Kadın cinselliğinin bastırıldığı toplumlar, kadının bedeni, arzuları ve kimliği üzerindeki baskı nedeniyle yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de derin yaralar alır; bu baskı, kadının kendine yabancılaşmasına, özgüveninin zedelenmesine, ilişkilerde tatminsizlik yaşamasına ve kendini ifade etme yollarının körelmesine yol açarken, aynı zamanda toplumda kadınların sesinin kısılmasına, eğitim ve üretim alanlarında geri planda kalmalarına, şiddetin ve eşitsizliğin normalleşmesine zemin hazırlar; bu da uzun vadede toplumun duygusal zekâsını törpüler, sağlıklı aile yapılarının oluşmasını engeller, yaratıcılığı ve barışı sekteye uğratır, bireylerin birbirine duyduğu güveni azaltır ve en nihayetinde, kadını bastıran toplum, aslında kendi vicdanını, gelişimini ve insani değerlerini bastırarak çürümeye yüz tutar.
• Evlilikte büyük sorunlar. • Fazla çekingen kadınlar. • Beraberlikten korkan kadınlar, vajinismus. • Mutsuz beraberlikler. • Baskının etkisiyle cinsel aktiviteleri aşırı fazla abartılı olan kadınlar. • Evlilik korkusu.
Bunun için Ortadoğu ve çevresine bakmak gayet yeterli olur gibi geliyor bana.
Erkekler kendileri için, kadınlar sadece onlara ait olsun diye belki yapmışlar bunu fakat sonuç kendilerini çok tatmin etmiyor bence. Çünkü cinselliğini yaşayamayan, kendisini dişi hissedemeyen kadın solmuş bir çiçek gibidir...
Sonra vay efendim Ruslar ne güzel, ne harika, orada onlar teklif ediyor bla bla...
Cinsellik hepimizin var olma sebebi, doğadaki temel işleyiştir. Bunu kabul etmeyen, edemeyen kişi veya toplumlar gelişemez.
(Not: Sapkınlık ve sapıklık boyutu ayrı bir konudur, ben doğal cinsellikten bahsediyorum.)
Kadınının baskılandığı yerde kültürde geri kalır gelişmez yozlaşır. Evlendiği kişide o tarzsa toptan bozulur. Doğurduğu çocuğa da gördüğünü yansıtacağı için nesillerce devam eder. Cinsellik insanlığın varlığından belli var. Normal bir durumdur. Bunu yasaklamak bastırmak kişide farklı sonuçlar doğurur.