İnsanlar niye çok iyi anlaştıklarıyla arkadaş, hiç anlaşamadıklarıyla sevgili olma eğiliminde?

Kadınlarda da erkeklerde de olan bir şey bu. Bakıyorsun iki kişi çok iyi anlaşıyor. Aynı ya da benzer şeyleri seviyor, benzer şeylerden nefret ediyorlar. Hayata bakış açıları aynı ya da benzer. İlişkilere bakış açıları benzer. Arada bir samimiyet var. İki tarafta sohbet ederken kendisini hiç kısıtlamadan, otosansür olmadan çatır çatır sohbet edip gülüyor. Hatta fikir çatışması oldu mu da çok rahat ben katılmıyorum deyip fikrini savunabiliyor. Hayata dair yaşadıkları sorunları, zorlukları, geçmişlerini, ailevi sorunlarını birbirine açıyorlar ama gel gör ki bunlar arkadaş kalıp sevgili olmuyorlar. Nerede birbirine yabancı, hiç anlaşamayacak, birbirini hiç anlamayan, uç hayata bakış açıları geliştirmiş insanlar var onlar sevgili. Sürekli uçlarda yaşayıp, kavgası, münakaşası, yalanı, kıskançlığı, şüphesi, bencilliği, toksikliği bol ilişkiler yaşıyorlar ama diğer arkadaş olmayı becerebildiği kişiyle her şey süt liman devam ediyor. Toksik olanla seks yaparken belki çok fırtınalı seks yaparken diğeriyle karşılıklı fikir ve duygusal alışveriş ve yansıtma yapabiliyor.

Sanırım sevgili/eş seçme parametreleri çok yanlış. Burada da bir sürü soru yorum okuyorum. Herkes ideal evliliğin sevgililiğin seksle var olabileceğine inanıyor. İnsan sürekli itiş kakış yaşadığı, karşısındaki tarafından anlaşılamadığı, hissettiği duygusunu karşısındakine aksettiremediği, benzer şeylerden hoşlanmadığı, hayata benzer bakış açılarıyla yaklaşamadığı bir ilişkide nasıl seks yapar, nasıl ilişki yürütür? Mesela benim de baktığım taraflar bunlar olduğu için ve bunlar olmadan da karşımdaki herifin seksüel anlamda benim için bir anlamı olmadığı için o kişiyle hiçbir samimiyet kurup da ilişki kuramıyorum. Ama insanlar her konuda ilk baktığı şey fiziksel görünüş ve o fiziğe bakarak yapılabilecek olası seks pozisyonları oluyor.

İnsanlar niye çok iyi anlaştıklarıyla arkadaş, hiç anlaşamadıklarıyla sevgili olma eğiliminde?
Cevapla