Çanakkale Zaferi'nin 100 Yılı Anısına 100 Satır...

Merhabalar,


Bugün; 18 Mart 1915'te kazanılan eşsiz zaferin 100. yıl dönümü.


Vatanımız için canlarını hiç düşünmeden feda eden 10 binlerce şehidimizin aziz ruhu şad olsun, gazilerimiz var olsun. Savaşa katılan herkesi saygıyla anıyorum


Çanakkale Zaferi'nin 100 Yılı Anısına 100 Satır...



İyiki varlar..İyiki varlar diyorum.Çünkü hala yaşıyorlar.


Şehitler ölmez vatan bölünmez sözü basit, alelade bir söz değildir aslında..



Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz.



(Bakara 154) Bu ayet-i kerime, şehitlere “ölü” dememizi yasaklamakta ve onların ölü olmadıklarını beyan buyurmaktadır.




Savaşın cepheleri, kronoloji hakkında geniş bilgim yok..O konulara girmeceğim.


Bu bencede "ÇANAKKALE RUHU" nu hatırlatan bazı kesitler vermek istiyorum..




Dönmeyi düşünmediler...



Evet, gerçekten dönmeyi düşünmeden gittiler o savaşa, öleceklerini bile bile gittiler. Geride kalan karısını dul, çocuklarını yetim bırakacaklarını bile bile gittiler. Helalleşip gittiler. Nitekim de öyle oldu. Askerlerimizin çoğu geri evine dönemedi. Şehit olarak yaşıyorlar..


Çanakkale Fon Müziği ile okuyun lütfen...






Onlar önce vatan dediler..



Para, kariyer, evlilik, güzel bir gelecek hayali kurmadılar onlar. Önce vatan dediler. Biz bu vatana bugün sahip çıkmaz isek, yarın düşman eline geçerse daha da rezil halde yaşarız. Çocuklarımız perişan olur dediler ve arkalarına bakmadan şavasmaya gittiler..


Şimdi savaş olsa, kaçacak delik ararız, emin olun !



Bu alttaki sayfa benim; babamın dedesinin Şehitlik sayfası...


İlginç bir ayrıntı var. Kayıt no: 1,618 (altın oran) yorum yapamıyorum.






M.Kemal Paşa'nın sözü özetliyor aslında Çanakkale'nin anlamını :



Çanakkale Muharebelerini Kazandıran Türk askerinin ruhudur..



İnanmışlardı..İlahi kudrete de inanarak savaşmışlardı, karşılığını da aldılar. Ancak biz bu ruha layık mıyız, orası tartışılır...




Dur Yolcu !...



Arkadaşlar, ben Çanakkale'ye bir kez gittim ve çok başarılı bir rehber eşliğinde ziyaret ettik şehitlikleri..


İnanması güç ama, hala toprağın üstüne, insan kemikleri çıkıyor. Bizzat şahit oldum. Yağmur yağdığı zamanlarda topraktan kan kokusu da geliyormuş, kutsal toprak diye tanımlasak yanlış yapmış olmayız..



Savaşta kaybettiğimiz şehitlerin sayısı için farklı kaynaklar var..


150 bin ila 300 bin arasında şehit olduğu söyleniyor. Ancak 400.000 lerden de fazla olduğunu düşünenler var..



Bizler, şehirler arası yolculuk yaparken tedirgin oluyoruz. Dedelerimiz öleceklerini bile bile, geri dönemeyeceklerin farkında oldukları halde gittiler..


Şehitlik mertebesine erebilmek, ülkeyi kaybetmemek için kelle koltukta savaştılar. Üzgün veya kederli gitmediler...



Yürüdüler bir koya az ilerde son durak..



Ne tasa ne keder her birisi şen şakrak





Bugün bizden vatan razı olacak..


Nefer şehit ordu gazi olacak



Savaşmaya gidiyoruz ama amacımızı da biliyoruz, vatan rızasını, Allah rızasını kazanacağiz.. Nefer (Er) şehit olacak bunu da biliyoruz.. Çoğumuz şehit olacağız.. Ordumuz yara alacak , gazi olacak. Vatanımız var olacak. Sağ kalacak.




Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor


Bir hilal uğrana, ya Rab, ne güneşler batıyor ! ...





Biraz düşünelim, 15-16 yaşlarında çocuklar, 20'lik gençler silah tutmayı bile bilmeyen o körpe eller, anasının kuzuları.. Onlar da gitti savaşmaya.. Alınları açık, göğüslerini gere gere gittiler, aslanlar gibi savaştılar ve bize bu vatanı armağan ettiler.. Hadi playstation a devam edelim biz, anlamayız...



Çanakkale'de Şehitlikleri gezerken; kabirlerin taşlarını okudum,


Gerçekten bütün isimler, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ali, Mustafa.. İsimleri değil gönülleriydi onları eşsiz kızlar. Prof., Doç. değillerdi onlar. Hepsi gerçek birer Mehmetçikti !



Ruhları Şad Olsun...





Koca Seyit ( Seyit Onbaşı)



Bu videoyu lütfen izleyin...



Seyit Onbaşı ; Çanakkale savaşı denilince belki de çoğumuzun ilk olarak aklına gelen kişilerden birisi de Seyit onbaşıdır.


Çanakkale savaşında kahramanca 275 kg’lık mermiyi sırtıyla koyup, iyi bir isabetle, ingiliz gemisine ağır hasar verdirerek batırmış..


Seyit onbaşı'ya savaştan sonra sırtına mermiyi alarak taşıtıp resmini çekmek istemişler. Fakat mermiyi sırtına alıp kaldıramamış. Kayıtlara göre, tekrar savaş çıksın tekrar kaldırırım demiş. Simge olması açısında tahta bir mermi ile fotoğrafı çekilmiş.



Mesleği ormancılık olan seyit onbaşı, savaştan sonra bu mesleği ile meşgul olmaya devam etmiş. 50 yaşında verem hastalığına yakalanarak vefat ediyor.



Ruhu şad olsun...



Çanakkale savaşındaki askerlerin yemek listesini duymuşuzdur. Bir daha hatırlatmakta fayda var..


İzleyin lütfen...




Metrekare'ye 6000 mermi !




Bir metrekare'de 6000 mermi ne demek ya, biraz düşünelim, ben önceden çok tasavvur edemezdim bu terimi, ancak şimdi düşününce akıllara zarar bir sayı bu, metrekare dediğimiz belli, bir kenarı 1 metre olan kare düşünün ve üzerine 6000 mermi dağılmış..


Bu bağın, bizlerde de olması gerekiyor...


NEDEN YAZDIM BU SATIRLARI ?


Bunları söylemek, yazmak, okumak kolay aslında. Asıl mesele Çanakkale'nin Ruhunu benliğimizde hissedip o ruha, o milli şuura ulaşarak yaşamımıza yön verebilmek...


Kahraman olmaya gerek yok,toplum içinde yaşıyoruz. En azından bir birey olarak üzerimize düşen sorumlulukları bilelim. Kendimizden başlayalım dünyayı güzelleştirmeye.. Bireysel, ailesel, toplumsal, ictimai ve ahlaki vazifelerimizin farkına varıp ona uygun bir yaşam biçimi benimserken, herkes mutlu olur...



Hepinize mutlu, huzurlu günler diliyorum...


Şehitlerimizi minneti rahmet duygularıyla analım ve gazilerimize şükranlarımızı sunalım...


Benim için en anlamlı bencem bu oldu...


Saymayın 100 satır oldu.



***Diğer Bencelerime de Göz Atmak İsterseniz tık. :


#voluptuous Benceleri


Çanakkale ruhuna özel "guru" selamlıyor sizi bu bencede :)



bencenin kategorisini "Diğer"seçiyorum. Çünkü birçok konu barındırıyor.


#V

Çanakkale Zaferi'nin 100 Yılı Anısına 100 Satır...
Cevapla