Uykudan uyanınca mı, gece yarısı mı en ateşli anların hangi saatlerde olur?

Sabaha karşı uyanınca… o an başka. Gözlerin hâlâ mahmur, vücudun sıcacık… ama içinde usul usul kıpırdanan bir yangın var. Yanında biri varsa, teni tenine değdiğinde nefesin değişiyor. O dokunuşlar önce yumuşak, sonra kontrolsüz… Kalbin değil artık, arzuların atıyor. Dilin dudağa değmeden önce gözler konuşuyor Sonrası mı Sessizliğin içinde yankılanan o sesler, ıslak tenler, iç içe geçmiş nefesler Ama gecenin ortası da çok başka. Saat 3 suları Herkes uyurken sen uyanıksan, içinde bastıramadığın bir dürtü vardır. O saat, ellerin cesurlaştığı, dudakların daha fazla keşfetmek istediği, sınırların silikleştiği saattir. Işık loş ya da karanlık ama ten, her ayrıntıyı hisseder. Göğsünün üzerindeki nefes, boynundaki ıslaklık, kalçandaki parmak izleri her şey daha yoğun, daha aç, daha gerçek. En ateşli an, arzunun dayanamam artık dediği andır. O sabah da olabilir, gece yarısı da. Önemli olan saat değil yanındaki bedenin ne söylediği. Ve senin ne kadarını susturup, ne kadarını serbest bıraktığın..
Uykudan uyanınca mı, gece yarısı mı en ateşli anların hangi saatlerde olur?
Cevapla