Bir bitkiye bakmasına izin vermek, bir evcil hayvan sahiplenmek ya da ev içinde yapabileceği görevler vermek... Sizce çocuklarımızı en iyi şekilde nasıl yönlendirebiliriz?
Çocuklara sorumluluk aşılamak için neler yapılabilir?
Çocuklara sorumluluk vermek çocukların bireysel gelişimi açısından çok önemlidir. İnsanları başarıya ulaştıran önemli unsurlardan biriside sorumluluk duygusudur. Yalnız burada bazı hususlara dikkat etmek gerekir.
Çocuğunuzu gerçekten tanımalısınız çünkü her çocuk aynı değildir. Çocukların ilgi alanlarına dikkat ederek bazı sorumlulukları vermek ayrıca küçük yaşlardan itibaren bunu bir oyuna dönüştürerek yapmak çocukların sorumluluk duygusunu geliştirmek önemlidir.
Çocukların yaşlarına uygun sorumluluklar vermek gerekir. Sorumluluk duygusunu geliştirmek için yapılan etkinlikler ebeveyn ve kardeşlerin birlikte yaptığı etkinlikler olmalıdır. Çocuklarla önce birlikte bir etkinlik yapıp sonra kendi başına yapabileceğini sağlamak çocuktaki özgüven ve başarma hissini geliştirecektir. Örneğin yemek için masayı bir süre çocuklarla beraber hazırlayıp bunu bir oyuna dönüştürebilir sonrasında ise çocuklar siz masayı hazırlayın ben yemeği şeklinde yapacağınız bir iş bölümü onların çok hoşuna gidecektir. Bu örnekleri hayatınızda çoğaltmaya başladığınızda bir süre sonra çocukların çok şey öğrendiğini ve sorumluluk aldığını göreceksiniz.
Çocukların ödevini yapmamak gerek çocuklar okula erken başladıkları için ödev yapmaktan sıkılıyor bazı veliler öğretmen ile karşı karşıya kalmamak için maalesef bu görevi üstlenerek çocuklarının ödevlerini kendileri yapıyor. Çocukların ödevlerini yapmamak, yapamadıkları ve zorlandıkları yerde kendilerine yol göstermek gerekir. Başta biraz sıkıcı bir durum gibi görünsede zaman içerisinde çocukların kendi ödevlerini kendilerinin yaptığını göreceksiniz.
Çocukların özgüvenini kazanması için kendi yapması gereken işleri kendisinin yapmasını sağlayın. Örneğin çocuğum ayakkabı bağcığını ben bağlayayım çantanı ben hazırlayım gibi kendisinin öğrenmesi ve yapması gereken işleri kendisinin yapmasını sağlamak özgüvenini kazanması açısından değerlidir.
Çocuğun yapmakta zorlandığı sorumluluklar ile ilgili onu cesaretlendirin. Anne baba tarafından bu şekilde yüreklendirilen çocuklar içlerindeki gücü keşfederek o sorumluluğu alıp güzel sonuçlar elde edebiliyorlar.
Çocuğa mutlaka para eğitimi ve sorumluluğu kazandırmaya çalışın. Özellikle ergen çocukların büyük bir bölümü para harcama konusunda kendilerini kontrol etmekte zorlanırlar. Kendilerini para tutma ve harcama konusunda bilinçlendirin.
Ev ortamını da eğlence haline getirdik aslında Sorumluluk alanı belirledik. Normalde evin her türlü işi bendedir. Zamanla Bulaşık yıkamayı sıraya soktuk. Sonra da Ütü işini. Tabii ki kolay olanları. Onlar için bir aktivite gibi oluyor. Temizlik işlerini beraber yaparız. Toz almasına kadar.
Bazen hafta sonları Hamur işi yaparız. Tatlı, Pizza, Börek ya da Bazlama gibi arada yaparız. Malzemeler hazırlanır. Hamur yoğurulur. Bazen ben yapayım Baba derler. Bir yerde onlar için hem öğretici hem de eğlenceli bir etüt dersi gibi oluyor.
Çocuklar farkında olmadan sosyal sorumluluk alıyorlar evde. Hem hayatı ve el becerileri gelişiyor. Bakıldığında baba ve çocuklar arasında bir bağ güçleniyor. Dolu dolu bir zaman geçirilmiş oluyor. Yazın parka gider Paten kayarız. Bende onlarla beraber düşe kalka eşlik ederim. Onlar için bir hatıra aslında.
En önemlisi de ebeveynlerin yaptığı en büyük hata çocuklarını dinlememek ve sözlerini kesmek. Sen sus, konuşma, sırası değil, sonra konuşuruz, müsait değilim demek çocuğu kendinizden ve toplumdan uzaklaştırmak demektir.
Bırakın konuşsunlar. İçindeki enerjiyi çıkarsınlar. Boş konu da olsa dinleyin.
Dinleyin ki kendilerine öz güvenleri gelsin. Dinleyin ki kendilerini ifade edebilsinler. Dinleyin ki toplumda bir birey olduklarının farkına varsınlar Dinleyin ki konuşma yetileri düzelsin Dinleyin ki hayatta başarılı olsunlar...
Eğer onları dinlemezseniz. Sonraya bırakırsanız bunların hiç birini yapamaz. Sadece büyüdüğünde başkalarını dinler, kendisini ifade edemez, özgüvenleri olmaz, girişimci ruhlu olamazlar yani pısırık olurlar. GİT EVLADIM BAŞINDAN demiştiniz ya zamanın da. İşte o çocuk bunları yaşamaya mahkumdur.
Ben evlatlarımı dinliyorum. Boşa da konuşsa dinleyin. O da zamanla boş konuştuğunun farkına varır ve kendini düzeltir.
İş güç meselesi oyun gibi gösterilirse sorumluluk bilinci aşılanmış olur temel çocuk yaştan atılır sonra yaş ilerleyince daha da değişemez eşeği sağlam kazığa bağlayın çocuğa çocuk gözüyle değilde yetiştirilmesi gereken bi vatandaş olarak görün burada amaç tamamen çocuğun iyiliği içindir kendi ayaklarının üstünde durması ve güçlü karakterde olması için. Disipline teşvik edin her saatin bi anlamı olsun yat saati kalk saati diş fırçala falan filan. Dediklerim belki bi çocuk için ağır gelebilir ama bu sayede bir ömrünü kurtaracak. Unutmayın kurtlar yavrulara avlanmayı öğretir oynamayı değil 😉
Örneğin çok basit şeylerde emir vermek yerine beraber yapmalıyız. Yatmadan önce dişlerini fırçala diye emir savurmak yerine hadi gel yatmadan önce birlikte dişlerimizi fırçalayalım demek daha doğru bir tutum olacaktır. Dişlerini fırçalamak bile bir çocuk için sorumluluktur mesela. Bizden görerek ve öğrenerek sorumluluk bilinci gelişir. Yatağını topla diye bağırmak yerine hadi yatağını toplayalım diyerek beraber yapmalıyız ki bunları alışkanlık haline getirebilsin. Dediğiniz gibi bitkiye bakmasına izim vermeli veya evde zaten ciceklerimiz varsa hadi bugün çiçekleri sen sulamak ister misin diye sunabiliriz. Boşalan tabakları tezgaha koymasını bizden görerek öğrenecektir örneğin. Bu davranışları ona öğretmeye çalışarak göstermeliyiz. Bir evcil hayvan bakacak durumumuz yoksa bile tüm mahallelerde civarda dolaşan belli sokak hayvanları vardır genelde hadi artan yemekleri sokaktaki dostlarımıza götürelim hem biraz su da koyalım diyebiliriz. Aslında eğitmemiz gereken kendimimiz. Ve ona sadece deneyebilmesi için müsade etmeliyiz 😊
Yalnızca çocuklar değil; birey olarak hepimiz, seçim yapabildiğimiz ya da seçeneklerle karşılaşabildiğimiz durumlarda çok daha yüksek motivasyona sahibiz. Çünkü seçmek, motivasyon için önemli.
Durumlar karşısında başkaları bizim için seçimler yaptığında o seçimi bir “iş”, fakat kendimiz seçim yaptığımızda bunu çözülmesi gereken bir “sorun” olarak görüyoruz. Çözülmesi gereken sorunlar her zaman daha çok motive edici özelliğe sahip. Dolayısıyla işin nasıl yorumlandığı motivasyonu değiştiriyor.
Çocukların ödevlerini yapmak, kitap okumak veya odalarını toplamak istememeleri de bunların hiçbirinin kendi seçimi olmamasından kaynaklı (başka sebepler de var tabii). Çocuğuna seçme hakkı, yani özerklik vermediğinde onun motivasyonun düşmesine sebep oluyorsun.
Çok büyük şeyler olmasına gerek yok. Yapabileceği ufacık şeyler. Sofraya tabak taşımak mesela. Kendine güvenir yaptığı zaman onaylanmak yüreklendirir. Ve kavramaya başlar sonrası gelir zaten