Cinsellik Konuşulmadığı İçin mi İlişkilerde Sorun Yaşıyoruz?

Bence cinsel yaşamın toplumda hâlâ tabu olması, ilişkilerdeki en büyük iletişim problemlerinden biri.

Çoğumuz cinselliği konuşarak değil, susarak öğrenmiş bir nesiliz. “Ayıp”, “konuşulmaz”, “kendiliğinden olmalı”, “seven insan zaten anlar” gibi kalıplarla büyüyünce; partnerimizle en özel alanımızda bile rahatça iletişim kuramaz hale geliyoruz. İstemediğimiz şeyleri dile getiremiyoruz, hoşumuza gidenleri söylemeye utanıyoruz. Sonra da karşı tarafın her şeyi sezmesini, anlamasını bekliyoruz.

Kimse zihin okuyucu değil!

Cinsellik Konuşulmadığı İçin mi İlişkilerde Sorun Yaşıyoruz?

Oysa kimse zihin okuyucu değil. Konuşulmayan her şey zamanla yanlış anlaşılmaya, kırılmaya ve duygusal mesafeye dönüşüyor. Cinsellikte sessizlik çoğu zaman uyum değil; bastırılmışlık, çekinme ve güvensizlik anlamına geliyor. İnsan kendini rahat hissetmediği bir alanda ne arzuyu sürdürebiliyor ne de gerçekten bağ kurabiliyor.

“Konuşursak büyüsü bozulur” yanılgısı

Cinsellik Konuşulmadığı İçin mi İlişkilerde Sorun Yaşıyoruz?

Bir diğer sorun da şu: Cinsellik konuşulduğunda “büyüsü bozulur” sanılıyor. Halbuki tam tersi. Güvenli bir ortamda isteklerin, sınırların ve beklentilerin paylaşılması; tarafları birbirine daha çok yaklaştırıyor. Ne istediğini ya da ne istemediğini söylemek bencillik değil, ilişkiye duyulan saygının bir göstergesi aslında.

Bence asıl problem cinselliğin kendisi değil, onun etrafına örülen utanç ve sessizlik duvarları. Bu duvarlar yıkılmadıkça, birçok ilişki aslında çözülebilecek sorunlar yüzünden yıpranıyor. Konuşmak her şeyi sihirli şekilde çözmez belki ama konuşmamak neredeyse her şeyi daha zor hale getiriyor.

Cinsellik Konuşulmadığı İçin mi İlişkilerde Sorun Yaşıyoruz?
Cevapla