çok kötü davrandım, içimden küfürler ettim ama seni hep sevdim anne nolur beni bağışla, içinden gelerek bağışla!
Böyle sanmadım gerçekten böyle olsun hiç istemezdim. Sana ne kadar sinir olsamda yemin ederim istemezdim. İstediğim tek şey en güzel günümde yanımda olmandı. O iri göğüslerine yatırıp öpüp yanağımı hafifçe sıkmandı anne. Sonra öpmen. Yanağımdan başlayıp kayarak boynuma giderek öpmen anne. Oradan yüzüme bakıp ben seni çok seviyorum beyaz gülüm demen anne
Bana gelmeni diliyorum. Biliyorum şu an beni izliyorsun bana gelmen dileğiyle!
En güzel Annem'e...
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar