Huzur Bulduğumuz Ormanların Tahrip Edilmesi Nelere Yol Açıyor?

Yemyeşil ağaçların altında kuş cıvıltıları ve rüzgarın hareket ettirdiği yaprakların şırıltısının dans ettiği bir ormanda çayırların üzerinde yatmayı hayal edelim... Ne güzel değil mi? Bir de ağaca asılı salıncak, ormanın mis gibi havası ve huzur veren yeşillik... Ormanlar hepimizin akciğerleridir. Çünkü havadaki karbondioksidi özümseyerek oksijen yayarlar. Oksijeni de biz insanlar soluyarak hayatımızı devam ettiririz.

Huzur Bulduğumuz Ormanların Tahrip Edilmesi Nelere Yol Açıyor?

Ormanlar her zaman canlılık faaliyetlerinin en yüksek olduğu yerlerden biri olmuştur.

Ormanların tahrip edilmesi ile canlılık zarar görmüştür.

Huzur Bulduğumuz Ormanların Tahrip Edilmesi Nelere Yol Açıyor?

Ağaçlardan karıncalara, kuşlardan çayırlara kadar ormandaki tüm canlılar ormanların tahribinden zarar görür. İnsanlar doğrudan zarar gördüğünü düşünmese de birçok yönden zarar görür. Öncelikle oksijen kaynaklarımızı yani bir nevi akciğerlerimizi kaybetmiş oluruz. Bunun dışında, ormanlarda yaşayan hayvan ve bitkilerin bazılarının türlerinin azalması veya artması bitkiler ve hayvanlar aleminde dengesiz bir değişime yol açacaktır. Örneğin bir çoğumuzun korktuğu ve sevmediğimiz yılanların soyunun azalması ile fareler ve bazı hayvanların sayısı çok fazla artacaktır. Bunun gibi olaylar bir şekilde insanları etkileyecektir.

Ormanların tahrip edilmesi ile erozyon artar.

Huzur Bulduğumuz Ormanların Tahrip Edilmesi Nelere Yol Açıyor?

Erozyonun artması ile verimli toprakları kaybetmiş oluruz. Bu da, tarımsal anlamda önemli bir problemdir.

Ormanların tahribi ile hava kirliliği artar.

Huzur Bulduğumuz Ormanların Tahrip Edilmesi Nelere Yol Açıyor?

Çünkü ağaçlar karbondioksidi özümseyerek oksijen üretirler ve bunu doğaya yayarlar. Ormanların tahribi özellikle bazı bölgelerde çok daha önemli bir problemdir ve ormanların tekrar geri kazanılması çok zordur. Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum. Akdeniz ikliminin hakim ormanı kızılçamdır. Kızılçamın tahrip edildiği yerlerde artık tekrardan kızılçam yetişemez ve yerine çalılık boyutunda olan maki yerleşir. Yani bu bölgede ormanları bir kere tahrip etme şansımız vardır.

Hepsinden ayrı olarak ormanlar kafa dinlediğimiz, içinde yürüyüş yaptığımız, kuş cıvıltıları ile huzur bulduğumuz, içinde sevdiklerimizle piknik yaptığımız, içinde oyunlar oynadığımız, salıncakta salınıp eğlendiğimiz ve doğayla bütünleştiğimiz yegane yerlerdir.
Bir Kızılderili atasözü der ki:
"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak."

Ormanları korumalıyız. Unutmamalıyız ki, dünyada sadece biz yaşamıyoruz. Ve gelecek nesillerden ödünç aldığımız bu doğayı, bu ormanları ortadan kaldırmaya hakkımız yoktur.

Dinimizde de ormanların önemi büyüktür. Şöyle ki; peygamber efendimizin bir hadisi şerifi ağaçla ilgilidir ve herkesçe bilinmelidir.
"Yarın kıyamet kopacağını bilseniz de elinizdeki fidanı dikin."

Huzur Bulduğumuz Ormanların Tahrip Edilmesi Nelere Yol Açıyor?

Sevgiler. <3

Huzur Bulduğumuz Ormanların Tahrip Edilmesi Nelere Yol Açıyor?
Cevapla