Batıl İnançlar ve Kökenleri

Batıl İnançlar, herhangi bir mantıksal temele dayanmayan inanç ve davranışlardır. Pek çoğunun kökenini eski pagan dinlerde aramak gerekir.


Günümüzde farkında dahi olmadan, hayatımıza dahil olmuş batıl inançlara bir bakalım.


Batıl İnançlar ve Kökenleri-Ayna kırmak uğursuzluk getirir.
En yaygın batıl inanç herhalde. İlkel insanlar; su yüzeyinde kendi yansımalarını görünce aslında ruhlarını gördüklerine inanırdı. Sonraları buna, vampirlerin ruhları olmadığından, görüntülerinin de yansıyamayacağı inancı ilave edildi. Ayna da su yüzeyi gibi görüntümüzü yansıttığı için insana ruhunu gösterdiği sanılırdı ve ruhu gösteren bir şeyin kırılması ise insanın başına gelebilecek en kötü olaylardandı.
Ayna kırıldığında uğursuzluğun 7 yıl olması da, Roma inançlarından geliyor. Romalılar ruhun 7 yılda bir yenilendiğine inanırdı. Aynayı kırarken, zarar verdiğiniz ruhunuz da ancak 7 yıl içinde tamir edilir.



-Hapşırana ‘’Çok yaşa’’, ‘’Tanrı seni korusun’’ denmesi
İnsanlar asırlar boyu yaşamın sebebinin ruh olduğuna, ruhun ise insanın başı içinde olduğuna, hapşırmanın bu hayati güce zarar verebileceğine inandılar. Hapşıranların, ruhlarının ağzından çıkıp gitmelerinden korkulurdu. Bu nedenle hapşırmak engellenmeye çalışılır, buna rağmen hapşırılırsa kişi ruhunun ağzından çıkamaması için ellerini sıkı sıkıya ağzına bastırırdı. Hapşıran kişiye de bir dua niteliğinde ‘’God bless you’’ denirdi.



-13 sayısının uğursuzluğu
İsa'nın, Yahuda tarafından ihbarıyla neticelenen son yemeğinde 13 kişi vardı. İsa, yemekten ilk kalkan kişi oldu ve ilk o öldü. Bu nedenle 13 kişilik sofradan ilk kalkanın ilk öleceğine dair inanç da yaygındır. 13 sayısı da İsa’dan ötürü sevilmez.
Fakat şu da ilginçtir ki, antik dinlerde 13 şans getiren bir sayıdır.



-13. Cuma uğursuz bir gündür.
Yukarıdaki 13 efsanesi ile Cuma günü birleşmiştir. Neden Cuma? Çünkü, Adem ile Havva Cennetten Cuma günü kovulmuşlar, Nuh tufanı Cuma günü olmuş, İsa Cuma günü çarmıha gerilmişti.


-At nalı şans getirir
Eski insanlar cadıların atlardan korktukları için süpürge kullandıklarına inanırdı. Evde at olduğuna işaret eden at nalı ile cadılar ve büyücüler uzak tutulurdu.




-Karakedi uğursuzluk getirir
Aslında Mısır’da karakedi Bastet çok önemli bir Tanrıça idi. Buna paralel olarak Mısırlılar kedileri özellikle de karakedileri kutsal saymışlar ve korumuşlardır. Bu inanış sonraları Mısır’dan Roma’ya da yayılmıştır. Kedileri kutsal sayan Romalıların, inançlarına bir saldırı olarak da Hristiyanlar kedileri lanetlemiştir. Maksat pagan kökenli inanışları şeytani göstererek insanları eski dinlerden soğutmak ve Hristiyanlığı benimsetmektir.




-Gece saat 3:00 şeytanın saatidir
Hristiyanlarca inanılır. İsa, gündüz saat 3’te çarmıha gerildiğinden, bu zamanın tam zıddı gece saat 3, şeytanın saatidir.


-Gece ağaçlara yaklaşılmaz
Eski inanışlara göre ağaç kovuklarından iyi ya da kötü ruhlar barınırdı. Gece savunmasız bir halde sizi yakalayan kötü ruhlar, size zarar verebilirdi. Bu durumun bir bilimsel açıklaması da, geceleri ağaçların karbondioksit salması ve kişiyi uyuşturabilmesidir.




-Merdiven altından geçmek uğursuzluktur
Şekle bakın... Evet, evet gene üçgen. Yalnızca Masonlukta değil, pek çok dinde-tarikatta üçgenler ve piramitler büyük anlamlar içerirler. Özellikle Mısırlılar, piramitin hayatı sembolüze ettiğine ve çok kutsal olduğuna inanırdı. Üçgen şeklindeki bir cismin altından geçmek, kaderinizi kırabilir ve size kötü şans getirebilir.



-Evde şemsiye açmak

Şemsiye; insanları dışarıda hava durumuna karşı korumaktadır. Bazen güneşten, bazen yağmurdan, bazen de fırtınadan. Fakat evde, hiçbir tehlike yokken şemsiye açmak, evde sizi koruyan koruyucu ruhlara veya meleklere hakarettir. Koruyucu melekler evi terk ederlerse, evin bereketi kaçabilir.




-Parmakları çaprazlamak
Eskiden cadıları ve kötü ruhları uzaklaştırmak için bu işaret kullanılırmış. Çaprazlanmış parmakların, şans getirdiğine inanan da vardır. Yalan söylerken de başa bir iş gelmemesi adına parmaklar çaprazlanır. Parmak çaprazlanarak, aynı zamanda Tanrıdan af dilenmiş olur.



-Gece tırnak kesilmez
Eski inanışlarda tırnak, deri, saç gibi size ait olan parçalar sizin aleyhinizde büyü yaparken kullanılan parçalardır. Dolayısıyla orta yerde saç da kesilmez, gece karanlığında tırnak da… Hatta en doğrusu, vücudunuzdan çıkan parçaları kimsenin eline geçmeden gömmektir.



-Ölülerin yedisi ve kırkı
Ülkemizde görülen ama İslamla alakası olmayan bir dini uygulamadır. Türklerin eski dini olan şamanizmde 7 ve 40 sayıları özel anlam içermektedir. Eskiden de Türkler ölülerinin arkasından 7. Ve 40. günde anma yaparlardı. Türkler Müslüman olduktan sonra da bu gelenek korunmuştur.


-Tahtaya vurmak
Yine eski dinlerden kalma bir gelenektir. Ağaçlara vurularak, ağaç kovuklarında yaşayan Tanrılardan yardım istenirdi.




-Nazar Boncuğu
Yalnızca Türklere ait bir semboldür. Kullanma sebebimiz de yine Şamanizme ait olan inanışlardan kaynaklanır. Nazar Boncuğu aslında eski Türk tanrılarından birinin gözüdür. Tanrının gözü oradan bakarak, kişiyi başkalarının kötü bakışlarından korur.




Umarım beğenmişsinizdir... Keyifle kalın :)

Batıl İnançlar ve Kökenleri
Cevapla