Hepimizin bildiği gibi beyin kapasitemizin tamamını kullanamıyoruz. Peki neden? Belli ki bizi sınırlayan bir şey var. Evet bir süre bunu düşündüm. İlk aklıma gelen fikir hiç düşünme ihtiyacı duymadığımız şeyleri düşünerek beynime egzersiz yaptırmam gerektiğiydi. Örnek vermek gerekirse uzay, zaman, mekan ilişkisi.

Fakat bunları düşünürken fark ettim ki düşündüğüm şey ne kadar somutluktan uzaklaşırsa anlamam o kadar güç oluyordu. Daha sonra somut ve soyut düşünceler arasında ki farkı düşünmeye başladım. Buna da bir örnek vereyim; (mc2=E) formülünü yazdığım zaman ilişkiyi görüyor ve daha rahat anlıyordum ama rakamlar ve formüller olmadan uzay, zaman ve kütle arasında ki farkı düşününce daha zor anlıyor, konuya daha az odaklanabiliyordum.
Daha sonra şöyle bir cümle duydum; "Bir artı bir asla iki etmez."

Evet bu cümle gerçekten çarpıcıydı. O an fark ettim ki kendi sınırlarımızı koyan bizleriz. Etrafımızda yaşanan olayları daha rahat anlayabilmek için onları sınırlandırıp somutlaştırıyoruz. İlkokulda bize matematiği öğretirken daha rahat anlamamız için elmaları armutları kullanarak somutlaştırdılar. Tarihte biraz daha geriye gidersek Mayalar, Mısırlılar, Yunanlılar bazı işlerini kolaylaştırmak için matematiği kullandılar. Sayılarla somutlaştırarak çözdüler çoğu problemi. Kendi kurallarını koydular.
Bir artı bir asla iki etmez!
işte bu cümle bütün tabuları yıkıyor ve sınırlarımızı kaldırıyor. Gözlerimizi kapatıp suyun nasıl göl olduğunu düşünüyoruz fakat bunu yaparken suyu bardaklarda hayal ediyoruz. Bir bardak su artı bir bardak su iki bardak su ediyor. Gel gör ki dışarıda işler böyle yürümüyor. O bardakları var eden bizleriz. İki bardak suyu da çevirip yere döktüğümüzde yerde sadece su birikintisi kalıyor. Demek istediğim ya ihtiyacımız olan şey bütün bu sınırları kaldırmaksa? Bu metnin başında da bahsettiğim gibi aklımızı sınırlandıranlar ya bizlersek?
Kelimeleri insanlar birbirleriyle iletişim kurabilmek için buldular

Her topluluk kendi harflerini icat etti. Fakat zihnimizin içinde başka kimse yokken bile düşüncelerimizi o kelimelerle yürütüyoruz. Her var olan olguya bir kelime olduğu yanılgısına kapılıp sınırlı kelime dağarcığımızla koskoca evreni anlamaya çalışıyoruz. Bunu fark ettikten sonra bir kaç hafta boyunca düşünürken kelimeleri kullanmamaya çalıştım. Cidden ilk haftalarda oldukça zorlandım. Çoğu soyut şeyi anlamakta güçlük çektim. Daha sonralarda ise zihnim düşündüğüm şeye bir isim vermeye çalışmamaya başladı.
Eğer siz de kendinizi aşıp diğer insanların anlam veremediği şeyleri düşünmek istiyorsanız elinizdeki bardakları kırın.
Etrafınızda olup biteni anlamak için yeni doğmuş bir bebek gibi bakın etrafınıza.
Düşünmeyi seven beyinlerde ufak bir kıvılcım yaratabildiysem ne mutlu bana. Başka satır aralarında görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar