Baba Gibi Baba, Adam Gibi Adam!

Evde ''ya hava çok sıcak uf, puf'' derken, babam beni kendime getirdi.
Eve geldi, o terli haliyle. Annemle sıcaktan şikayet ediyorduk günlerdir, herkes gibi şikayetçiydik. Babama -çok sıcak ya dediğimde, gülüp dışarıda tüm gün sıcağın altında çalışanları hiç mi düşünmüyorsunuz? dedi.

Baba Gibi Baba, Adam Gibi Adam!


O an kendi derdime düştüm yine. Düşünemedim. Akşam üzerini değiştirirken atletli haliyle gördüm babamı. Tişörtten gözükmeyen yerleri, omuzları, boyun kısmının altı süt beyazıyken, kolları, boynu, yüzü simsiyahtı. Tonlarca renk farkı vardı. Çöken gözleri vardı. Kıpkırmızı gözleri...


Öyle çok paramız olmadı bizim. Ama evimizden hiçbir şeyimiz eksik olmadı. Başkalarının yanında boynumuz eğilmesin diye her şeyimizi aldı babam.
Babannem öldüğü zaman, borçlandık. Krediler birbirine girdi. Günlerce düşünmekten uyuyamadı. Kendi yağında kavruldu hep. Bize bir şey belli etmedi.
Stresli olurdu, bazen kızardı ama 5 dakika sonra yanına çağırır öperdi.


Gurur duyuyorum! Alın teriyle parasını kazanıp, hırsızlık, kötülük yapmadan yaşayan, bize bunları öğreten, çokta gözü olmayıp, azla yetinmeyi, para için insan sevmemeyi, para için köpek olmamayı öğreten babamla!
Söz veriyorum baba, sana yakışan evlat olacağım.

Değerini yaşarken bilin arkadaşlar, yaşarken bilin ki pişmanlık yaşamayın.
Başkası için bırakmayın ailenizi.
Aile kötülük istemez.
Kendi doğruları vardır belki, eski kafadır belki. Ama sevin be.
Gurur duyun çalışan, evine ekmek getiren babanızla, annenizle!

Baba Gibi Baba, Adam Gibi Adam!
Cevapla