Küçük Kızların Büyük Savaşları!

Yeni bir hesap ile ks hayatımın ilk bencesini yazarken, elimde olan tüm samimiyetimi buraya dökeceğim. Belki yazdıklarım kötü, okunmaya değmez, sıkıcı, zaman kaybı olabilir ve bu beni çoğunuz için iğrenç biri yapabilir. Fakat ben burada aynı konu içinde sorulan tüm sorulara yeterli bir cevap vereceğimi düşünüyorum.




Benim Anoreksiya yolculuğum ise işte böyle başlamıştı.


On üç yaşındaydım ve ergenlik dönemine yeni girmiştim. Aynaya her baktığım delilerce ağlayıp, oramı buramı kesmek, hissettiğim acıyı vücudumun farklı yerlerine dağıtarak bölmek istiyordum. Fakat buna rağmen hala yemek yemeyi bırakamıyordum.


Bir gün internette nasıl zayıflayacağımı bulmaya çalışırken bir isme denk geldim. O an girdiğim bu tünelden habersizdim. Sadece o isim bana karanlık dünyamın içinde, neon ışıklı harflerle bir yön tabelası gibi görünmüştü. Süslü, kulağa hoş gelen bir tınısı vardı ve gerçekten çekici bir kelimeydi. Aynı zamanda da içinde bir çok bedenin ölü kimliğini bulunduruyordu. Ve bu isim Anoreksiya Nervoza idi.


Bu hastalığın bir paragrafını bile okumam heyecanlanmama yetmişti. Bununla ilgili her şeyi araştırmıştım ve geçen günler bana sadece çok iyi bir fikir olduğunu hissettirmişti. Tek kurtuluş biletim olduğunu düşünmüştüm ve o benim peşime çoktan düşmüştü. Beni her geçen gün kafesine sürüklerken bir çok Anoreksi' nin videolarını izlemiştim. Benim sinir krizi geçirmeme yetecek türdendi hepsi. Herkesin bir kaç fazlalığı olduğu için bu hastalığa yakalanıyorlardı ve bunu gerçekten çok bencilce buluyordum. Çünkü benim fazlam vücudumun yarısıydı. Benim fazlam kırk beş kiloydu.


Küçük kızların, büyük savaşları!


Yıllar geçti ve ben otuz sekiz kilo oldum. Her istediğimi giyebiliyordum. Artık bir kabinin içinde, kucağımda kıyafetlerle sessizce oturup ağladığım anı kabuslarımda yaşıyordum sadece. Belki böyle dediğimde bir kaç arkadaşımız beni tanıyacaktır fakat umurum da değil. Ben o hastalığı yendim. İki ay bir hastane odasında damardan beslenerek yendim. Benim bu hastalığı yenmem sizin de yeneceğiniz anlamına gelmez. Ne olursa olsun kendinizden utanmayın. Bırakın her şey yavaş yavaş ve aynı ritimle ilerlesin.


Ben altı senemi bir klozetin başında bomboş bir mideyi zorlayarak geçirdim ve bugün elimde olan tek şey : vücudumun her yerinde sayısızca bulunan zımba izleri.


Küçük Kızların Büyük Savaşları!


Okuduğunuz için teşekkürler..

Küçük Kızların Büyük Savaşları!
Cevapla