Genç Yaşta Evlilik, Pedofili Yatkınlığı

Yaş farkı fazla olan ilişkiler ve ülkemizdeki pedofili yatkınlığı


Toplumumuzda çok ama çok sık görülen bir durumdur. Aksi insanlar tarafından anormal bile karşılanabilir. Örneğin 30 yaşında bir erkek 35 yaşında bir kadınla evlenirse bu durum topluma tuhaf gelebiliyor hala bazı bölgelerde. Hatta kadının büyük olmasını bırak, erkekler kadın aynı yaşta olsa bile kötü karşılanıyor ancak 35 yaşında bir erkek ile 19 yaşında bir kızın ilişkisi dünyanın en normal şeyi bu insanlar için.


Bu bana göre pedofili yatkınlığının bir sonucudur.


18 yaş altı yasal değil biz de 19'luk ve 20'liklerle idare edelim diye düşünüyorlar fakat hemen hemen aynı şey aslında. Böyle ilişkiler her zaman çıkar üzerine oluyor. Adam zengindir, kızı rezil hayatından kurtarır kız da bunun karşılığında babası yaşında birine bedenini sunar.


Yaş farkı fazla olan ilişkiler ve ülkemizdeki pedofili yatkınlığı.


Başka bir kaynaktan benim fikirlerimi destekler nitelikte bir yazıyı alıntılıyorum buraya;



anne babalarımız bunu yapıyordu o halde aslında normal bir şey diyenler var.
benim anneannem 11 yaşında evlendirilmiş. henüz ergen bile olmadan. ergenleşmesi için altı ay beklemişler. 11 yaş. büyüklerimiz bunu yapıyordu evet.
daha nice acımasızlıkları vardı. annem de şiddetle dayak yiyen bir kadındı. vücudundaki dayak izleri mordan öte bildiğiniz siyaha yakın renkteydi. evet. büyüklerimiz bunu da sıklıkla yapıyordu. doğal bir durumdu çocukların dövülmesi de. kızların okutulmaması da normaldi.
başlık parası bizimkilerde yoktu ama türkiye'de yaygındı.


2015 yılında bir 'adam' neden bir 'çocuk'la evlenmek ister.
aşk?
o kız ve erkekle ilgili muhtemel durumları sayayım.
o kızın;
-anne ya da babasından biri vefat etmiş oluyor. ciddi bir eksiklik. ciddi bir yakınlık ihtiyacı. kim kıza bir şey diyebilir ki.
- anne babası arasında geçimsizlik dayanılmaz boyutlarda oluyor. hergün kavga gürültünün içinde oluyor çocuklar.
- evinde ciddi maddi sorunlar oluyor. yokluğun en kötü yanı olan, ergenlikteki beğenilme ihtiyacının karşılanmaması. iyi giyinememek, istediği gibi gezememek, arkadaşları arasında itibar görmemek can yakıcı oluyor.
- ailesinde bir göç durumu oluyor. büyük ihtimalle köyden şehre göç. bu bazen türkiye'den yurt dışına göç şeklinde de olabiliyor. uyum sorunu yaşayan aile içi iletişim bozuluyor. ya da kendini savunmasız hissediyor.


nedenleri arttırabilirim, ana fikrin anlaşıldığını düşünüyorum.
peki ya adam?
- geleneksel aile yapısından gelmiş oluyor. gözü açılmamış kız düşüncesi ağır basıyor.
- yaşıtları ile ilişkilerinde yaşadığı sorunlar, hatayı kendisinde bulmasına yol açıyor. böylece yetişkinler arası bir ilişkiyi yürütebileceğine inancı azalmış oluyor.
- ekonomik olarak üstün olmanın getireceği avantajları önemsiyor. kendine ekonomik olarak bağımlı bir ilişki yürütmek, evliliği garantiye alacak önyargısı taşıyor.
- ailesinin beğendiği kızla olmayı doğru buluyor. görücü usûlü dedikleri yani. zaten kadınlarla fazla içli dışlı bir hayat sürmediğinden tercihi ailesine, özellikle evin kadınlarına bırakıyor.


peki yasa koyucu ve toplumun vicdanı bu durumu niye kötü karşılıyor?
araba kullanma konusunda da benzer tartışmalar yapılıyor. ne olmuş 18 yaştan biraz küçük olunmuşsa?
garip bir şekilde bütün hukuk sistemlerinde çeşitli fiiller için belirli bir yaş sınırı olması gerektiği kabul edilmiş. özellikle cezai ehliyette (suç işlediğinde ceza almaya yeterli zihinsel ve bedensel gelişmişlik konusunda) neredeyse tüm hukuk sistemleri aynı görüşteler.
bir sınır olmalı diyorlar.
bunun çeşitli aşamaları var hatta. tek bir sınır alınmamış.
peki hukukçular neden belirli fiillerin işlenmesinde bireyin zihinsel ve bedensel gelişmişliğini ölçü almışlar? yaş neye göre belirlenmiş?


bundan önceki entrylerde söz edilen neredeyse tüm etmenler hukukçular tarafından da sayılmış, tartışılmış. çocukluğundan beri araba kullanmayı öğrettiğiniz oğlunuza arabayı vermek için neden 18 yaşını doldurmasını bekleyesiniz? hele olgun bir delikanlıysa. sakalı falan bile çıkmışsa?
çünkü toplum tek tek kişilere göre kural koyamaz. en genel ve bilimsel bulgulara göre en ortalama olanı esas alır.
ama benim çocuğum öyle değil diyenler...
milli eğitim bakanlığı aynı mantıkla iki yıldır bir uygulamaya gitti.
küçük yaştaki çocukları 1. sınıftan başlattı.
dünyada nadir ülkelerdeniz çocuklarını okuma yazmaya bu kadar erken başlatan.
ama bakanlık ısrar etti ilk yıl.
sonrasında dünya kadar sorun çıktı. bu yıl geri adım atarak veliye bıraktı. küçük yaşta gönderilenler ve olması gereken yaşta gidenler arasındaki farklar bu yıl daha net görüldü.
küçük olanlar büyüklere oranla tartışılmayacak miktarda fazla olarak (hem nitel, hem nicel olarak) okul korkusu yaşıyorlar. çok daha fazla miktarda anksiyete geliştirmiş durumdalar. (psikosomatik belirtiler cabası)
iyi ama sadece 6 ay fark var, ne olacak diyenler, kırk yıllık bir yaşam içindeki 6 ayla, 5 yıllık bir yaşam içindeki 6 ayın ne anlama geldiğini bilmiyorlar elbette.
yazı uzadı.
özet geçeyim.
bilimi bir tarafa bırakıp, (erken evliliğin insanlar üzerindeki etkileri hakkındaki çalışmalara, hukuk felsefesi gibi alanlara bakmayıp) atalarımızın yaptığı gibi görücü usûlünü benimseyebiliriz.
ya da biraz düşünürüz.




Sonuç olarak, yaş farkı çok olan bir ilişkide duygusal bir bağ olması imkansızdır.


Genç kız yaşlı adama hayranlık besler belki, yaşlı adamın ise haattan haberi olmayan, cahil ve bilgisiz bir kızdan etkilenmesi mümkün olmadığı için cinsellikten başka bir şey paylaşamazlar. Bu tarz şeyleri normal karşılamayı bırakın.

Genç Yaşta Evlilik, Pedofili Yatkınlığı
Cevapla