Çok canımı sıkıyor..
Acaba bilinçaltında yatan tarih dersleri nutukları mıdır buna sebep olan? Dünyanın dört bir yanında kılıç zoruyla kendisinden daha güçsüz halkları sömüren ecdadımızı “kahramanlar” olarak anlatıyoruz..

Scak gelişme..Bartın’da, yol verme tartışmasının alevlendirdiği kavga büyüyor ve taraflardan biri ölüyor..İşin içinde levye de var.Kimin kime yol vermediğini ziktir edelim.Tek arabayı önüne almaya tahammülü olmayacak kadar acelesi olan iki şahıs, neden 10 dakika boyunca durup kavga eder? Trafik bahane, kavga şahane..Ringde lisanslı dövüştüğüm dönemlerde hiçbirini görmedim ben bu “öfke kontrolü zayıf delikanlı abiler”in.Yanlarına levye alamadıklarından ya da 1’e 1 dövüşüldüğünden olsa gerek..
Hakkariyle Edirne arasında bir yer..Otobüs şoförü kasisten geçerken dalıyor ve yolcuları sarsıyor.Şoför özür diliyor.Hayatı boyunca yaptığı en büyük hata belki de ! Eek hoşaftan ne anlar ulan? Sürücünün tüm iyi niyetine rağmen arka kapıdan inip ön kapıya gelen Berkay, adamı tartaklamaya başlıyor.Yolculardan bir tanesi de çıkıp ‘aga bu nedir’ demedi.Şoför tüm naifliğine rağmen dayağını yedi.Yapanın yanına kaldı.

Herkesin derdi var nihayetinde.’Başkasınınkini görmeyen kendisininkini merdane sanar’ misali, hayatın bütün sillelerini yemiş psikolojisi takınarak insanın kendi çektiği acıları şiddetle bastırılması akıl alır şey değil.Baban küçükken seni çok dövdü diye yolda yürüyen adama omuz atıp kavga çıkarmak da neyin nesi? Eminim ki dünyanın hiçbir yerinde kavga sebebi “ne bakıyon” olamaz.Yanındaki sevgiliye atılan bakış değil bu !
Tahammül edemediğin diğer nokta, saldırı güdüsünü kendisinden güçlü birine karşı frenleyip, kolay lokma görünce hunharca dışa vurulması.Bu yüzdendir ki, höst desen korkudan altına zıçacak adamlar, evde karılarına karşı kaplan kesilir.Sokakta en temel silahlarını kullanmak zorundayken “ehehe ne önemi var kardeşim” mavrası yapan adam, evde çocuğunu neden dövsün ki yoksa?
İçinde iğrenç bir çaresizlik olan saldırı güdüsü…

Kim kime diş geçirebiliyorsa onu aşağıya almaya çalışıyor.Fiziksel ya da zihinsel anlamda, Türkiye’de böyle.
Evde kocasının karşısında titreyen patron, iş yerindeki hiyerarşik durumundan sağladığı güçle sizin beyninize uçan tekme atar.Takımlarını gurur meselesi yaparak boş hayatlarını anlamlandırmaya çalışan futbol(!) tutkunlarından bazılarının övündüğü şey; deplasmana gidip tribün basmak olur.Rakip takım taraftarlarından daha iyi dövüşmek onlar için övünç meselesidir.Yine aynı ülkede en popüler oyun bile birilerini asıp keserek gelişilen oyunlar olur.
Hep derim, barışı sağlamak istiyorsan en iyi savaşabilen sen olmalısın..
Kavga kötüdür, kavga etmeyi bilmek değil…En güçlü savaşçı siz olun, sonra hobi olarak yine barışçıl olursunuz.Aksi takdirde Türkiye gibi 3. Sınıf bir ülkede büyük balık küçük balığı her daim yer ve küçük balık siz olmaya mahkum kalırsınız.
Hakkınızı ertelemeyin.Öte taraflarını beri yanlarını boşverin.Kendinizi korumayı bilin..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar