Bilimsel Yönlerden Bakıldığında Kadın ve Erkek Cinselliği ve Seks Nedir?

Bu metin, Kızlar Soruyor’ um sosyal medya platformlarında bilgilendirme amacıyla hazırlanmış kişisel özgün bir içeriktir.

Bence yazılarınız çok kısa biraz daha detaylı ve uzun yazmanız mümkün mü diye istek de bulunanlar olmuştu umarın bu isteklerini karşılıyan detay ve uzunlukta bir Bence yazısı olmuştur."

Bilimsel yönlerden Bakıldığın da Cinsellik ve Seks Nedir?
Sokakta rastgele birine “Seks nedir?” diye sorsak, büyük ihtimalle şu cevabı alırdık. “Bir Kadınla, bir erkeğin çiftleşmesi ve aralarında yaşanan cinsel fantezilerdir.”
Evet, en basit tanım ile “seks = Cinsel fantezi” desek de işin detayları bu kadar basit ve kolay değildir.

Çünkü fantezinin doğası, hayaller ile gerçekler arasında gidip gelinen bulanık sınırda saklıdır.

Fantezi nedir? Cinsel fantezi nedir?

Fantezi; hayal etmek demektir,
Cinsel fanteziler; ise yine insanın zihinde kurguladığı cinsel ilişki için düşünülen seks senaryolarına denilir. Ve hayalin doğasında genelde mantık ve doğruluk pek aranmaz. Fantastik kurgular da sinema yapımlarında çok bilinir.

Süperman; kırmızı pelerini ile gök yüzünde hatta uzayda bile uçabilen bu süper adam bazen dünya çarpacak bir göktaşını iter, gözünden lazer çıkartıp patlatır, bazen de bir üfleyişi ile dünya buzla kaplanır, dondurur.

Ama bazen de bir sahnede süperman bu kadar güçlü olmasına rağmen düşen bir yolcu uçağını tutmakta çok zorlanır. Neden?

Çünkü burada ki kurgu seyirciye heyecanlandırmak, üzerinedir. Yani hayal ürünü, kurgular da gerçek, mantık, doğruluk amaca göre değişir ve bazen de hiç yoktur.

Ama şimdiye kadar hiçbirimiz bu süper adamın tıpkı bir insan gibi ne yemek yediğini ne hastalandığını ne dişinin ağrıdığını, nede tuvalet gibi gerçeğe yakın konuları hiç görmedik.

Nerede ise içinde erotizmin olmadığı bir drama filmleri bile yok iken süperman gibi fantastik bir filmde sevdiği kadın ile cinsel ilişki yaşadıkları bir sahne çekilip gösterilmemiştir.

Başka fantastik süper kahramanlar da var onlarda güçleri haricinde her yönden insanlardan farksızdırlar ama onlarda da bu yönde bireysel insan yaşamına dair konular işlenmemişlerdir.

İnsanları nerde ise var olduklarına inandıracak kalitede ki Fantezi dünyasının perde arkasına geçip bakarsak tüm bu hayali kahramanların bir anda gerçek olmadığı anlaşılır…

Ancak gerçek bir kadın için erkeğin Süper kahraman olması muhtemelen onun da durumu gerçek eklerden pek farklı olmazdı.

Ve muhtemelen gerçek bir kadın “En süperi bile buysa…” diyebilir. Çünkü gerçek biyoloji, fanteziden farklı işler. Çünkü bir kadın gerçekten de fantastik denilecek derecede yakın bir üstünlüğü sahip bir insandır.

Kadın ve Erkek Anatomik Benzerliklerinin Farklılıkları

İlk bakışta kadın ve erkek bedenleri birbirine benzer: ikisinin de göğüsleri, kalçaları, bacakları vardır. Görünüm ve işlev farklılıkları dışında, büyük uçurumlar yok gibi. Ama konu cinselliğe geldiğinde tablo değişir.

Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki kadın, erkekten 10-20 kat daha yüksek haz alma potansiyeline sahiptir. Erkek cinsel organında 1 santim gibi bir alanda toplanmış gibi yaklaşık 4.000 sinir ucu vardır.

Kadında ise yalnızca klitorisin de bu sayı 2 katı yani 8.000 geçen sinir ucu bulunur. Üstelik bu daha başlangıç sayılır…

Kadın bedeni nerde ise haz için tasarlanmış gibidir. Bedenlerin de daha pek çok başka haz alma, uyarılma bölgelerine de sahiptirler.

Orgazm Gerçeği

Erkek için orgazm genellemeye göre ortalaması 15-20 dakika süren. Bir cinsel ilişki aktivesin de yaklaşık 5-10 saniyelik bir zaman dilimde gerçekleşir.

Bazı erkeler de erken boşalma denilen daha çok psikolojik sebeplere bağlı bir sorun yaşanır. Yani 15-20 dakikalık cinsel ilişki süresi çok daha kısadır.

Erkeler için cinsel ilişki süresini daha fazla uzatmak konusunda en çok bilindik ve kullanılan yöntemler arasında anestezik etkili prezervatifler, kremler ve spreylerdir.

Erkeler kadınlar gibi art arda tekrar eden sağlıklı bir cinsel ilişki deneyimine girmek istediklerin de. Dinlenme “refrakter dönem” ihtiyacı duyarlar ve bu sağlık açısında gereklidir. Çünkü; bendenin kendisini toparlaması ve harcadığı gücü ve bazı fizyolojik enzimleri geri kazanması gerekmektedir buna “biyolojik molada” denilir.

Erkeler de bazı biyolojik ve fizyolojik sebeplere dayalı sorunlar için de cinsel performans artıcı ilaçlar olarak söylenen, bilinen ilaçlar da vardır.

Ancak bu amaçlı ilaçlar mutlaka bir doktor izni ve kontrolünün dışında bireysel tercihler ile kullanılmamalıdır.

Bu türden ilaçların uzman bir doktor kontrol ve izni olmaksızın kullanımlardan kaynaklı kalp krizi geçirmeye sebebiyet verecek dereceler de ciddi yan etikleri olan bu ilaçlardan kaynaklanan birçok acil travma vakaları vardır.

Her ne kadar cinsel ilişkiyi uzatmak amaçlı hissiyat azaltan geciktirici ürenler kullanılsa da hislerin azalması ortaya çıkan sonuç iyi gibi görünse de biyolojik yapı gereği orgazmın süresi genel anlam da pek değişmez.

Erkeler için seks düşüncede başlar ve biter denilmesi, erkeler hiç cinsel ilişkiye girmeden de temas veya sürtünme bile olmaksızın biyolojik sistem devreye girip gece uykularında düşüncesel olarak orgazm yaşayabilirler.

Kadınlarda ise tablo bambaşkadır. Erkeler gibi uykularında orgazm yaşadıkları yönünde bir gerçek tespitler yoktur. Ancak erkekler gibi biyolojik molaya ihtiyaç duymadan art arda cinsel ilişki yaşamalarının önleyecek vajinal kuruluk gibi bir sorun haricinde önleyecek bir durum yok gibidir. Kadınların orgazm süresi erklerden daha uzun, biyolojik fark üstünlükleri ile hissi daha yoğun yaşanabilirler.

Psikoloji ve Fantezi

Haz alma meselesi sadece biyolojik değildir; bunun bir de psikolojik boyutu da vardır. Erkek için tetikleyici unsurlar düşüncesel, görsel ve dokunsaldır.
Kadında ise durum daha çok stratejik bir oyuna benzer. İçeriğinde sevgi, ilgi, güven, hayal gücü, ortam ve yeterli seviyede ön sevişme gibi durumların sağlıklı bir cinsel ilişki deneyimi olması için detayına ihtiyaç duyarlar.

Gerçek hayatta işin ironisi erkekler genelde “ben güçlüyüm, ben baskınım” deseler de. Biyolojik ve Fizyolojik gibi birçok farklı yönden aslında üstün olan ve çok yönlü haz kapasitesiyle üstünlük kadınlarda sayılmalıdır.

Yanılsamalar ve Gerçekler

Toplumda fantezilerin etkisi büyüktür. Çoğu insan kendi hayal gücünden daha çok, başkalarının kurguladığı sahnelerden etkilenirler. Özellikle p*rno içerikli erotik filmler, gerçek ile fantezi arasındaki çizgiyi bulanıklaştırır.

İnsanlar gördüklerini deneyimleyerek bu fantezileri kendileri de birebir yaşayabileceklerini düşünüp, inanıp deneyimlemek isteye bilirler.

Sonuç? Birçok farklı acı ve zararların oluştuğu Hastanelik vakalar, hayal kırıklıkları, hatta ömür boyu taşınacak izler, uzun süreli tedavili zararlar…

Ne yazık ki bu acı tecrübeler toplumu bilinçlendirmek ve eğitmek amaçlı olarak yeterince paylaşılmadığı için aynı hatalar tekrar ve tekrar yaşanmaktadırlar.

Ebeveynlerin de bu noktada büyük sorumluluğu vardır. Ellerinde tuttukları içeriklere dikkat etmeli, özellikle ergenlik dönemindeki çocukların merakını küçümsememelidirler. Çünkü merak, yanlış ellerde olumsuz kaynaklar ile birleştiğinde zarar da daha büyük olur.

Fanteziler tatlıdır ama gerçek bambaşkadır. Süperman, Wonderwoman Thor ya da Hulk gibi kahramanları ile cinsel bir deneyim hayal etmek eğlenceli gibi düşünülebilinir.

Ama iş gerçek yaşam biyolojiye geldiğinde, perde arkası her zaman daha gerçektir.
Dolayısıyla mesele ne “süperman, süperwoman” gibi kahraman beklemek değil; Birbirimizi daha iyi tanımak, insan olarak kapasitelerimizi bilip zayıflık, güçsüzlük üstünlük değerlendirmeleri yapmadan gerçekçi hayaller ile bilinçli bir şekilde değerlendirmektir.

Çünkü gerçek hayat, fantezi filmi değildir.

Erken Boşalma

Erken boşalma, erkeklerde en sık karşılaşılan cinsel işlev bozukluklarından biridir ve yapılan bilimsel araştırmalar, bu sorunun kökeninin çoğunlukla ergenlik döneminde edinilen alışkanlıklara dayandığını göstermektedir.

Genç erkekler ergenlik çağında mastürbasyona yöneldiklerinde, çoğu zaman uygun koşulların bulunmaması nedeniyle bu eylemi aceleyle ve kısa sürede gerçekleştirmektedir.

“Hızlıca yap ve hemen, çabucak rahatla” şeklindeki bu davranış modeli tekrarlandıkça, beynin öğrenme mekanizmaları tarafından bu durum bir zaman sonra kalıcı hale getirilmekte ve adeta bir davranış kalıbı olarak yerleşmektedir. Nöropsikolojik açıdan bakıldığında bu durum, bir tür” öğrenilmiş refleks” olarak tanımlanabilir.

Kadın ve erkek biyolojisi farklı cinsiyet rollerine sahip olmakla birlikte, temel üreme sistemi benzer işleyişlere sahiptir. Kadınlarda regly dönemlerin de döllenmemiş yumurtaların menstruasyon yoluyla vücuttan atılması nasıl doğal bir biyolojik süreçse, erkeklerde de biriken spermler çoğunlukla gece uykusunda meydana gelen nokturnal emisyon (rüya boşalması) veya “mastürbasyon “kendini tatmin etme yoluyla vücuttan uzaklaştırılmasıdır.

Ergenlik döneminde edinilen bu “hızlı boşalma” alışkanlığı, ilerleyen yıllarda özellikle evlilikte ve düzenli cinsel yaşamda belirgin bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.

Erkek, güvenli ve uygun koşullarda dahi, gençlik döneminde yerleşmiş olan bu hızlı refleksi bilinçsizce sürdürmektedir. Bu durum, çoğu erkek tarafından “güçsüzlük” ya da “yetersizlik” olarak algılanmakta ve zamanla kaygı, utanç, özgüven kaybı gibi ikincil psikolojik sorunlara yol açabilmektedir.

Oysa erken boşalma, doğuştan gelen bir yetersizlik değil; büyük ölçüde yanlış öğrenilmiş bir davranış modelidir. Dolayısıyla yeniden eğitim ve davranışçı tekniklerle düzeltilmesi mümkündür.

Bu noktada en önemli husus, eşlerin konuyu bir “suçlama” alanı olarak değil, bir ortak sorun olarak görmesidir. Eşler, sabırla ve iş birliği içinde, doğru yöntemlerle yeni bir alışkanlık geliştirebilir. Gerekirse uzman desteğiyle bu süreç daha verimli hale getirilebilir.
Sonuç olarak, erken boşalma sorunu; biyolojik, psikolojik ve davranışsal boyutları olan, ancak çözümü mümkün bir durumdur.

Sorunun temelinde, madem ki ergenlikte edinilen hızlı mastürbasyon alışkanlıklarının bir öğrenilmiş refleks haline gelmesinden kaynaklıdır. O zaman bu sefer de tam tersi yönde gibi doğru ve bilinçli bir yaklaşım, uygun tekniklerle bu alışkanlığın değiştirilmesi mümkündür.

Vajinismus

Erkeklerde görülen erken boşalma sorununu ele almıştık. Aslında benzer bir tablo, kadınlarda da karşımıza çıkar. Daha önce de dediğimiz gibi; cinsiyetler farklı olabilir, biyolojik sistemler farklı seviyelerde ve farklı yönlerde işleyebilir, roller değişebilir.

Ancak doğanın temel mantığı genellikle aynıdır: beden, zihnin verdiği sinyallere göre tepki verir.
Kadınlarda en sık rastlanan cinsel işlev bozukluklarından biri vajinismustur. Bu durumda, kadının vajina çevresindeki kasları cinsel birleşme anında istem dışı kasılır. Beden, adeta bir kapıyı kilitler gibi kilitlenir. Anahtar vardır, kapı da oradadır ama açılmaz.

Bilimsel açıdan bakıldığında, vajinismusun temelinde çoğunlukla psikolojik etkenler vardır. Burada da tıpkı erkeklerdeki erken boşalma gibi gençlik ve ergenlik döneminde edinilen düşünce kalıpları rol oynar.

Ergenlik çağında kadınlar da erkekler gibi merak ve dürtüler yaşar ve kadınlar da mastürbasyon yaparlar. Ve uygunsuz ortam, gizlilik baskısı ve yanlış bilgiler bu deneyimlerin üzerine gölge düşürür.

Erkekte bu süreç hızlı boşalma alışkanlığına dönüşürken, kadında vajinismus şeklinde ortaya çıkabilir.

Yani farklı biyolojik, psikolojik ve duygusal yönleri olsa da temel sebepler benzer mekanizmalara dayanır: yanlış öğrenmeler, bastırmalar, uygunsuz koşullar.

Buna bir de abartılı erotik yayınların gerçekmiş gibi algılanması, çocukluktan itibaren aktarılan katı cinsel eğitimler ve “ilk gece acır, parçalanır, kanar” gibi korkutucu anlatılar eklenince, beyin cinsel birleşmeyi bir tehdit olarak görür. Sonuçta kaslar refleks olarak kilitlenir.

Tıpkı erken boşalma gibi vajinismus da yalnızca bireyin değil, çiftin ortak sorunudur. Kadın çoğu zaman bu durumu “ayıp” ya da “eksiklik” olarak görür, konuşmaktan çekinir.

Erkek ise çoğu zaman ne yapacağını bilemez. Oysa bu durum doğuştan gelen bir kusur değil; yanlış bilgiler, bilinçaltına yerleşmiş korkuların sonucudur.

Ve tıpkı erkeklerde olduğu gibi, burada da çözüm mümkündür. Doğru bilgi, sabır, güven ve gerektiğinde uzman desteği ile vajinismus da aşılabilir.

Çünkü doğa bize şunu öğretir; Yanlış yollar doğru yollar ile değiştirilebilir, düzen yeniden ayarlanabilir.

Bilimsel Yönlerden Bakıldığında Kadın ve Erkek Cinselliği ve Seks Nedir?
Cevapla